Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "öfkesini"

Learn how to use öfkesini in a Turkish sentence. Over 60 hand-picked examples.

O artık öfkesini tutamadı.
Translate from Turkish to English

Ken öfkesini kolayca kaybeden insan tipi değildir.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini yönetmeyi öğrenmek için ders aldı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini bastıramadı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini dizginleyemedi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini zaptedemedi.
Translate from Turkish to English

Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.
Translate from Turkish to English

Bob öfkesini kontrol edemedi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini Mary'den gizledi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kontrol edemedi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini tutamadı.
Translate from Turkish to English

O, öfkesini kontrol edemedi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini Mary'den çıkardı.
Translate from Turkish to English

O, öfkesini dizginlemeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Öfkesini dinleyiciden sakladı.
Translate from Turkish to English

Spiker seyircinin öfkesini tahrik etti.
Translate from Turkish to English

Öfkesini kontrol edemedi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini gizleyemedi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini gizlemeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini güçlükle kontrol altına alabildi.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini saklamaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kontrol etmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Öfkesini gizlemeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Öfkesini dindirmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini dizginlemeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kaybetmeden asla tartışmaya girmez.
Translate from Turkish to English

Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini bastırdı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini oldukça kolay kaybeder.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kaybetmeye eğilimli.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kontrol etmeyi başardı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kolayca kaybeden kişi türü değildir.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini saklayamadı.
Translate from Turkish to English

Cennetin Oğlunun öfkesini duydun mu?
Translate from Turkish to English

O sık sık öfkesini gösterir.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman öfkesini açıkça gösterir.
Translate from Turkish to English

O sadece öfkesini göstermek için tabağı kırdı.
Translate from Turkish to English

Ben onun öfkesini anlıyorum.
Translate from Turkish to English

Allah öfkesini kontrol edebilenleri sever ve kasıtsız ihmali affeder.
Translate from Turkish to English

Dan öfkesini kaybedip Linda'ya hakaret etti ve ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom'un, öfkesini kaybetme alışkanlığı var.
Translate from Turkish to English

Öfkesini bastırdı.
Translate from Turkish to English

Tom kendi şiddetli öfkesini kontrol etmeye çalışıyordu.
Translate from Turkish to English

O öfkesini kontrol edemiyordu.
Translate from Turkish to English

Mary öfkesini tutamadı.
Translate from Turkish to English

O çok sıcak huyludur ve kolayca öfkesini kaybedebilir.
Translate from Turkish to English

Fırtına onun öfkesini azalttı.
Translate from Turkish to English

Onun sürekli hakaretleri onun öfkesini uyandırdı.
Translate from Turkish to English

O, öfkesini bastırmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom öfkesini kontrol etmekte güçlük çekiyor.
Translate from Turkish to English

Sami öfkesini kontrol edebilir.

Sami öfkesini nasıl kontrol edeceğini öğrenmek istiyordu.

Sami, öfkesini Leyla'nın çocuklarından çıkarmaya başladı.

Sami öfkesini tutamazdı.

Sami'nin aldatması, Leyla'nın öfkesini körükledi.

Kararlı fakat dayatmasız tavrı öfkesini gizliyor.

Öfkesini kontrol altında tutamadı.

Janos öfkesini gizlemedi.

Öfkesini ondan gizledi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English