Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ölümü"

Learn how to use ölümü in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Birçok insanın ölümü, sigara içilmesinden kaynaklanır.
Translate from Turkish to English

Oğlunun ölümü üzerine ağladı.
Translate from Turkish to English

Kızının ölümü üzerine ağladı.
Translate from Turkish to English

Şair ölümü uykuya benzetti.
Translate from Turkish to English

Hikaye onun ölümü ile sona erer.
Translate from Turkish to English

Hiç kimse ölümü önleyemez.
Translate from Turkish to English

Tom'un ölümü bir sürpriz olarak geldi.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin ölümü için kendini suçladı.
Translate from Turkish to English

Putperestler hayatı tanrılaştırdılar ve hıristiyanlar ölümü tanrılaştırdılar.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü büyük bir kayıptır.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü hepimizi şaşırttı.
Translate from Turkish to English

Eski devlet başkanının ölümü henüz ilan edilmedi.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü herkesi üzdü.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü yakın.
Translate from Turkish to English

Onun ani ölümü bir trajedi idi.
Translate from Turkish to English

Babasının ölümü ile ilgili şoku atlattı.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü yakındır.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü kısmen benim hatamdı.
Translate from Turkish to English

Babasının ani ölümü nedeniyle, eğitim için yurtdışına gitmekten vazgeçti.
Translate from Turkish to English

Kralın ölümü bir savaşa yol açtı.
Translate from Turkish to English

Genelde ölümü siyahla bağdaştırırız.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü ailesine söylenecek.
Translate from Turkish to English

Görünüşe göre, Tom'un ölümü bir intihardı.
Translate from Turkish to English

Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.
Translate from Turkish to English

Roman bir kahramanın ölümü ile sona erer.
Translate from Turkish to English

Ölümü düşün.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü beni şaşırttı.
Translate from Turkish to English

Lyusua Mahler'i dinlerken hep ölümü ve sonsuz yaşamı düşünüyordu.
Translate from Turkish to English

İnsanların anlamsız ölümü beni derinden yaralıyor.
Translate from Turkish to English

Ölümü bir ceza olarak kullanmaya karşıyım. Onu bir ödül olarak da kullanmaya karşıyım.
Translate from Turkish to English

İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.
Translate from Turkish to English

Onun ölümü beni çok üzdü.
Translate from Turkish to English

Kocasının ölümü onun hayatını tamamen değiştirdi.
Translate from Turkish to English

Onurlu bir ölümü tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Oğlumun ölümü hakkındaki gerçeği bilmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Filozof Sokrates hapishanede arkadaşıyla ölümü tartıştı.
Translate from Turkish to English

Ölümü karısı için büyük şoktu.
Translate from Turkish to English

"Tom'un ölümü bir kazaydı." "Emin misin?"
Translate from Turkish to English

Tom'un ölümü bir kazaydı.
Translate from Turkish to English

Yaşam bir pusula ve ibresiyse hep ölümü gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Babanızın ani ölümü ne zaman gerçekleşti?
Translate from Turkish to English

1998'de Tom'un ölümü üzerine, Mary, onun meziyetlerini öven bir konuşma yaptı.
Translate from Turkish to English

Her canlı ölümü tadacak.

Onun ölümü, firmamız için büyük bir kayıptır.

Onun ölümü, eğer iyi anladıysam, bir kaza sonucu oldu.

Neden bir baba, kızının ölümü hakkındaki soruşturmanın tekrar açılmasını istemez ki?

İki vaşak ölümü.

Onun ölümü beni merak ettirdi.

Birinin Mary'nin ölümü hakkında Tom'u bilgilendirdiğini biliyorum. Fakat o biri neden ben olmak zorundayım?

Ölümü unutma.

Baykuşlar ölümü önceden haber verebilirler.

Tom John'un ölümü için Mary'yi suçluyor.

Tom Mary'nin ölümü için hâlâ seni suçluyor.

Tom'un ölümü için beni suçladığını biliyorum.

Tom karısının ölümü için seni suçluyor.

Mary'nin ölümü için hâlâ Tom'u suçladığını biliyorum.

Yaşam, ölümü dumanıyla boğan bir alevdir.

Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.

Tom'un beyin ölümü açıklandı.

Ronnie James Dio'nun ölümü beni çok üzdü.

Hiç kimse böyle bir ölümü hak etmez.

Sevgili kardeşlerim, Hazreti İsa yükseldi! Sevgi nefret üzerinde zafer kazandı, hayat ölümü ele geçirdi, ışık karanlığı dağıttı.

Kocasının ölümü onun yeniden doğuşuydu.

O sadece gerçeğin bir ölümü.

Tom'un ölümü resmen bir kaza olarak hükme bağlandı.

Başkanın ölümü büyük bir yasa neden oldu.

Onun ölümü tarihimizde bir dönemin bitişini gösterir.

Öğrenciler uzun süre beyin ölümü sorununu tartıştı.

Onun ölümü onun için büyük bir darbeydi.

Eski devlet başkanının ölümü duyuruldu.

Onun ölümü cinayet olarak nitelendirildi.

Tom kendi ölümü için hazırlanıyor.

Onun ölümü üzerine timsah gözyaşları döktü.

O ölümü için hazırlandı.

Dan, Linda'nın ölümü konusunda kendini suçlu hissetti.

İster neşeli ister ciddi olalım, ister sürünelim ister zıplayalım, ister mütereddit ister cüretkar, ister umutlu ister ürkek olalım, inanalım ya da şüpheci olalım- hepimiz ölümü tadacağız.

Tom'un beklenmedik ölümü çalışma arkadaşları mahvetti.

Ben onurlu bir ölümü tercih ederim.

Hikaye ana karakterin ölümü ile sona erer.

"Kolay bir ölüm" "Ivan Illich'in Ölümü" Leo Tolstoy'un romanından uyarlanan bir film "

John'un ölümü beni çok sarstı.

Onun ölümü herkes tarafından yas tutuldu.

Birçok şair ölümü uykuyla karşılaştırır.

Mary teyze vasiyet yapmadan öldüğünde, onun ölümü toplam zarardı.

Tom'un ölümü önlenebilirdi.

Onun ölümü sırasında ne yapıyordun?

Onun ölümü hakkındaki gerçeği asla bilmeyeceğiz.

Tom'un ölümü bir kaza olmayabilir.

Tom köpeğinin ölümü için hala Mary'ye öfkeli.

Kocasının ölümü onu tamamen şaşkına çevirmiş.

Kocasının ölümü hakkında konuşmak için cesareti yoktu.

Birçok şairler uyku ile ölümü eşit tutarlar.

Anne hala çocuğunun ölümü üzerine yas tutuyor.

Tom'un ölümü bir intihar değildi.

Oğlunun ölümü onun kalbini kırdı.

O, karısının ölümü hakkında konuşmaktan her zaman kaçınır.

Başkanın ölümü büyük üzüntüye neden oldu.

Onun ölümü ülkemiz için büyük bir kayıptı.

Babasının ani ölümü nedeniyle, ülke dışında yaşama planlarını terk etti.

Tom'un ölümü halkı şok etti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English