Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "öylece"

Learn how to use öylece in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.

Kumsalda öylece uzanıp yüzenleri seyrettim.
Translate from Turkish to English

Kumsalda öylece uzanıp insanların yüzmesini izledim.
Translate from Turkish to English

Öylece çekip gitmene izin veremeyiz.
Translate from Turkish to English

Öylece çekip gidemezsin.
Translate from Turkish to English

Öylece buradan çekip gidemem.
Translate from Turkish to English

Orada öylece duracak mısınız?
Translate from Turkish to English

Birinin evine öylece giremezsin!
Translate from Turkish to English

Öylece çekip gidecek misin?
Translate from Turkish to English

Pencereyi öylece açık bıraktı.
Translate from Turkish to English

Tom öylece çıkıp gitti bir gün.
Translate from Turkish to English

Öylece bırakamazsın!
Translate from Turkish to English

Öylece vazgeçemezsin!
Translate from Turkish to English

Öylece pes edemezsin!
Translate from Turkish to English

Öylece bırakamazsınız!
Translate from Turkish to English

Öylece vazgeçemezsiniz!
Translate from Turkish to English

Öylece pes edemezsiniz!
Translate from Turkish to English

Onu burada öylece bırakıp gidemeyiz.
Translate from Turkish to English

Öylece vazgeçemeyiz.
Translate from Turkish to English

Onu öylece arkamızda bırakamayız.
Translate from Turkish to English

Burada bütün gün öylece oturamazsın.
Translate from Turkish to English

Öylece gidemem. Patrona çıktığımı söylemek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom orada öylece durdu.
Translate from Turkish to English

Öylece oturup hiçbir şey yapmadan duramam.
Translate from Turkish to English

Tom orada öylece durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.
Translate from Turkish to English

Bütün gün öylece hiçbir şey yapmadan duramayız.
Translate from Turkish to English

Tom'u öylece terk edemem.
Translate from Turkish to English

Mary bazen saatler boyu öylece oturup denize bakar.
Translate from Turkish to English

Buraya öylece giremezsiniz.
Translate from Turkish to English

Öylece elimi kolumu sallayıp gidemem.
Translate from Turkish to English

Özlem yönlendirilemeyen ve öylece kapatılamayan, kalbin kendisine işkencesidir.
Translate from Turkish to English

Öylece bırakıp gidemeyiz.
Translate from Turkish to English

Tom'u öylece görmezden geldiğine inanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Orada öylece oturup hiçbir şey yapmadan daha ne kadar duracaksın?
Translate from Turkish to English

Orada öylece, hiçbir şey yapmadan daha ne kadar oturacaksın?
Translate from Turkish to English

Tom'a öylece devam etmesini söyledim.
Translate from Turkish to English

Bir şeyler yapmadan öylece duramam.
Translate from Turkish to English

Cadı, Rapunzel'in saçlarını sol eline iki kez doladı, diğer eline aldığı makasla o güzelim örgüleri teker teker kesti, hepsi kesik halde yerde öylece duruyordu.
Translate from Turkish to English

William orada öylece durdu, ürkütücü bir sessizlik içindeydi.
Translate from Turkish to English

Kalman bir heykel gibi öylece duruyordu.
Translate from Turkish to English