Learn how to use çokça in a Turkish sentence. Over 35 hand-picked examples.
Bu zaman zarfında hayat ve ölüm hakkında çokça düşündüm.
Translate from Turkish to English
Kurtlar av hayvanlarının çokça bulunduğu bölgelerde yaşar.
Translate from Turkish to English
Geçen gece çokça yağmur yağdı.
Translate from Turkish to English
Öğretmenimiz bize çokça ödev verdi.
Translate from Turkish to English
Bill babasının çokça sigara içmesinden nefret ediyor.
Translate from Turkish to English
Televizyonda çokça zararlı yayınlar var.
Translate from Turkish to English
Esperanto öğrenmek istiyorsan oku ve çokça pratik yap.
Translate from Turkish to English
Tom çokça bira içer.
Translate from Turkish to English
Japonya yabancı ülkelere çokça araba ihraç ediyor.
Translate from Turkish to English
Tom bu kelimeyi çokça kullanır
Translate from Turkish to English
Hediye çokça takdir edilir.
Translate from Turkish to English
Bu kitap çokça tavsiye ediliyor.
Translate from Turkish to English
Emmet'in fizikteki teorisinin etkisi çokça tartışılmış, ancak bu yazıda benim kaygım bu değil.
Translate from Turkish to English
Çokça böyledir, ne yazık ki.
Translate from Turkish to English
Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin İstanbul'daki yönetim merkezinin, bilim ve uygarlık yöntemleriyle amacı sağlayabileceği konusunda çokça iyimser olduğu anlaşılıyor.
Translate from Turkish to English
Tom burada çokça zaman geçirir.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary birbirleriyle çokça zaman geçirir.
Translate from Turkish to English
Tom telefonunda çokça vakit geçiriyor.
Translate from Turkish to English
İşe giderken çokça zaman harcıyorum.
Translate from Turkish to English
Harcayacak çokça paran var gibi görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom başkalarına yardım ederek çokça zaman geçirir.
Translate from Turkish to English
Tom yalnız başına çokça zaman geçirir.
Translate from Turkish to English
Bu tarz şeyler yaparak çokça vakit harcarım.
Translate from Turkish to English
Tom golf derslerine çokça vakit harcar.
Translate from Turkish to English
Tom bu tarz şeyler yaparak çokça vakit geçirir.
Translate from Turkish to English
Çokça bira içerim.
Translate from Turkish to English
Evimizin şeklini değiştirmek için çokça para harcadık.
Translate from Turkish to English
Çokça zamanımı geçirdiğim yer burası.
Translate from Turkish to English
Tom kitapçılarda çokça zaman geçirir.
Translate from Turkish to English
Çokça temiz hava ve fiziksel aktivite sana iyi gelecek.
Translate from Turkish to English
Çokça uykuya ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Bacaklarımda çokça kıl var.
Translate from Turkish to English
Diego yıllarca çokça para biriktirdi.
Translate from Turkish to English
Fransa'ya turistler çokça gelir.
Translate from Turkish to English
Dinden çokça vardır; ancak ruhanîlikten sadece bir tane vardır.
Translate from Turkish to English