Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ölümle"

Learn how to use ölümle in a Turkish sentence. Over 30 hand-picked examples.

Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Turkish to English

Jane doğal bir ölümle ölmedi.
Translate from Turkish to English

Tom doğal bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

O doğal olmayan bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

Cinayet ölümle cezalandırılır.
Translate from Turkish to English

O, hüzünlü bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

Tom ölümle burun buruna geldi.
Translate from Turkish to English

Ölümle yüz yüze kaldık.
Translate from Turkish to English

O suç ölümle cezalandırılır.
Translate from Turkish to English

Sık sık siyahı ölümle ilişkilendiririz.
Translate from Turkish to English

İnsanlar bazen ölümle uykuyu karşılaştırır.
Translate from Turkish to English

"Ölümle Randevu", Agatha Christie'nin bir polisiye romanıdır.
Translate from Turkish to English

Birkaç günlüğüne hiçbir şey yememek veya içmemek ölümle sonuçlanabilir.
Translate from Turkish to English

Gerekirse ölümle yüzleşirim.
Translate from Turkish to English

Ne vahşi, ne de evcil hayvanların ölümle ilgili herhangi önsezileri var gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Cinayet ölümle cezalandırılabilir.
Translate from Turkish to English

Dün gece babam huzurlu bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

Amcam mutlu bir hayat yaşadı ve huzurlu bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

Tom ölümle ilgili bir cümle yazdı.
Translate from Turkish to English

Ölümle sonuçlanan bıçaklama olayının kıvılcımı, kontrolden çıkan tartışmadan çıkmıştı.
Translate from Turkish to English

Bir cerrah ayrılmaz arkadaşı olan ölümle birlikte yaşar - Ben onunla el ele yürüyorum.
Translate from Turkish to English

Bir pusuda trajik bir ölümle karşılaştı.
Translate from Turkish to English

Tom kahramanca bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

İntihar girişimi ölümle cezalandırılabilir.
Translate from Turkish to English

Bütün trajediler ölümle biter.
Translate from Turkish to English

Sami korkunç bir ölümle öldü.
Translate from Turkish to English

Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.
Translate from Turkish to English

Geçtiğimiz ayda 30'dan fazla manda öldü ve su seviyesi düştükçe daha çok ölümle tehdit ediliyorlar.
Translate from Turkish to English

Ali ölümle dans ediyor.
Translate from Turkish to English

Doğrulanmış on iki vakadan dördü ölümle sonuçlandı.
Translate from Turkish to English