Learn how to use çin in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Japonya'nın Çin ile diplomatik ilişkileri vardır.
Translate from Turkish to English
Auldey bir Çin markasıdır.
Translate from Turkish to English
Çin restoranında Pekin ördeği yedik.
Translate from Turkish to English
Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.
Translate from Turkish to English
Çin, Asya'daki en büyük ülkedir.
Translate from Turkish to English
Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.
Translate from Turkish to English
Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Japonya ve Çin pek çok yönden birbirinden farklıdır.
Translate from Turkish to English
Çin halkının yaşamı şimdi gittikçe iyileşmesine rağmen, gelişme için hâlâ bir neden vardır.
Translate from Turkish to English
Çin tarihi öğrenimi yapıyorsun.
Translate from Turkish to English
Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?
Translate from Turkish to English
Çin lahanası, Çin mutfağında kullanılan bir sebzedir.
Translate from Turkish to English
Tom bir Çin edebiyatı profesörüdür.
Translate from Turkish to English
Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.
Translate from Turkish to English
Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.
Translate from Turkish to English
Çin hakkındaki izleniminiz nedir?
Translate from Turkish to English
Tom Çin yemeği yemek istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Yani, Çin ulusuna karşı daha anlayışlıyım.
Translate from Turkish to English
Tabii ki, ben Japonya'da iken Çin hakkında ders kitaplarından öğrendim, ama benim kendi adıma Çin'de gördüğüm bu ders kitaplarında anlatıldığından tamamen farklıdır.
Translate from Turkish to English
Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir.
Translate from Turkish to English
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom uzun süre çin dominosu oynamadı.
Translate from Turkish to English
Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.
Translate from Turkish to English
Çin dominosunu severim.
Translate from Turkish to English
O bir Çin vatandaşıdır.
Translate from Turkish to English
Çin mahallesine nasıl giderim?
Translate from Turkish to English
Gelenek Çin kökenlidir.
Translate from Turkish to English
Tom çok fazla Çin yemeği yer.
Translate from Turkish to English
Çin Japonya'dan çok daha büyüktür.
Translate from Turkish to English
O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.
Translate from Turkish to English
O, Çin yemeğinden hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu.
Translate from Turkish to English
Her gün Çin yemeği yememin bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Ben Çin yemeğini seviyorum.
Translate from Turkish to English
Çin büyük bir ülkedir.
Translate from Turkish to English
Ben Çin yemeklerini çok seviyorum.
Translate from Turkish to English
Tom Çin yemeklerini sevmez.
Translate from Turkish to English
Mezuniyetimden sonra, Çin tarihi okumak için Şangay'a gitmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Çin hakkında çok sayıda kitap yazdı.
Translate from Turkish to English
Bay Smith Çin tarihi eğitimi aldı.
Translate from Turkish to English
2010, Çin ay takviminde Kaplan Yılı'ydı.
Translate from Turkish to English
Favori Çin yiyeceğin nedir?
Translate from Turkish to English
Hiç Çin şiiri okudun mu?
Translate from Turkish to English
Daha önce hiç Çin yiyeceği yemedim.
Umarım, Çin gezimizde eğleniriz.
O Çin elbisesinden etkilendi.
Çin dünyanın önde gelen pirinç üreticisidir.
O bir Çin şirketi.
Tom'un Çin dominosunu nasıl oynayacağını bildiğini düşünmüyordum.
Bugün 4 Haziran. Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.
Bir çin vantilatörü satın aldı.
En sevdiğin Çin yemeği hangisi?
Çin hakkında bir kitap yazdım.
O Çin hakkında bir kitap yazdı.
O Çin üzerine bir kitap yazdı.
O Çin ile ilgili bir kitap yazdı.
O Çin ile ilgili bir kitap kaleme aldı.
Çin, Japonya'dan yaklaşık yirmi beş kat daha büyüktür.
Hayır, Çin mutfağı en iyisidir.
Gerçekten Çin yemeğini severim.
Çin yemeği sipariş ettim.
Çin yemeğini sever misin?
Çin yemeklerini sevmediğini bilmiyordum.
Tom bana Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.
Tom Mary'ye Çin yemeğini sevip sevmediğini sordu.
Çin yemeği yememizi öneren sensin, bu yüzden şikâyet etme.
Çin yemeği yediğimden beri uzun zaman oldu.
Tom'u yarın gece bizimle çin dominosu oynaması için davet ettiğini duydum.
Uzun süredir Çin yemeği yemedim.
Tom Çin yemeği pişirmekle ilgilenmiyordu. Sadece yemek istiyordu.
Sanırım bu Boston'da en iyi Çin restoranı.
Park Caddesindeki o Çin restoranında yemek yemek istediğini düşünüyordum.
Park Caddesindeki Çin restoranına gidelim.
Tom bana Çin yemeklerini sevdiğini söyledi.
Tom Çin yemeklerini sever.
Çin ve Amerika'yı hangi okyanus ayırır?
Çin yemeklerini sever misin?
Hindistan ve Çin, BRİC üyesi iki ülkedir.
Son bir ay içinde Çin,Fransız,İtalyan,Yunan,Macar ve Meksika yemeklerini yedim.
O yakınlarda iyi bir Çin lokantası biliyorum.
Ressam Çin mürekkebiyle çizdi.
Amcam Çin yelpazeleri biriktirir.
Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.
Kuşların vatanı ormandır, balıkların nehir, arıların çiçekler ve Çin de küçük çocukların vatanıdır. Biz çocukluğumuzdan beri vatanımızı kuşların ormanı, balıkların nehri, arıların çiçekleri sevdiği gibi seviyoruz.
Çin mutfağını sever misin?
Amerika veya Çin ile kıyaslandığında, Japonya küçük bir ülke.
"Ne?" diye sordu Pharamp. "Bir şey yok" dedi Sysko "Konfüçyüsçülüğün modern Çin sosyalizmi üzerindeki etkileri hakkında konuşuyorduk."
Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.
Rusya ve Çin arasında, Rus gazının Çin'e sözde doğu yolundan sevkıyatı üzerine hükumetler arası bir işbirliği anlaşması imzalandı.
"Akşama ne yemek var?" "En sevdiğin Çin lokantasından paket servis yaptıracağız."
Bu gece gerçekten Çin yemeği yemek istiyorum.
Tom'a Çin yemeğini sevip sevmediğini sordum.
O bir ressam ama geleneksel Çin resimlerini yapmaz.
Çin, Japonya'dan daha geniştir.
Çin, Japonya'dan daha büyüktür.
Sanırım Tom çin dominosunu nasıl oynayacağını bilir.
Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan, Çin halkıyla daha sık haberleşmelisin.
Diaoyu adaları çok eski çağlardan beri Çin toprağı olmuştur.
Tom'un Çin yemeğini sevip sevmediğini merak ediyorum.
Çin şehriyesi yemek istiyorum.
O Çin tarzı giysiler giyer.