Learn how to use öfkeli in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Renksiz yeşil fikirler öfkeli uyur.
Translate from Turkish to English
Renksiz yeşil fikirler öfkeli bir şekilde uyur.
Translate from Turkish to English
O gerçekten öfkeli.
Translate from Turkish to English
Öfkeli isen tartışma ve tok isen yemek yeme.
Translate from Turkish to English
Öfkeli kalabalık, arabaları devirdi ve mağazaların önündeki camları kırdı.
Translate from Turkish to English
Öfkeli kalabalık binaya saldırdı.
Translate from Turkish to English
O öfkeli bir yüz ile dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli olduğunda her zaman bağırır.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli olacaktır.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli bir duyguyla uyandı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi bu kadar öfkeli görmemişti.
Translate from Turkish to English
Mike öfkeli bir görüntü takındı.
Translate from Turkish to English
Sanırım o öfkeli.
Translate from Turkish to English
O çok öfkeli.
Translate from Turkish to English
O ne hakkında çok öfkeli?
Translate from Turkish to English
Onun niçin çok öfkeli olduğunu biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Öfkeli bir kalabalık ona bağırdı.
Translate from Turkish to English
Onun öfkeli olmasının nedeni odur.
Translate from Turkish to English
Öfkeli olmak bir filozofa yakışmaz.
Translate from Turkish to English
Öfkeli adamı yatıştırmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
Polis öfkeli kalabalığı geride tuttu.
Translate from Turkish to English
Onu gördüğüm an, onun öfkeli olduğunu biliyordum.
Translate from Turkish to English
Onun öfkeli olduğunu ve sadece gideceğini düşündüm.
Translate from Turkish to English
O öfkeli.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli.
Translate from Turkish to English
Öfkeli görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom şu anda öfkeli.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli görünüyordu.
Translate from Turkish to English
O niçin öfkeli?
Translate from Turkish to English
Onlar niçin öfkeli?
Translate from Turkish to English
Bu kadar öfkeli olma.
Translate from Turkish to English
O öfkeli bir sarhoş.
Translate from Turkish to English
Öfkeli değilim.
Translate from Turkish to English
Tom muhtemelen öfkeli.
Translate from Turkish to English
Tom'un öfkeli olduğunu hiç fark etmedim.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli oluyor.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli görünmüyor.
Translate from Turkish to English
Öfkeli oldum.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli görünür.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli değildi.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli değil.
Translate from Turkish to English
Tom çok öfkeli.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli oldu.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli olacak.
Translate from Turkish to English
Tom'un öfkeli olduğuna dair kesinlikle hiçbir fikrim yoktu.
Translate from Turkish to English
Tom sinirli ve öfkeli görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeli görünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom bana öfkeli olup olmadığımı sordu.
Translate from Turkish to English
İşçiler öfkeli.
Translate from Turkish to English
Öfkeli misin?
Translate from Turkish to English
Niçin o kadar öfkeli bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle öfkeli görünüyor.
Translate from Turkish to English
Öfkeli olmadığına emin misin?
Translate from Turkish to English
Mary bana çok öfkeli ve galiba kızmakta haklı.
Translate from Turkish to English
Öfkeli olmak için nedenim yok.
Translate from Turkish to English
Öfkeli olmak için hiçbir gerekçesi yok.
Translate from Turkish to English
Tom neden bu kadar öfkeli?
Tom öfkeli görünüyor mu?
Tom son derece öfkeli.
Neden öfkeli olmalıyım?
Tom neden öfkeli olurdu?
O öfkeli görünüyor.
Şu anda öfkeli misin?
Tom öfkeli gitti.
Tom'un öfkeli olduğunu düşünüyorum.
Öfkeli kalabalık polis minibüsünün etrafını sarıp içindeki pedofili zanlısına hakaretler yağdırdı.
Tom'un öfkeli olmak için hiçbir nedeni yok.
Tom gerçekten öfkeli, değil mi?
Tom oldukça öfkeli, değil mi?
Tom çok öfkeli, değil mi?
O hala öfkeli.
Hâlâ öfkeli değilsin, değil mi?
Oldukça öfkeli görünüyorsun.
Öfkeli olduğunu hepimiz biliyoruz.
O öfkeli görünüyordu.
Tom'u daha önce asla bu kadar öfkeli görmedik.
Tom öfkeli ve korkuyor.
O öfkeli bir tavşandı.
Onun isteği yerine getirilmediği için o öfkeli.
O, öfkeli ve şaşkındı.
Tom öfkeli ve mutsuz.
Endişelenme. Sana öfkeli değilim.
Yabanarıları öfkeli.
Tom, Mary onsuz Boston'a gideceği için öfkeli.
Ben öfkeli olabilirim.
O öfkeli olduğunda her zaman bağırır.
O öfkeli bir biçimde tepki gösterdi.
Tom'un öfkeli olmadığını umuyorum.
Umarım Tom öfkeli değildir.
Tom öfkeli değil ve o asla biriyle kavga çıkarmaz.
Öfkeli kalabalık küfür için İsa'nın öldürülmesini istedi.
Neden bu kadar öfkeli görünüyorsun?
O öfkeli değil.
Tom öfkeli ve hayal kırıklığına uğramış.
O, dünyaya öfkeli.
Ben öfkeli hissetmiyorum.
Bu hareket Tom'u öfkeli bıraktı.
Tom köpeğinin ölümü için hala Mary'ye öfkeli.