Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "önce"

Learn how to use önce in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

İş ben gelmeden önce bitmişti.
Translate from Turkish to English

Toplantı yarım saat önce bitti.
Translate from Turkish to English

Onu üç yıl önce gördüm.
Translate from Turkish to English

Sen gitmeden önce seni görmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

O okulu beş yıl önce buldu.
Translate from Turkish to English

Yıllar önce burada bir kale vardı.
Translate from Turkish to English

Kahvaltıdan önce duş aldım.
Translate from Turkish to English

Anime yönetmeni Satoshi Kon, kırk yedinci doğum gününden kısa süre önce 24 Ağustos 2010 tarihinde pankreas kanserinden öldü.
Translate from Turkish to English

Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemeliyim.
Translate from Turkish to English

Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Yaklaşık beş yüz yıl önce onlar Peru'da imparatorluklarını kurmuşlardı.
Translate from Turkish to English

Sadako uykuya dalmadan önce hızlı bir şekilde kağıdı katlamayı denedi.
Translate from Turkish to English

Onu iki yıl önce bir yerde gördüm.
Translate from Turkish to English

Doktor, hangi ilacı vereceğine karar vermeden önce dikkatlice düşünür.
Translate from Turkish to English

Sekizden önce geri döndü.
Translate from Turkish to English

Marilyn Monroe, 33 yıl önce öldü.
Translate from Turkish to English

Odaya girmeden önce kapıyı tıklat.
Translate from Turkish to English

Uzun zaman önce burada bir köprü vardı.
Translate from Turkish to English

O, Paris'e iki yıl önce gitti.
Translate from Turkish to English

Ölümden önce hayat var mıdır?
Translate from Turkish to English

Taro iki yıl önce öldü.
Translate from Turkish to English

Yangın, itfaiyeciler gelmeden önce yandaki binaya yayılmıştı.
Translate from Turkish to English

Çin'e iki yıl önce gittim.
Translate from Turkish to English

Castro ölmeden önce Küba'ya gitmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Filmi daha önce gördüğüm için televizyonu kapattım.
Translate from Turkish to English

Bir ay önce Londra'ya gitti.
Translate from Turkish to English

O az önce ulaştı.
Translate from Turkish to English

Birkaç yıl önce Romanya'yı gördüm.
Translate from Turkish to English

Orijinalde "su kuyusu" anlamına gelen "hutong" sözcüğü, Moğol dilinden yaklaşık 700 yıl önce gelmiştir.
Translate from Turkish to English

Onun yerine az önce tanımladığım iki ekonomik değişkenin tartışmasına döneceğim.
Translate from Turkish to English

Aç olamazsın. Birkaç dakika önce abur cubur yedin.
Translate from Turkish to English

Hava kararmadan önce Londra'ya ulaşacağız.
Translate from Turkish to English

20 yıl önce doğdum.
Translate from Turkish to English

İngiltere'den bir hafta önce geldiler.
Translate from Turkish to English

Her zaman ölmeden önce bir Esperanto kongresi görmek istedim.
Translate from Turkish to English

Uyumadan önce televizyonu kapatmayı unuttum.
Translate from Turkish to English

Yatmadan önce televizyonu kapatmayı unuttum.
Translate from Turkish to English

Daha önce İngilizce bir konuşma yaptın mı?
Translate from Turkish to English

Önce Hong Kong'a ve ardından Singapur'a gideceğiz.
Translate from Turkish to English

Daha önce Kyoto'yu hiç ziyaret ettin mi?
Translate from Turkish to English

Ann raporunu yazmayı az önce bitirdi.
Translate from Turkish to English

Oksijen olmasaydı bütün hayvanlar uzun zaman önce ortadan kalkmış olurdu.
Translate from Turkish to English

Önce bayanlar.
Translate from Turkish to English

Ölmeden bir hafta önce vasiyetini değiştirdi ve bütün servetini köpeği Pookie'ye bıraktı.
Translate from Turkish to English

Uzun süre önce o filmi izledim.

Önce o geldi. Bu nedenle iyi bir koltuk aldı.

Daha önce öğle yemeği yedim.

Bir hafta önce onunla karşılaştığını söyledi.

Az önce,kurşun onun yanağını sıyırarak geçti.

Yatmaya gitmeden önce üç tablet soğuk algınlığı ilacı aldım.

Sabah kahvaltısından önce köpeğini parka götürür.

NB:Çok uzun süre önce çizildi bu yüzden kalite kötüdür.

Az önce gitti.

Öğrenci tüm problemleri daha önce çözdü.

Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.

Seni hatırlıyorum. Üç yıl önce tanıştık.

Lajos, üç yıl önce Szeged'de yaşamak istediğini söylemişti.

Nehri görmeden önce bağcıkları sökme.

Annem ve babam ben doğmadan önce evlendiler.

Ben eve gitmeden önce ayrıldı.

Annem ve babam ben gelmeden önce ayrılmıştı.

Uzun zaman önce Kyoto'ya gittim.

Babam beş yıl önce öldü.

Genelde saat ondan önce yatarım.

Sabah dışarıya çıkmadan önce her zaman hava durumunu izlerim.

Aslında tarih, bizim yapmamızdan ötürü bize ait değildir. Uzun zaman önce kendi kendimize sınav yapma süreci ile birbirimizi anlardık, şimdi birbirimizi ailede, toplumda ve yaşadığımız devlette apaçık bir yolla anlıyoruz.

Bir saat önce ayrıldı.

Annem az önce alışverişe çıktı.

Önce para kazanmak için sağlığımızı sonra da sağlığımızı geri kazanmak için paramızı harcarız.

O buraya öğleden önce geldi.

Yağmur başlamadan önce geri dönelim.

Yatmadan önce pencereyi kapat.

Daha önce beş fabrikada çalıştı.

O oraya varmadan önce, neredeyse hava kararacak.

Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.

Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.

O, üç gün önce ayrıldı.

Onun öğle yemeğinden önce geri gelmesini bekliyorum.

O, öğle yemeğinden önce çok iyiydi, ama sonrasında hasta hissetti.

Dışarı çıkmadan önce onu bitirmeliyim.

25 Ocaktan önce kütüphane kitaplarımı geri götürmek zorundayım.

Ben bir yıl önce sigara içmekten vazgeçtim.

Tom bana ebeveynlerimin ayrılmadan önce ne kadar süredir evli olduklarını sordu.

O, işten önce kahve içer.

O, ayrılmadan önce akrabalarının kucakladı.

Yemek tarifine devam etmeden önce malzemeleri kaynatın.

Suudi Arabistan büyük elçisinin istifa ettiğini az önce gördüm.

Ben daha önce böyle güzel bir kız hiç görmemiştim.

Ben, o filmi uzun zaman önce izledim.

Ne yazık ki, gıda malzemeleri, kış sonundan önce bitti.

Şanslı bir ruh seni terk ettiği zaman, bir başkası seni alır.Ben az önce bir iş sınavını geçtim.

O az önce izinli gitti.

İnsanlar otuzundan önce olgunlaşırlar.

Bir insan her şeyden önce görünümü ile değerlendirilecektir.

Bir insan her şeyden önce konuşması ile değerlendirilir.

Daha önce böyle harika bir film izlediniz mi?

İmzalamadan önce sözleşmeyi gözden geçirmelisin.

O, yıllar önce ondan kitabı ödünç aldı ve onu henüz iade etmedi.

Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.

Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English