Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "önemsiz"

Learn how to use önemsiz in a Turkish sentence. Over 76 hand-picked examples.

Karıncaların yaşamını önemsiz sayma.
Translate from Turkish to English

O önemsiz bir sorundur.
Translate from Turkish to English

Böyle önemsiz bir sorun hakkında endişelenmeyin.
Translate from Turkish to English

Tahrikçi önemsiz konuları abartma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Bazen kötüleyici olarak gürültü, önemsiz ve cazibeden yoksun müzik diyoruz.
Translate from Turkish to English

Önemsiz konularda her zaman endişe eder.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeyler hakkında onunla tartışmayacak kadar akıllıyım.
Translate from Turkish to English

Onunki ile karşılaştırıldığında bizim sorunlarımız önemsiz.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeyler üzerinde birbirleriyle ağız dalaşına girdiler.
Translate from Turkish to English

Kanıt önemsiz.
Translate from Turkish to English

Seks benim için önemsiz.
Translate from Turkish to English

Benim için kim önemsiz?
Translate from Turkish to English

Erkek kardeşi ile önemsiz şeyler hakkında sık sık tartışır.
Translate from Turkish to English

Tom öyle düşüncesizce yorum yaptı ki başlangıçta önemsiz gibi görünüyordu fakat sonra onun yüzündeki ve beden dilindeki gerilimi gördüm ve bunun onun için gerçekten dünya kadar önemli olduğu çabucak ortaya çıktı.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeylerle vakit harcama.
Translate from Turkish to English

Senin için önemsiz ancak başka insanlar için değerli olan bir paran varsa; onu iyilik yapmak için kullan.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir detay.
Translate from Turkish to English

Önemsiz detaylar için üzülme.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir hata.
Translate from Turkish to English

Önemsiz bir problem, uzun tefekküre ihtiyaç duymaz.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeyler üzerinde zaman kaybetmeyin.
Translate from Turkish to English

Unut gitsin, bunlar sadece önemsiz ayrıntılar.
Translate from Turkish to English

Denemen kötü değildi ama birkaç önemsiz ayrıntım var.
Translate from Turkish to English

Hem kanıt hem de çözüm önemsiz.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir şey.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz.
Translate from Turkish to English

Önemsiz bir sorun uzun bir düşünme gerektirmez.
Translate from Turkish to English

Düz bir çizgi bir eğrinin önemsiz bir örneğidir.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir başarı değil.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeyler için endişelenme.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeyler için endişelenmeyin.
Translate from Turkish to English

Bu, şu an için sorunlarımız arasında en önemsiz olanı.
Translate from Turkish to English

Bunun önemsiz olduğunu söylemezdim.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir mesele.
Translate from Turkish to English

Yaptığın neredeyse her şey önemsiz görünebilir ama bu yaptığın önemlidir.
Translate from Turkish to English

Ne olduğu önemsiz.
Translate from Turkish to English

Önemsiz şeyler söylemeyi kes! Ana noktaya odaklan.
Translate from Turkish to English

En uygun çözümü bulmak önemsiz değildir.
Translate from Turkish to English

İşte 50.000 yen. Önemsiz şeylere para harcama lütfen.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir konu.
Translate from Turkish to English

Kayınbiraderim önemsiz konulardan kolayca sinirlenir.
Translate from Turkish to English

Bu önemsiz bir konu değildir.
Translate from Turkish to English

Ben çok önemsiz ve anlamsızım.
Translate from Turkish to English

Sonuç önemsiz görünebilir: Esperanto vardır.
Translate from Turkish to English

Başka her şey önemsiz.
Translate from Turkish to English

Birçok kişi DNA'nın % 95'inin önemsiz olduğu görüşünü savunur.

O önemsiz bir hata.

Önemsiz konularda kelime oyunu yapmayalım.

Ben resim için sadece önemsiz bir miktar ödedim.

İlgili para önemsiz değildir.

Önemsiz şey.

Önemsiz şeyleri dert etme.

Bu önemsiz şahsiyet kim?

O ciddi şeylerle ilgili önemsiz bir biçimde konuşmaz.

Aslında, bu çok önemsiz bir anlamda hariç, hiç doğru gibi görünmüyor.

Bu senin için önemsiz bir şey olabilir ama benim için çok önemli bir şey.

Önemsiz olan şeyler hakkında endişelenmek için çok vakit harcıyorsunuz.

Önemsiz şeyler düşünüyorsun.

Sorun önemli de olsa önemsiz de olsa onu çözmelisin.

Benim adım önemsiz.

Tom gece gökyüzüne bakarken önemsiz hissetti.

Bu önemsiz bir nokta değil.

Bu önemsiz bir sayı değildir.

Tom'un yaralaları önemsiz sayılır.

Tom, tüm bu önemsiz şeylerden kurtulması gerektiğini söyledi.

Hayatta, kendince ne çok şeyin önemsiz olduğunu göreceksin, neylerin kendin için önem taşıdığını daha iyi anladığında.

Önemsiz işlerle uğraştırma.

Provokatör önemsiz konuları abartma eğiliminde olur.

Adımın ne olduğu önemsiz.

Kardeşlerim, aldığınız çağrıyı düşünün. Birçoğunuz insan ölçülerine göre bilge, güçlü ya da soylu kişiler değildiniz. Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için dünyanın saçma saydıklarını, güçlüleri utandırmak için de dünyanın zayıf saydıklarını seçti. Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.

Bu önemsiz bir sorun sayılmaz.

Guinness Rekorlar Kitabı'na girebileceğini düşündüğün önemsiz bir becerin var mı?

Önemsiz detay yoktur.

Aramızdaki yaş farkı önemsiz.

Yarına ne planladığınız benim için önemsiz.

Kendimi önemsiz hissediyorum!

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English