Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "özgürlük"

Learn how to use özgürlük in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Kişisel özgürlük demokrasinin ruhudur.
Translate from Turkish to English

Özgürlük bedava değildir.
Translate from Turkish to English

Daha sonra, diğer birçok ülkeden olanlar büyük ekonomik imkanlarla ilgili raporlar ve dini ve politik özgürlük tarafından cezbedildikleri için Amerika Birleşik Devletlerine akın ettiler.
Translate from Turkish to English

Özgürlük anıtı Amerika'nın sembolüdür.
Translate from Turkish to English

Cahil için özgürlük yoktur.
Translate from Turkish to English

Lincoln kölelere özgürlük verdi.
Translate from Turkish to English

Onlar özgürlük için mücadele veriyorlar.
Translate from Turkish to English

Özgürlük bir yer ya da bir fikir midir?
Translate from Turkish to English

Onlar ayrıca dini özgürlük sözü verdi.
Translate from Turkish to English

Özgürlük Anıtı'nı görmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Özgürlük, Amerikan demokrasisinin merkezidir.
Translate from Turkish to English

Özgürlük Anıtını hiç ziyaret ettiniz mi?
Translate from Turkish to English

Özgürlük; bir başkasının özgürlüğüne zarar veriyorsa bu noktada güvenlik güçleri devreye girmeli fakat hükûmetlerin insanları kalıplaştırmaya, onların düşüncelerini taraflı olarak şekillendirmeye ve hükûmetlerin isteği doğrultusunda hizaya sokmaya hakkı var mı ve bu durum sence mantıklı mı?
Translate from Turkish to English

Her şeyde özgürlük esas olan şarttır.
Translate from Turkish to English

Özgürlük mutluluktur.
Translate from Turkish to English

Özgürlük Filosu nedir?
Translate from Turkish to English

Özgürlük gümüş ve altından daha değerlidir.
Translate from Turkish to English

Özgürlük heykelinin sağ kolu 42 fit uzunluğundadır.
Translate from Turkish to English

Bireysel özgürlük, demokrasinin ruhudur.
Translate from Turkish to English

Bir günlük özgürlük, on yıllık zulümden daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Özgürlük uğruna öldüler.
Translate from Turkish to English

Özgürlük bir dindir, zamanımızın dinidir.
Translate from Turkish to English

Para insana özgürlük veriyor, yani paran kadar özgür oluyorsun.
Translate from Turkish to English

Bireysel özgürlük demokrasinin temelidir.
Translate from Turkish to English

Din, bütün bölgede özgürlük ve adalet arayışıdır.
Translate from Turkish to English

Biz, herkes için özgürlük istedik.
Translate from Turkish to English

Mücadelesini verdiğimiz şey, özgürlük.
Translate from Turkish to English

İnternet insanlara özgürlük verdi.
Translate from Turkish to English

Özgürlük her şeyi mümkün olduğu kadar zararsız yapabilmekten oluşur.
Translate from Turkish to English

Eğer özgürlük istiyorsan, ebeveynlerinle yüzleşmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Onlar özgürlük için savaştılar.
Translate from Turkish to English

Seçenekler özgürlük ve ölümdür.
Translate from Turkish to English

Herkesin kişisel özgürlük hakkı vardır.
Translate from Turkish to English

Sana özgürlük yolunu göstereceğim.
Translate from Turkish to English

Onu kullanmadığın sürece özgürlük yararsızdır.
Translate from Turkish to English

Kim özgürlük istiyor?
Translate from Turkish to English

Mücadelesini veriyor olduğumuz şey, özgürlük.
Translate from Turkish to English

Bana özgürlük ya da ölüm ver!
Translate from Turkish to English

Diğer ülkeler benim özgür ülkemden bir şey öğrenebilsinler diye ülkem için özgürlük istiyorum.
Translate from Turkish to English

Özgürlük aşkı bizi buraya getirdi.
Translate from Turkish to English

Özgürlük Heykeli New York'ta bulunur.
Translate from Turkish to English

Özgürlük için bedel ödenmeli.
Translate from Turkish to English

İstediğimiz şey özgürlük.

Uluslar özgürlük için savaşıyor.

Özgürlük yalnızca gücün olduğu yerdedir.

