Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ölmek"

Learn how to use ölmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Getter Jaani ile ölmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben ölmek için çok gencim!
Translate from Turkish to English

Açlıktan ölmek üzereyim!
Translate from Turkish to English

Doğmak, evlenmek ve ölmek, her zaman para getirir.
Translate from Turkish to English

Genç ölmek onun kaderiydi.
Translate from Turkish to English

O, ölmek üzeredir.
Translate from Turkish to English

O ölmek üzeredir.
Translate from Turkish to English

Niçin ölmek istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Şimdi ölmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Ölürsem kimsenin beni bulmayacağı bir yerde ölmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ölmek üzereyim.
Translate from Turkish to English

O ölmek üzere.
Translate from Turkish to English

Ben ölmek üzere miydim?
Translate from Turkish to English

Bugün ölmek için güzel bir gün.
Translate from Turkish to English

Ölmek istemiyorum!
Translate from Turkish to English

Ölmek veya ölmemek. İşte bütün mesele bu.
Translate from Turkish to English

Ayakta ölmek en güzeli.
Translate from Turkish to English

Tom ölmek zorunda değildi.
Translate from Turkish to English

Tom ölmek üzere.
Translate from Turkish to English

Onlar ölmek zorunda.
Translate from Turkish to English

Henüz ölmek için hazır değilim.
Translate from Turkish to English

Ölmek veya öldürmek bir şeylerin çözümü olamaz.
Translate from Turkish to English

Burada ölmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Ölmek için çok gencim.
Translate from Turkish to English

Ölmek istiyorum!
Translate from Turkish to English

Hepimiz ölmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Burada ölmek istemem.
Translate from Turkish to English

Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istediklerini söylüyorlar.
Translate from Turkish to English

Ölmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom ölmek üzere olduğunu biliyordu.
Translate from Turkish to English

Ölmek için en iyi yol bu.
Translate from Turkish to English

Burada ölmek ister misin?
Translate from Turkish to English

Ölmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Henüz ölmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Herkes cennete gitmek ister, ama kimse ölmek istemez.
Translate from Turkish to English

Nasıl ölmek istersin?
Translate from Turkish to English

Dizleri üzerinde yaşamaktansa, ayakları üzerinde ölmek iyidir!
Translate from Turkish to English

Büyükbaba ölmek üzere.
Translate from Turkish to English

Sadece, ölmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Ölmek zorunda olduğunu unutma.
Translate from Turkish to English

Ölmek istemiyoruz.
Translate from Turkish to English

İnsanlar ölmek istemiyorlar.
Translate from Turkish to English

O gece ölmek istiyorum!
Translate from Turkish to English

Tom açlıktan ölmek istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Herkes cennete gitmek istiyor ama kimse ölmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Kimse ölmek istemez.
Translate from Turkish to English

Yerinde olsam, ölmek için bu kadar acele etmezdim.
Translate from Turkish to English

Ölürsem, yatağında huzur içinde ölen büyük babam gibi ölmek isterim. Arabasındaki tüm yolcular gibi çığlık atarak değil.
Translate from Turkish to English

Bu inançta yaşamak ve ölmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom ölmek istedi.
Translate from Turkish to English

Ölmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English

Ölmek zorunda değilsiniz.
Translate from Turkish to English

Neden ölmek istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Neden ölmek istiyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Açlıktan ölmek zorunda değiliz.
Translate from Turkish to English

Baba, kurtar beni! Ölmek istemiyorum! Ölmek istemiyorum!

Yakında ölmek istiyorum.

Ölmek için sabırsızlanıyorum.

Cennete gitmek istiyorum ama oraya gitmek için ölmek istemiyorum.

Eğer ölürsem, hiç kimsenin beni bulmayacağı yerde ölmek istiyorum.

Üç kişi onlardan ikisi ölmek koşuluyla bir sırrı saklayabilir.

Birisi ölmek üzere.

Ölmek istemezler.

Tom ölmek istiyor.

İnan bana, ölmek istemem.

"Dik durarak ölmek, dizlerinin üstünde yaşamaktan iyidir." "O halde neden hala hayattasın?"

Ben böyle ölmek istemiyorum.

Sonunda ölmek istemiyorum.

Bir an önce ölmek istiyorum.

Birlikte yaşamaktan hoşlanmayabiliriz ama birlikte ölmek bir şeyi çözmeyecek.

Ölmek istedim.

Ölmek istediğimi mi düşünüyorsun?

Ölmek istediğimi mi düşünüyorsunuz?

Ölmek istiyorum mu zannediyorsun?

Ölmek istiyorum mu zannediyorsunuz?

Utanç içinde yaşamaktansa onurlu ölmek daha iyidir.

Ben yaşlılıktan ölmek istiyorum.

Ölmek için çok gençsiniz.

Ölmek için çok gençsin.

Ölmek için çok gençsin, arkadaşım.

Sadece ölmek istiyorum.

Ölmek için hazırım.

Ölmek istemiyordum.

Tom ölmek istemiyor.

Tom ölmek istemiyordu.

Ölmek için hazır değilim.

Ölüm hücresindeki birçok mahkum ölmek istemediğini söylüyor.

Yalnız ölmek istemiyorum.

Yarın ölmek istemiyorum.

Erken ölmek istemiyorsan sigara içmeyi bırak.

Hayatta kalanlar açlıktan ölmek üzereyken bir adada bulundu.

Onun kocası ölmek üzere.

John doğduğu yerde ölmek istediğini söylüyor.

Ölmek, aşık olmaktan daha kolaydır.

Biraz yiyecek alalım. Sen ölmek üzereymiş gibi görünüyorsun.

Vatan için ölmek tatlı ve onurludur.

Ben cennete gitmek istiyorum ama oraya gitmek için ölmek istemiyorum!

Ben iyi olmak istemiyorum ki Çınar. Ölmek istiyorum. Niye kurtardın beni.

Her insan ölmek zorunda.

Ben sadece bir deliğe sürünerek girmek ve ölmek istiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English