Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çikolatalı"

Learn how to use çikolatalı in a Turkish sentence. Over 80 hand-picked examples.

Ben çikolatalı dondurmayı severim!
Translate from Turkish to English

Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
Translate from Turkish to English

Oğlumun yediği bir çeşit ve tek tatlı çikolatalı pastadır.
Translate from Turkish to English

Jane randevusunda tüm bir çikolatalı kekin bittiğine inanamadı.
Translate from Turkish to English

O diyette olsa da çikolatalı kek onu cezbetti.
Translate from Turkish to English

Tom'un gerçekten yemek istediği çikolatalı pudingti.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin çikolatalı dondurmaya dayanamadığını biliyor.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı dondurmayı severim.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı keke düşkündür.
Translate from Turkish to English

Biraz çikolatalı dondurma ister misin?
Translate from Turkish to English

Tom'un çikolatalı dondurmaya bir özlemi vardı.
Translate from Turkish to English

Arkadaşım çikolatalı dondurma seviyor.
Translate from Turkish to English

Çilekli ve çikolatalı kurabiyelerimiz var.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı sütü severim.
Translate from Turkish to English

Tom çikolatalı dondurmayı seviyor.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı dondurma ısmarladım.
Translate from Turkish to English

Tom bir çocukken sık sık çikolatalı süt içerdi.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı dondurma sipariş ettim.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı sundae sipariş ettim.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin kendisi için yaptığı çikolatalı kurabiyeleri yedi.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı kek tarifini bana verir misin?
Translate from Turkish to English

Çocuklar tatlı için çikolatalı puding yediler.
Translate from Turkish to English

Tom vanilya kremalı iki çikolatalı kap kek aldı ve onlardan birini Mary'ye verdi.
Translate from Turkish to English

Buzdolabında çikolatalı dondurma var.
Translate from Turkish to English

Tom pipetle çikolatalı süt içiyor.
Translate from Turkish to English

Bir parça çikolatalı kek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Al, söz verdiğim gibi, işte çikolatalı pasta.
Translate from Turkish to English

Tom, çikolatalı keke bayılır.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı bisküviler istiyorum.
Translate from Turkish to English

Keşke şimdi biraz çikolatalı dondurma yiyebilsem.
Translate from Turkish to English

Diyetime rağmen, bir dilim çikolatalı kek almaktan kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı puding sever misiniz?
Translate from Turkish to English

Bir çikolatalı dondurma istiyorum.
Translate from Turkish to English

Hiç çikolatalı sütün var mı?
Translate from Turkish to English

Sana biraz çikolatalı kek pişirdim.
Translate from Turkish to English

Tom bir pipetle çikolatalı süt içiyordu.
Translate from Turkish to English

Özellikle çikolatalı kekini seviyorum.
Translate from Turkish to English

O biraz çikolatalı kek yaptı.
Translate from Turkish to English

O, dört kişi için vanilya çikolatalı kek yaptı.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı kek en sevdiğim tatlıdır.
Translate from Turkish to English

Tom muzlu keki sever. Öte yandan, Mary çikolatalı keki sever.
Translate from Turkish to English

Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı keki sevdiğini umuyorum.
Translate from Turkish to English

Çikolatalı süt sever misin?
Translate from Turkish to English

Ben çikolatalı bir aperitif yiyeceğim.

Buraya gel ve çikolatalı kek ye!

Çikolatalı kremamı hâlâ bitirmedim.

Lütfen çikolatalı keke buyurun.

"Ne yiyorsun?" "Ben bir çikolatalı dondurma yiyorum."

Tatlı için, Tom vanilyalı dondurma ile çikolatalı parfe sipariş verdi.

Mary tüm çikolatalı şekerlemeleri yedi.

O, çikolatalı keke düşkündür.

O, çikolatalı pasta düşkünüdür.

Biraz çikolatalı kekim var.

Tom gerçekten çikolatalı keki seviyor.

Tom çikolatalı keki çok sever.

Daniel çikolatalı kek yapıyor.

Ohh! Çikolatalı tatlı krema. Nefis.

Bu bilet götürene bir çikolatalı dondurma hakkı tanır.

Mary, oğlanlar için çikolatalı puding yaptı.

Tom bir kamışla çikolatalı sütü içerken yemek odası masasına oturdu.

Pazar günleri bir ay içinde hiç çikolatalı kekim yoktu.

Tom çikolatalı dondurmayı sever.

Tom çikolatalı dondurmayı sevmiyor.

Tom, çikolatalı dondurmayı sevdiğini söylüyor.

Tom yiyebildiği zaman çikolatalı dondurma yer.

Tom çikolatalı dondurmayı sevmediğini söylüyor.

Tom, çikolatalı dondurmayı sevmediğini söyledi.

Tom çikolatalı kurabiyelere düşkündür.

Tatlı için, Marie çikolatalı pasta ve bir meyve salatasını yapmıştı.

Tom, Mary'ye biraz çikolatalı kek pişirdi.

Çikolatalı dondurma sevmiyorum.

Bu sabah çikolatalı kurabiyelerden yedim.

Tom fırsatını buldukça çikolatalı dondurma yer.

Çikolatalı pastayı seviyorum.

Çikolatalı dondurma yemek istiyorum.

Çikolatalı dondurma en sevdiğim tatlıdır.

Bir çikolatalı alabilir miyim?

Çikolatalı pasta nefisti.

Çikolatalı içeceğinizi sıcak mi seversiniz?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English