Dan bir özgürlük sembolü.

Amerika'daki siyah insanlar daha önce "Bize özgürlük verin." diyordu.

Birinin teroristi diğerinin özgürlük savaşcısı.

O, kadınların özgürlük hareketinde aktif bir rol aldı.

Özgürlük Anıtı New York'ta bulunmaktadır.

Sana Özgürlük Heykeli'nin bir resmini göstereyim.

Özgürlük ülkesi, geleceğin ülkesi, seni selamlıyorum!

Yaşamı bize veren Tanrı, aynı zamanda özgürlük de verdi.

Pek çok kişi bu özgürlük bayrağı altında toplandı.

Özgürlük Heykeli Amerika'nın sembolüdür.

"Özgürlük, eşitlik, kardeşlik" bir Fransız sloganıdır.

Biz özgürlük istiyoruz.

Özgürlük cehaletin bittiği yerde başlar.

Özgürlük istiyorum.

Hayatta kalan mültecilerin özgürlük gözünde tütüyor.

Basitlikte özgürlük vardır.

Kendi kararlarımı vermek için sadece biraz daha özgürlük istiyorum.

İnsanlar daha fazla özgürlük ve eşitlik peşinde.

Helen Reddy'ye ait "Ben Kadınım" şarkısı Kadın Özgürlük Hareketi'nin gayri resmi marşı haline gelmiştir.

Özgürlük düşmanları için özgürlük yoktur.

Bana kanını ver, ben sana özgürlük veririm.

Dünyada mutluluk yoktur ama barış ve özgürlük vardır.

Rus dilinde özgürlük için hiçbir sözcük yoktur.

Fransa "Dünya'yı Aydınlatan Özgürlük" heykelini Amerika Birleşik Devletleri'ne hediye etti.

Onlar özgürlük için mücadele ediyor.

Hayvanlara kafesten özgürlük.

Bana ya özgürlük verin ya da ölüm verin!

Özgürlük çok, çok önemlidir.

"Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik" Haiti'nin de sloganıdır.

Pilot bulutların üstünde sınırları olmayan bir özgürlük hissetti.

Herkesin özgürlük hakkı vardır.

Özgürlük sadelikte yatar.

Özgürlük aklın bir halidir.

Özgürlük Anıtı altından yapılsaydı ne olurdu?

Biz özgürlük dediğimizde onu Lincoln ile ilişkilendiriyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri özgürlük idealleri ile dünyayı aydınlatan bir ülkedir. Siyasi cinayetler, askeri darbeler, işgaller, bombalama ve işkence bütün dünyayı daha iyi bir yer yapmak için Amerika Birleşik Devletleri tarafından yürütülmektedir.

Şüphe olan yerde özgürlük vardır.

Özgürlük değerlidir.

Bazıların terörist dedikleri diğerleri için özgürlük savaşçısıdır.

Bu ülke, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkeleri üzerine kurulmuş.

Özgürlük için bir protesto yürüyüşü düzenlediler.

Tom özgürlük istedi.

O bana özgürlük verir.

Özgürlük sevgisi, Amerikan damarlarımızda akan ortak bir kan.

Fadıl'ın bir başka özgürlük şansı var.

Özgürlük sadece size verilen bir şey değil. Bunun için savaşmanız ve kendiniz ele geçirmeniz gerekir.

Eğer insanlar onun için savaşmazsa, özgürlük asla güvenli olamaz.

Özgürlük istiyorsan onun için savaşmalısın.

John Brown bir terörist mi yoksa bir özgürlük savaşçısı mıydı?

Ekonomik özgürlük yaşam kalitesini arttırır.

Leyla bir gece daha özgürlük istedi.

Kral mahkumlara özgürlük verdi.

Özgürlük, başkalarına duymak istemedikleri şeyleri söyleme hakkıdır.

Bulutların üstünde özgürlük herhalde sınırsız olmalı. Derler ki tüm korkular tüm endişeler bulutların altında saklı kalırlarmış. Ve sonra bize büyük ve önemli görünenler, birden boş ve küçük olurlarmış.

Ülkenin hemen her yanında Uzlaştırma ve Özgürlük, Barış ve Esenlik Dernekleri de vardı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English