Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "önlem"

Learn how to use önlem in a Turkish sentence. Over 26 hand-picked examples.

Trafik kazalarına karşı önlem almamız gerek.
Translate from Turkish to English

Muvaffakiyetsizleştirici etkenlere karşı mutlaka önlem alınması gerekir.
Translate from Turkish to English

Yazım hatalarına karşı önlem almalıyız.
Translate from Turkish to English

Onların sınırlarımıza dayanmasından korktun ve kendince böyle bir önlem aldın değil mi?
Translate from Turkish to English

Bu sadece bir önlem.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir önlem almadım.
Translate from Turkish to English

Bu tuzakları görmek ve elbette önlem almak lazım.
Translate from Turkish to English

İş işten geçtikten sonra önlem almak için çok geç.
Translate from Turkish to English

O mantıklı bir önlem gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Eğer durum düzelmezse, önlem almak zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Erken uyarılan erken önlem alır.
Translate from Turkish to English

Enflasyonun başka dönemini önlemek için bir önlem olarak, bizim hükümet faiz oranlarını yükseltti.
Translate from Turkish to English

Bazı durumlarda, meme ameliyatı koruyucu bir ameliyattır- meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülenler tarafından alınan bir önlem.
Translate from Turkish to English

Biz önlem almak zorundayız.
Translate from Turkish to English

Her önlem alınıyor.
Translate from Turkish to English

El yıkama genellikle enfeksiyonun yayılmasının önlenmesinde en önemli önlem olduğu düşünülmektedir.
Translate from Turkish to English

Fazladan bir önlem olarak, Fadıl evinin dışına güvenlik kameraları yerleştirdi.
Translate from Turkish to English

Hava artık kararmıştı, bu yüzden önlem olarak çok yavaş sürdüm.
Translate from Turkish to English

Gerçekten, Samsun ve yöresinde Rum çetelerinin Müslüman halka saldırması ve öteden beri araçsız bırakılmış olan bu bölge yöneticilerinin yabancı devletlerin işe karışmaları yüzünden hiçbir önlem alamaması, durumu güçleştirmişti.
Translate from Turkish to English

Barellerin çelik olması ve rozet takılarak güçlendirilmesi hırsızlara karşı basit ama caydırıcı bir önlem.
Translate from Turkish to English

Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.
Translate from Turkish to English

Dilerseniz koruyucu önlem olarak yağ değişimi yapalım.
Translate from Turkish to English

Bankalar kurdaki yüksek oynaklığa önlem olarak makas aralığını genişletiyor.
Translate from Turkish to English

Tüm şu anda mevcut olmayan fonksiyonlar için kural şudur ki, ya uygulamaya kadar çok uzun bir yol vardır ya da hiç gerçekleşmez. Az sayıda geliştirici var, düzeltilecek çok şey var ve her önlem ne kadar uygun olursa olsun, görüşler her zaman farklılık gösterir, bu nedenle çok fazla tartışılır, ancak genellikle hiçbir sonuç alınmaz.
Translate from Turkish to English

Şu anda mevcut olmayan tüm işlevler için genel bir kural olarak, uygulamaya geçmek için ya çok uzun bir yol alınması gerekiyor ya da hiç uygulanmıyor. Çok az geliştirici varken, çözülmesi gereken çok şey var ve her bir önlem ne kadar uygun olursa olsun, fikirler her zaman farklılık gösterdiği için, birçok tartışma yaşanıyor ve sıklıkla hiçbir şey ortaya çıkmıyor.
Translate from Turkish to English

Önlem almak, tedavi etmekten daha iyidir.
Translate from Turkish to English