Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "çocukluk"

Learn how to use çocukluk in a Turkish sentence. Over 65 hand-picked examples.

Geçen Haziran Yumiko, bir çocukluk arkadaşıyla evlendi.
Translate from Turkish to English

Joan zor bir çocukluk geçirmesine rağmen büyük bir aktris oldu.
Translate from Turkish to English

Bu fotoğraf çocukluk hatıralarımı yeniden canlandırdı.
Translate from Turkish to English

O, bir çocukluk arkadaşıdır.
Translate from Turkish to English

Bir çocukluk hastalığı onu kör bıraktı.
Translate from Turkish to English

En sevdiğin çocukluk anın nedir?
Translate from Turkish to English

Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.
Translate from Turkish to English

María, çocukluk yapma!
Translate from Turkish to English

Çok stresli bir çocukluk geçirdim, tembelliğim varsa bence bundan kaynaklanmakta.
Translate from Turkish to English

Mutlu çocukluk anılarımı sık sık anımsarım.
Translate from Turkish to English

Bütün çocukluk dişlerini bu kibrit kutusunda mı biriktirdin? Bu iğrenç!
Translate from Turkish to English

Sen ve Tom çocukluk arkadaşlarısınız, değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom ve ben çocukluk arkadaşıyız.
Translate from Turkish to English

Tom kötü bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Tom kaba bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Kendi çocukluk anılarına dayalı bir roman yazdı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye çocukluk resimlerini gösterdi.
Translate from Turkish to English

Çocukluk fotoğrafıma güldüler.
Translate from Turkish to English

Genç Martin Atlanta, Georgia'da oldukça sakin bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Ben Tom'un çocukluk arkadaşıyım.
Translate from Turkish to English

"Çocukluk arkadaşları" beni korkutuyor.
Translate from Turkish to English

Sende hiç Tom'un çocukluk resimleri var mı?
Translate from Turkish to English

"Çocukluk arkadaşları" korkutucu.
Translate from Turkish to English

Dan çocukluk arkadaşı Linda ile çıkmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Ben ve o çocukluk arkadaşıyız.
Translate from Turkish to English

Çocukluk hayalim gerçekleşiyor.
Translate from Turkish to English

Dan Linda'nın çocukluk aşkı.
Translate from Turkish to English

En sevdiğiniz çocukluk anınız nedir?
Translate from Turkish to English

Tom çocukluk arkadaşı olan Mary'ye âşık oldu.
Translate from Turkish to English

O küfürlü bir çocukluk atlattı.
Translate from Turkish to English

O zor bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Suçiçeği yaygın bir çocukluk hastalığıdır.
Translate from Turkish to English

Onun çocukluk lakabı neydi?
Translate from Turkish to English

Fotoğraf beni çocukluk günlerime geri götürüyor.
Translate from Turkish to English

Ben korkunç bir çocukluk geçirdim.
Translate from Turkish to English

Ben berbat bir çocukluk geçirdim.
Translate from Turkish to English

Tom Jackson benim çocukluk kahramanımdı.
Translate from Turkish to English

Tom bir çocukluk arkadaşıdır.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin çocukluk arkadaşlarından biridir.
Translate from Turkish to English

Ergenlik çocukluk ve yetişkinlik arasındaki geçiş dönemidir.
Translate from Turkish to English

En eski çocukluk anınız nedir?
Translate from Turkish to English

O, öykülerinin çoğunun materyali için çocukluk deneyimlerinden yararlanır.
Translate from Turkish to English

Tom sıkıntılı bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Tom zor bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

Tom sağlıklı bir çocukluk geçirdi.
Translate from Turkish to English

O bir çocukluk hayali gibidir.
Translate from Turkish to English

Kaliforniya'da, bir çocuk yuvasında çalışmak için erken çocukluk eğitimi almanız gerekir.

Çocukluk şişmanlığı bir salgın halindedir.

Çocukluk çağında, zaman yavaş olarak geçer.

Leyla istismarlı bir çocukluk geçirdi.

Leyla çok zor bir çocukluk geçirdi.

Leyla çok acılı bir çocukluk geçirdi.

Leyla zor bir çocukluk geçirmişti.

Sami dertsiz bir çocukluk geçirdi.

Tom zorlu bir çocukluk geçirdi.

Tom oldukça zor bir çocukluk dönemi geçirdi.

Tom oldukça zor bir çocukluk dönemi yaşadı.

İnsan mutlu bir çocukluk geçirirse ileride hayatta her şey ona daha güzel gelir.

En saçma çocukluk dönemi sanrın neydi?

Çocukluk döneminden en çok neleri özledin?

Çocukluk anıların kafanda canlandığında arka fonda ne çalıyor?

Çocukluk aşılarınızı hangi ülkede olmuştunuz?

Çocukluk evime hoş geldiniz.

Çocukluk evime hoş geldin.

Çocukluk arkadaşım müzisyen oldu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English