Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ölen"

Learn how to use ölen in a Turkish sentence. Over 66 hand-picked examples.

Kalbim ölen kuşlar için acıdı.
Translate from Turkish to English

Kazada ölen insanlar için hepimiz yas tuttuk.
Translate from Turkish to English

Ölen annem hakkında sıkça düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Yanan arabalar, ölen insanlar vardı ve kimse onlara yardımcı olamadı.
Translate from Turkish to English

Trafik kazalarında ölen insan sayısı şaşırtıcıdır.
Translate from Turkish to English

Kız hemen hemen ölen anneme benziyor.
Translate from Turkish to English

İstediğimiz her şey ile tıka basa dolu olan bir depoda açlıktan ölen ilk milletiz.
Translate from Turkish to English

Kalbim açlıktan ölen o çocuklar için sızlıyor.
Translate from Turkish to English

Sen ölen kişi değilsin.
Translate from Turkish to English

Birçok eski filmlerde kahraman her zaman ölen biridir.
Translate from Turkish to English

Bu şimdiye kadar gerçek aşkı bulmadan ölen bir adam hakkındaki bir hikayedir.
Translate from Turkish to English

Aniden ölen annemi hatırladım.
Translate from Turkish to English

Ölen için bir şey yapmak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Ölen oğlanlardan birinin adı Tom'du.
Translate from Turkish to English

Ölen çocuklardan birinin adı Tom'du.
Translate from Turkish to English

Ölürsem, yatağında huzur içinde ölen büyük babam gibi ölmek isterim. Arabasındaki tüm yolcular gibi çığlık atarak değil.
Translate from Turkish to English

Bu sabah ölen kızın arkadaşıymış.
Translate from Turkish to English

Savaşta ölen bir oğlum vardı.
Translate from Turkish to English

Onun babası Newton doğmadan üç ay önce ölen varlıklı ve eğitimsiz bir çiftçiydi.
Translate from Turkish to English

Afrika'da açlıktan ölen çocuklar var.
Translate from Turkish to English

Ölen geri gelmez.
Translate from Turkish to English

Açlıktan ölen fakir çocukların halini düşünmüyorlar mı?
Translate from Turkish to English

5 yaşından önce ölen çocukların üçte biri yetersiz beslenmeden ölüyor.
Translate from Turkish to English

Onlar açlıktan ölen fakir çocukları düşünmüyorlar.
Translate from Turkish to English

Sepet dokuma ölen bir sanattır.
Translate from Turkish to English

Aniden ölen annemi düşündüm.
Translate from Turkish to English

O ölen babasının intikamını aldı.
Translate from Turkish to English

TV'de açlıktan ölen birçok insan gördüm.
Translate from Turkish to English

Açlıktan ölen insanlara yiyecek sağla.
Translate from Turkish to English

Karısı ölen adam o.
Translate from Turkish to English

Tom, lütfen bu açlıktan ölen insanlara yemek için bir şey verir misin?
Translate from Turkish to English

Açlıktan ölen çocukları düşün.
Translate from Turkish to English

O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?
Translate from Turkish to English

Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ araba kazasında ölen kızı Mary'nin yasını tutuyordu.
Translate from Turkish to English

Ölen adam bir şey söylemeye gayret etti ama söyleyemedi.
Translate from Turkish to English

Anne ve babası ölen çocuklar "yetim" olarak adlandırılırlar.
Translate from Turkish to English

Ölen kocası bir piyanistti.
Translate from Turkish to English

Ölen insanların hepsi gönüllü itfaiyecilerdi.
Translate from Turkish to English

Ölen kuşları gördüğümde kalbim kırıldı.
Translate from Turkish to English

Şehir açlıktan ölen askerlerle doluydu.
Translate from Turkish to English

Savaşta ölen ilk şey gerçektir.
Translate from Turkish to English

Dünyada acından ölen çocuklar olduğu için tabağındaki tüm yiyeceği ye.
Translate from Turkish to English

Genellikle ölen kocası hakkında konuşur.

Aniden, ölen annemi düşündüm.

İlk ölen kim olacak?

Ölen kişinin anısına bir anıt dikildi.

Ölen hamsterimi hızlıca veterinere götürmem gerekiyordu.

Tom ölen kadınları tanıyor muydu?

Ölen annemi düşünmeden bu resme bakamam.

Leyla ölen çocuklarını tekrar görmek için cennete gitmek istedi.

Savaşlarda ölen tüm insanları düşündüğümde üzülüyorum.

Son zamanlarda ölen bir arkadaşım vardı.

Ölen yapraklarını döken bir ağaç gibi ol.

Ölen kişi Tom'dur.

Tom ve karısı bir otomobil kazasında ailesi ölen bir kızı evlatlık aldılar.

Ölen kişi Tom.

Neyse ki ölen olmadı.

Ölen yakınları için lokma döktürdüler.

Kazada ölen adamın ailesine beş yüz bin lira kan parası ödemişler.

Ölen çocuklar gördüm.

Depremde ölen oldugu yolunda haber alinmadi.

Gelen ilk bilgilere göre olayda ölen ya da yaralanan yok.

İçimde ölen öldü, kalan kaldı, bense aynı.

Dünyada her yıl "açlıktan" ya da "tedavi edilebilir hastalıklardan" ölen on milyonlarca insan adına barıştan söz etmek mümkün değildir.

Ölen kadını tanıyor muydun?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English