Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "örneğin"

Learn how to use örneğin in a Turkish sentence. Over 51 hand-picked examples.

O, garip hayvanları sever, örneğin yılanlar.
Translate from Turkish to English

Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.
Translate from Turkish to English

Modern Yunanca'da harfleri birleştirerek sesler oluşturabilirsiniz. Örneğin "b" sesi için μπ'yi, "d" sesi için ντ'yi, "g" sesi için γκ'yi ve "c" sesi için ise τζ'yi kullanabilirsiniz.
Translate from Turkish to English

Eğer ilkel bir topluluğun bir üyesi isen ve üretmek istersen, örneğin, yiyecek,yapman gereken iki şey vardır.
Translate from Turkish to English

Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.
Translate from Turkish to English

Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece tek bir alanda uzmanlaşırlar, örneğin hukuk ve tıp.
Translate from Turkish to English

Jack çamı kozalakları, örneğin, büyük bir ısıya maruz kalıncaya kadar tohumlarını bırakmak için kolayca açılmazlar.
Translate from Turkish to English

Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.
Translate from Turkish to English

Hoş olmayan bir şey olacağını biliyorsan, örneğin dişçiye gideceğini, ya da Fransa'ya, öyleyse bu iyi değil.
Translate from Turkish to English

Tatoeba, Japonca'da örneğin anlamına gelir.
Translate from Turkish to English

Herkes çay içmeyi sevmez, örneğin ben kahve severim.
Translate from Turkish to English

Buna inanmıyorum. Mantığın hatalı ve örneğin saçma.
Translate from Turkish to English

Örneğin, o Almanca, Fransızca ve İngilizce biliyor.
Translate from Turkish to English

Az görmenin bazı avantajları vardır; örneğin, o hayal gücünü geliştirir.
Translate from Turkish to English

O gece pek çok kişinin gelebileceğini sanmıyorum. Örneğin, ben Londra'da olmalıyım.
Translate from Turkish to English

Ortak çok şeyimiz var: örneğin hobilerimiz, eğitim durumu.
Translate from Turkish to English

Örneğin?
Translate from Turkish to English

İtalya'da birçok eski kent vardır. Örneğin Roma ve Venedik.
Translate from Turkish to English

Türkçe ile İngilizce çok farklıdırlar. Örneğin Türkçede cinsiyet ayrımı yoktur, İngilizcede vardır.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda hayvan, örneğin kaplanlar gibi, et yer.
Translate from Turkish to English

Büyük şehirlerde, örneğin Londra'da, ağır dumanlı sis var.
Translate from Turkish to English

İtalya'da çok sayıda eski şehir var. Örneğin Roma ve Venedik.
Translate from Turkish to English

Örneğin, on bin doların olsa ne yaparsın?
Translate from Turkish to English

Örneğin Orta Doğu'nun Orta Amerika'dan daha önemli olduğunu sana düşündürten şey ne?
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary safariye gittiler ve örneğin aslanlar, zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler.
Translate from Turkish to English

Japonya'da birçok güzel kent vardır. Örneğin Kyoto ve Nara.
Translate from Turkish to English

Örneğin, Mary ile çıkmayı düşünebilir misin?
Translate from Turkish to English

O, örneğin yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.
Translate from Turkish to English

Örneğin, şehir merkezine gitmek istersem hangi otobüse binmeliyim?
Translate from Turkish to English

Küçük hayvanlar, örneğin kriller plankton yerler.
Translate from Turkish to English

Japonca kelime "Tatoeba" "Örneğin" anlamına gelir.
Translate from Turkish to English

Birçok hobilerim var, örneğin balıkçılık ve tırmanma.
Translate from Turkish to English

Örneğin benim yerimde olsaydın ne yapardın?
Translate from Turkish to English

Japonya güzel şehirlerle doludur. Örneğin, Kyoto ve Nara.

Bir yavru dil başka bir dilden iner - örneğin Hintçe Sanskritçe'nin bir yavru dilidir.

O, sessiz müziği tercih ediyor - örneğin barok.

Örneğin İngiltere'yi al.

"Tatoeba" Japoncada "örneğin" anlamına gelir.

Burada ilginç bir örneğin var.

Örneğin: Edirne ve çevresinde Trakya-Paşaeli adlı bir dernek vardı.

Dernekte İngiliz ulusundan kimi serüvenciler de vardı. Örneğin: Rahip Frew gibi.

Örneğin bazı bölgeler, kendilerinin Osmanlı Devleti'nden koparılacağı görüşüne karşı ondan ayrılmamak yollarına başvuruyor.

Bu işbirliği diğer taşımacılık biçimlerine de yayılacak mı - örneğin hava taşımacılığı?

Yine de bazı sorular henüz cevap bekliyor. Örneğin silah, daktilo ve kaşe nerede?

Örneğin uluslararası güçler ne zamandır Kıbrıs'da bulunuyor?

Örneğin bir konserve fabrikası çöpünü nereye dökecek?

Örneğin domuz eti fiyatları yüzde on arttı.

Örneğin maaşlar artıyor.

Örneğin 45 numaralı senfonisi, Veda Senfonisi olarak bilinir.

Hayvanları severim, örneğin kedi ve köpekleri.

Bazı kelimelerin tarihi gerçek bir başyapıttır. Örneğin, kaput. Orijinal kelime Latince "caput" yani "bir baş"tı; ve "bir baş"tan "her şeyin sonu"na giden yol oldukça uzundur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English