Learn how to use ötesinde in a Turkish sentence. Over 56 hand-picked examples.
Gemi ufkun ötesinde kayboldu.
Translate from Turkish to English
Onunla ilgili senin bana söylediklerinin ötesinde bir şey bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Onun niçin öyle yaptığı benim anlamamın ötesinde.
Translate from Turkish to English
O öyle bir şey yapmanın ötesinde.
Translate from Turkish to English
Sorun benim kavramamın ötesinde.
Translate from Turkish to English
Görüş, açıklamanın ötesinde görkemli oldu.
Translate from Turkish to English
Ev bizim için çok büyük, bunun da ötesinde o çok pahalı.
Translate from Turkish to English
Her şeyin ötesinde arkadaşlarına sadık olmalısın.
Translate from Turkish to English
İmkanlarının ötesinde yaşamamalısın.
Translate from Turkish to English
Köprünün ötesinde bir kır evi var.
Translate from Turkish to English
Bu köprünün yaklaşık üç mil ötesinde yaşıyoruz.
Translate from Turkish to English
Postane tam bankanın ötesinde.
Translate from Turkish to English
O büyük bir devlet adamı ve bunun da ötesinde büyük bir bilgindir.
Translate from Turkish to English
Nietsche metafizikçidir. Yani Nietsche'ye göre bilim her şeyi bilemez ve bilimin ötesinde bilimin asla bilemeyeceği şeyler vardır.
Translate from Turkish to English
Tom umudun ötesinde.
Translate from Turkish to English
Evrenin sonunun ötesinde ne var?
Translate from Turkish to English
Evrenin sonunun ötesinde ne bulunabilir?
Translate from Turkish to English
Tom olanaklarının ötesinde iyi yaşıyordu.
Translate from Turkish to English
Onun eseri bütün övgülerin ötesinde.
Translate from Turkish to English
O, gelirinin ötesinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Bir şüphe gölgesi ötesinde, bu en iyisidir.
Translate from Turkish to English
Dan yolun birkaç metre ötesinde insan kafatası buldu.
Translate from Turkish to English
Bu gülünç ötesinde.
Translate from Turkish to English
Bu sinir bozucunun ötesinde.
Translate from Turkish to English
Açıklama benim anlayışımın ötesinde.
Translate from Turkish to English
Sözcüklerin ötesinde manzara çok güzel.
Translate from Turkish to English
Onun ötesinde Tom'a bir şey söylemedim.
Translate from Turkish to English
Bunun ötesinde İbranice okuyabilir.
Translate from Turkish to English
Bu, inancın ötesinde.
Translate from Turkish to English
Ken'in adı çıkmış köpeğinin nerede olduğu Tom'un görüş alanının çok ötesinde bir sorun.
Translate from Turkish to English
Bu kitabın onun kavrayışının ötesinde olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Bu sorun benim güçlerimin ötesinde.
Translate from Turkish to English
Köy o ağaçların ötesinde.
Translate from Turkish to English
Sorun benim gücümün ötesinde.
Translate from Turkish to English
Köprünün ötesinde küçük bir kulübe var.
Translate from Turkish to English
Onun en son çalışmaları belediye binasında sergileniyor. Onlar açıklama ötesinde harika.
Translate from Turkish to English
Onun ötesinde çok az şey biliyorum.
Translate from Turkish to English
O benim gücümün ötesinde.
Translate from Turkish to English
Güneş sisteminin ötesinde hayat var mı?
Translate from Turkish to English
Sahne açıklama ötesinde güzeldi.
Translate from Turkish to English
İş, Sami'nin vahşi hayallerinin ötesinde idi.
Translate from Turkish to English
Tom gelirinin ötesinde yaşıyor.
Translate from Turkish to English
O benim anlamamın ötesinde bir şeydi.
Translate from Turkish to English
Hiçbir şey senin gücünün ötesinde değildir.
Translate from Turkish to English
Beklentilerimin ötesinde başarılı oldum.
Translate from Turkish to English
Onun güzelliği açıklama ötesinde idi.
Translate from Turkish to English
Tom'un dürüstlüğü sorunun ötesinde bir şey.
Sami'nin çevrimiçi bir lise diplomasının ötesinde bir eğitimi yoktu.
Sami'nin online bir lise diplomasının ötesinde hiçbir eğitimi yoktu.
Samanyolu'nun ötesinde milyarlarca başka galaksi var.
Samanyolu'nun ötesinde milyarlarca başka galaksi vardır.
Bu benim hayal gücümün ötesinde.
Bu benim yetkimin ötesinde.
Bölgede ve ötesinde çok iyi bir işbirliğimiz var.
Zamanın ötesinde bir şarkı bu.
Bu anlayışımın ötesinde.