Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "öğrenim"

Learn how to use öğrenim in a Turkish sentence. Over 48 hand-picked examples.

Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.
Translate from Turkish to English

Öğrenim yapmak gerçekten kolay bir şey değildir.
Translate from Turkish to English

Cambridge Üniversitesi'nde öğrenim zorluğu çok yüksek olmasına rağmen, çok sayıda öğrencinin hâlâ dışarı çıkmak ve eğlenmek için zamanı var.
Translate from Turkish to English

Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.
Translate from Turkish to English

Yurt dışında öğrenim yapmaya karar verdi.
Translate from Turkish to English

Biz tüm öğleden sonra öğrenim görüyorduk.
Translate from Turkish to English

O, üniversitede öğrenim yapabilmek için kısa-süreli bir işte çalıştı.
Translate from Turkish to English

Ben önümüzdeki yıl yurt dışında öğrenim yapmak niyetindeyim.
Translate from Turkish to English

Tom öğrenim yapmak için Boston'a gitmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Neden yurtdışında öğrenim görmek istiyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Tom makine mühendisi olmak için öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

Ben 2003'ten 2007 yılına kadar Boston'da öğrenim yaptım.
Translate from Turkish to English

Yurt dışında öğrenim görüyorum.
Translate from Turkish to English

Ben yurt dışında öğrenim görmeye karar verdim.
Translate from Turkish to English

Öğrenim yapmak için Amerika'ya gittim.
Translate from Turkish to English

Arkadaşlarımdan biri yurt dışında öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler yarı zamanlı işlerde çalışıyorlar. Bu da onlara öğrenim ücretlerini ödeme olanağı sağlıyor.
Translate from Turkish to English

Kyoto Üniversitesinde öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

Bu öğrenim hibesi bana bölüm konseyi tarafından verildi.
Translate from Turkish to English

Üniversitede Amerikan edebiyatı dalında öğrenim gördüm.
Translate from Turkish to English

Yurt dışında öğrenim yapma amacına ulaştı.
Translate from Turkish to English

Öğrenim ücretlerindeki bir artışı duyurdular.
Translate from Turkish to English

Kadın öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

Ağabeyim yurt dışında öğrenim görmek istiyor.
Translate from Turkish to English

Boston'daki erkek kardeşim öğretmen olmak için öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

Nerede öğrenim görüyorsun?
Translate from Turkish to English

O, doktor olmak için öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

Öğrenim için Berlin'e geldiğinde henüz çok gençti.
Translate from Turkish to English

Anka'yla Bükreş'te tanıştığımda o öğrenim görüyordu.
Translate from Turkish to English

Her şahsın öğrenim hakkı vardır.
Translate from Turkish to English

Hangi üniversitede öğrenim görüyorsun?
Translate from Turkish to English

Hayalim, Paris'te Fransızca öğrenim görmektir.
Translate from Turkish to English

Evde öğrenim yapacağını düşündüm.
Translate from Turkish to English

Nerede öğrenim göreceksin?
Translate from Turkish to English

Tom deniz biyoloğu olmak için öğrenim görüyor.
Translate from Turkish to English

O ülke yüksek öğrenim görmüş bir topluma dönüşüyor.
Translate from Turkish to English

Öğrenim görmek için İngilizce konuşan bir ülkeye gidemiyorsanız, belki İngilizce öğrenmenize yardım edebilecek yakında yaşayan ana dili İngilizce olan birini bulabilirsiniz.
Translate from Turkish to English

1 Nisan 2001 itibarıyla öğrenim ücreti yaklaşık yüzde on artırılacaktır.

Almanya'da öğrenim görmek istiyor musun?

Kütüphanenin sessizliği, öğrenim için mükemmel bir ortam sağladı.

Yüksek öğrenim görmekteyim.

Tom Avustralya'da öğrenim görmek istedi.

Tom öğrenim kredisi borcunu kapattı.

İnternetin uçsuz bucaksız imkânları dünyanın dört bir köşesine yayıldıkça okul dışı öğrenim de okulda öğrenim kadar önem kazandı.

Öğrenim ücretlerine zam yapılacağı açıklandı.

Öğrenim ücretlerindeki artışa karşı bir protesto vardı.

Müslüman çoğunluğa sahip bazı ülkelerde genç kızların genç erkeklere göre yüksek öğrenim ihtimali daha düşüktür.

Öğrenim yardımları, toplumun geleceğine bir yatırımdır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English