Learn how to use çevrili in a Turkish sentence. Over 33 hand-picked examples.
Biz ağaçlarla çevrili bir otelde kaldık.
Translate from Turkish to English
Yaşlı bir adam etrafı torunlarıyla çevrili olarak oturdu.
Translate from Turkish to English
Genç kızlarla çevrili olarak oturuyordu.
Translate from Turkish to English
Çocukları tarafından çevrili vaziyette oturdu.
Translate from Turkish to English
Çocukları tarafından çevrili şekilde oturdu.
Translate from Turkish to English
Çocukları tarafından çevrili olarak orada oturdu.
Translate from Turkish to English
Onun evi beyaz bir çitle çevrili.
Translate from Turkish to English
Japonya tamamen okyanuslarla çevrili bir ülkedir.
Translate from Turkish to English
Tom bikinili güzel kadınlarla çevrili havuzun yanında yüzme şortuyla oturuyordu.
Translate from Turkish to English
Yer polisler tarafından çevrili.
Translate from Turkish to English
Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz.
Translate from Turkish to English
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir yarımadadır.
Translate from Turkish to English
"Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.
Translate from Turkish to English
Sokaklar eski dükkânlarla çevrili.
Translate from Turkish to English
O kendini yanan mumlarla çevrili köpük banyosuna daldırdı.
Translate from Turkish to English
Tom güzel kadınlarla çevrili.
Translate from Turkish to English
O, kokulu mumlarla çevrili sıcak köpük banyosu yaptı.
Translate from Turkish to English
Ormanlarla çevrili bir nehir boyunca bir yolda bisiklet sürme gerçekten moral verici.
Translate from Turkish to English
Japonya her tarafından okyanus ile çevrili bir ülkedir.
Translate from Turkish to English
Tom insanlar tarafından çevrili.
Translate from Turkish to English
Ağaçlar ve yeşillikler tarafından çevrili apartmanlarda daha az suç var.
Translate from Turkish to English
O, öğrenciler tarafından çevrili olarak oturuyordu.
Translate from Turkish to English
O, sahte arkadaşlar ve utanmaz kadınlarla çevrili bir masada oturuyor.
Translate from Turkish to English
O etrafı çevrili güvenlikli sitede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Annem, sadece erkekler tarafından çevrili bir kadın, bir inşaat şirketinde bir site ustabaşı olarak çalışır.
Translate from Turkish to English
O genç insanlarla çevrili olmaktan hoşlanıyor.
Translate from Turkish to English
Tom kitaplarla çevrili bir ortamda büyüdü.
Translate from Turkish to English
Avusturya etrafı karayla çevrili bir ülke mi?
Translate from Turkish to English
Avustralya etrafı karayla çevrili bir ülke mi?
Translate from Turkish to English
Kilisenin etrafı ormanlarla ve göllerle çevrili.
Translate from Turkish to English
Her tarafı suyla çevrili olduğunu görünce denizci olmanın ona göre olmadığını anladı.
Translate from Turkish to English
Yarımada, üç tarafı su ile çevrili bir tarafı karaya bağlı kara parçasına denir.
Translate from Turkish to English
Evin etrafı tarlalarla çevrili.
Translate from Turkish to English