Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "öfke"

Learn how to use öfke in a Turkish sentence. Over 48 hand-picked examples.

O öfke ile parladı.
Translate from Turkish to English

Onun sesinde bir öfke izi vardı.
Translate from Turkish to English

O, öfke yüzünden titriyordu.
Translate from Turkish to English

O, öfke nöbetlerine eğilimlidir.
Translate from Turkish to English

Kaş çatma öfke ya da hoşnutsuzluk ifade edebilir.
Translate from Turkish to English

Bu büyük bir öfke.
Translate from Turkish to English

Öfke ve hayal kırıklığı için minnettarım.
Translate from Turkish to English

Marie gülüyordu ama sesinde biraz öfke belirtisi vardı.
Translate from Turkish to English

Siz diyalog sürecinde böyle derseniz, kitlede öfke kabarması yaratırsınız.
Translate from Turkish to English

Bu göz yaşlarının içinde öfke var.
Translate from Turkish to English

Genelde öfke duygusu değil, öfkenin ifade ediliş şekli sorun yaratır.
Translate from Turkish to English

Yedi ölümcül günah şunlardır: kibir, kıskançlık, açgözlülük, öfke, şehvet düşkünlüğü, oburluk ve tembellik.
Translate from Turkish to English

Artık öfke duymuyorum, yeni istifa ettim.
Translate from Turkish to English

Hükümetin kararı üzerine büyüyen öfke var.
Translate from Turkish to English

Tom öfke gözyaşlarıyla ağladı.
Translate from Turkish to English

Öfke yönetim sorunun var mı?
Translate from Turkish to English

Tom'un öfke sorunları var.
Translate from Turkish to English

Öfke iyi bir yatırımdır. Her zaman, kaybettiğinden fazlasını geri alırsın.
Translate from Turkish to English

Öfke bir enerjidir.
Translate from Turkish to English

Tom öfke dışında hiçbir şey hissetmedi.
Translate from Turkish to English

O öfke ile yanıyor.
Translate from Turkish to English

Çok iyi kalplerde bu kadar çok öfke olabilir mi?
Translate from Turkish to English

Öfke nöbetinin nedenini açıklayamam.
Translate from Turkish to English

Onun sesinde bir öfke önerisi vardı.
Translate from Turkish to English

Öfke hissettiğinizde sadece tepki göstermeyin.
Translate from Turkish to English

Onu bir öfke nöbetinde öldürdüm. Planlanmış değildi.
Translate from Turkish to English

Şimdi bile, soğuk savaştan yıllar sonra, Almanlar ve Ruslar arasında özellikle Sovyetler Birliği tarafından işgal edilen bölgelerde, hala çok öfke var.
Translate from Turkish to English

Tom bir öfke yönetimi dersi aldı.
Translate from Turkish to English

Ses tonu öfke ve ince alayı gösterebilir.
Translate from Turkish to English

Karakterindeki tek kusur hızlı bir öfke.
Translate from Turkish to English

Fadıl kendinde biraz suç ve öfke hissetti.
Translate from Turkish to English

Haklı bir öfke var.
Translate from Turkish to English

Tom hiçbir öfke göstermedi.
Translate from Turkish to English

Tom'un gözleri öfke ile parlıyordu.
Translate from Turkish to English

Öfke bir savunma mekanizmasıdır.
Translate from Turkish to English

Bugün dünyada çok öfke var.
Translate from Turkish to English

Sami öfke yönetimi uzmanıdır.
Translate from Turkish to English

Sami'nin bir öfke yönetimi sorunu var.
Translate from Turkish to English

Öfke deliliğin bir türüdür.
Translate from Turkish to English

Tom çok öfke patlaması yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Ali öfke kontrolü zayıf biri.
Translate from Turkish to English

Öfke kontrol dersi aldı.
Translate from Turkish to English

Öfke akılsızlığın başlangıcıdır.
Translate from Turkish to English

Öfke ve çaresizliğin arkasında ne var?
Translate from Turkish to English

Romanya'da böyle bir şey nasıl olur?' diye aylarca öfke içinde düşündüğümü hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English

Ali öfke dolu gözlerle suratıma baktı.
Translate from Turkish to English

Öfke de sevgi gibi bir duygusal yakınlıktır.

"Öfke ruhun tüm kaynaklarını boşaltır, böylece altta ışık görünür", demiş Friedrich Nietzsche.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English