Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "özellikle"

Learn how to use özellikle in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Hava bugün özellikle çok sıcak.
Translate from Turkish to English

Özellikle zemini yalamamalısınız.
Translate from Turkish to English

Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.
Translate from Turkish to English

Kylie Minogue'nun Türkiye'ye, özellikle Gaziantep'e gelmesini istiyoruz.
Translate from Turkish to English

Maddelerin bazıları, özellikle eğer hamile iseniz, zararlıdır.
Translate from Turkish to English

Ben küçükken, anneannem özellikle kirpi için küçük bir kase süt koyardı.
Translate from Turkish to English

-O reklam güçlü bir izlenim bırakıyor-Özellikle müzik.O, kafanın içinde kalıyor.
Translate from Turkish to English

Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.
Translate from Turkish to English

Ben özellikle bu canlı portreden memnunum.
Translate from Turkish to English

O, Alex'e her konuşmasında bir ceviz verme yerine, onu sadece özellikle "ceviz" dediğinde verecekti.
Translate from Turkish to English

Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.
Translate from Turkish to English

Tom özellikle konuşkan hissetmiyordu.
Translate from Turkish to English

Özellikle sabahları yürümeyi severim.
Translate from Turkish to English

Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir.
Translate from Turkish to English

Tom, özellikle İtalyan restoranlarına gitmeyi seviyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un özellikle yakışıklı olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu kitabı okumak özellikle zor.
Translate from Turkish to English

Yarın özellikle yapacak bir şeyim yok.
Translate from Turkish to English

Bu özellikle genç insanlar için tasarlanmıştır.
Translate from Turkish to English

Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.
Translate from Turkish to English

Bugün özellikle sıcak değildir.
Translate from Turkish to English

O, onu özlüyor, özellikle yağmurlu günlerde.
Translate from Turkish to English

Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben özellikle bu konuyu vurgulamak istiyorum.
Translate from Turkish to English

O onun hakkında her zaman güzel şeyler söyler, özellikle o etrafta olduğunda.
Translate from Turkish to English

O, özellikle müzik sever.
Translate from Turkish to English

Ben özellikle onu sevmiyorum.
Translate from Turkish to English

Müziği, özellikle Rock'ı seviyorum.
Translate from Turkish to English

Tatoeba'daki her cümle yalandır, özellikle de bu.
Translate from Turkish to English

Özellikle bir şiiri hatırlıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu sabah özellikle soğuk.
Translate from Turkish to English

Tom özellikle Mary'yi sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Antik halılar özellikle kıymetlidir.
Translate from Turkish to English

Müziği severim, özellikle de klasik müziği.
Translate from Turkish to English

Nara'yı seviyorum, özellikle Sonbaharda.
Translate from Turkish to English

Antika halılar özellikle değerlidir.
Translate from Turkish to English

Özellikle oyunu görmek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom özellikle yüzmeye gitmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Tom özellikle bir yere gitmek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Fıçı birasının tadı sıcak bir günde özellikle iyidir.
Translate from Turkish to English

Öğretmen özellikle o noktaya vurgu yaptı.
Translate from Turkish to English

Bu cihazlar özellikle yüksek kaliteli işçilikle ayırt edilir.

İstediğimiz gibi bir yapma fırsatı, özellikle mümkün olduğu kadar çok az zor işi yapmak neredeyse herkesin gizli bir arzusudur.

Bir İngiliz olarak, o, İngiliz ve Amerikan kullanımı arasındaki farklara özellikle duyarlı.

Herkesin hak ettiği maaşı almadığına inanıyorum özellikle asgari ücretlilerin.

Tom özellikle endişeli görünmüyor.

Tom özellikle memnun görünmüyor.

Zihin egzersizleri özellikle genç çocuklar için önemlidir.

Eski evler, özellikle geleneksel Japon olanlar, modern yapıya göre nemli ve soğuk olabilir.

Tom özellikle İtalyan restoranına gitmeyi sever.

Müzik dinlemeyi severim, özellikle caz.

Tom özellikle neyden hoşlanmadı?

Müzik dinlemeyi severim, özellikle de caz.

Tom özellikle sporla ilgili görünmüyor.

Tom özellikle Mary ile ilgili görünmüyor.

Tom özellikle Fransızca öğrenmekle ilgili görünmüyor.

Tahmin çok zordur, özellikle gelecek hakkında.

Müziği, özellikle de klasik müziği severim.

Özellikle yapacak bir şeyin yoksa bana yardım etmeni isterim.

Tom lisede özellikle iyi bir öğrenci değildi.

Mary özellikle Tom'un sincaplarla ilgili sözlerini beğendi.

Özellikle aynı fikirde olmadığımızda, seni dinleyeceğim.

Özellikle istediğin bir şey var mı?

Özellikle yaptığın şeyleri başından savma!

Fransızcayı severim ama bu özellikle de Fransa'yı sevdiğim içindir.

Özellikle, umudunu kaybetme!

Tahminde bulunmak zor, özellikle de gelecek hakkında.

Tom sizlerden de özellikle hoşlanmıyor.

Tom özellikle sana katlanamıyor.

Beceri, özellikle deneyimin ve yeteneğin bir sonucu olarak tanımlanır.

Bugün özellikle sıcak.

Tom ne olduğuyla özellikle ilgilenmedi.

Çikolataları severim, özellikle fındıklı olanları.

Özellikle bulutlu günleri severim, neden? Bilmiyorum.

Şu an için yapmam gereken özellikle bir şey yok.

Özellikle söylediğin son şarkıyı sevdim.

Yemek yemek istiyoruz. Özellikle bize hizmet eder misiniz? bir buçuktan önce yolda olmalıyız.

Tom bizimle gitmek için özellikle istekli görünmüyordu.

Özellikle aç hissetmiyorum.

Tom ve Mary özellikle bana karşı nazik değildi.

Biz yemeği sevdik, özellikle balığı.

Özellikle yemek istediğin bir şey var mı?

Tom neler olduğuyla özellikle ilgileniyor gibi görünmüyordu.

Neler olduğuyla özellikle ilgilenmiyordum.

Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.

Ben özellikle oraya gitmek istemiyorum.

Bunu kimseye söylemeni istemiyorum, özellikle de Tom'a.

Bunu kimseye anlatmanı istemiyorum, özellikle de Tom'a.

O, özellikle bu konuda ısrar etti.

Tom matematik dersini özellikle seviyordu.

Bu özellikle istemediğim bir içki.

Tom'un fıkralarının özellikle komik olduklarını sanmıyorum.

Tom'u konuşmak için özellikle ilginç bulmuyorum.

Tom'un tüm isimlerimizi hatırlayabilmesinden özellikle etkilendim.

Tom Mary'den hoşlanmıyor. Ama onun ondan hoşlanıp hoşlanmadığı özellikle onun umurunda değil.

Özellikle yapmak istediğin bir şey var mı?

Özellikle yapmamı istediğin bir şey var mı?

Özellikle yapmam gereken bir şey var mı?

Özellikle konuşmak istediğim biri var.

Özellikle söylememi istediğin bir şey var mı?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English