Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ürün"

Learn how to use ürün in a Turkish sentence. Over 93 hand-picked examples.

Bu ürün İtalya'da üretilir.
Translate from Turkish to English

Polonya'dan Türkiye'ye ithal edilen bir sürü ürün var.
Translate from Turkish to English

Etnik İran gıdalarında, sütten yapılan birçok ürün görebilirsiniz.
Translate from Turkish to English

Flash programı olsaydı, iPad daha iyi bir ürün olurdu.
Translate from Turkish to English

Bu iyi hava devam ederse, iyi bir ürün alacağız.
Translate from Turkish to English

Bu ürün İtalya'da yapılır.
Translate from Turkish to English

Bu ürün bize büyük bir kar getirdi.
Translate from Turkish to English

Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.
Translate from Turkish to English

Ekonomik durgunluğa karşın, ticari ürün fiyatları hala yüksek.
Translate from Turkish to English

Biz tüketiciler daha fazla yerli ürün tüketmeliyiz.
Translate from Turkish to English

Ürün sigortalıydı.
Translate from Turkish to English

Ürün yüksek bir fiyat etiketi taşımaktadır.
Translate from Turkish to English

Yeni ürün beni hayal kırıklığına uğrattı.
Translate from Turkish to English

Açık hava marketinde taze ürün satılmaktadır.
Translate from Turkish to English

Yeni ürün, kurulum sırasında herhangi bir sorun çıkmasın diye bu hafta iki kez kontrol edildi.
Translate from Turkish to English

Bu ürün güvenlik için en yüksek kaygı ile tasarlanmıştır.
Translate from Turkish to English

Reklamdaki ürün zaten tükendi mi?
Translate from Turkish to English

Ürün yanlış etiketlendirildi.
Translate from Turkish to English

Bu ürün kötü değil.
Translate from Turkish to English

Lüks ürün pazarı hızla büyüyor.
Translate from Turkish to English

Ürün kutudan çıkarılmadı.
Translate from Turkish to English

Bu arazi iyi ürün verir.
Translate from Turkish to English

ABD'nin Çin'e ihraç ettiği başlıca ürün soya fasülyesiydi.
Translate from Turkish to English

Japonya, Çin'den hammadde ithal eder ve Çin'e hazır ürün ihraç eder.
Translate from Turkish to English

Bu ürün yerel tüketim için kullanılmalıdır.
Translate from Turkish to English

Yurt dışında birçok ürün alır.
Translate from Turkish to English

Özel bir ürün mü arıyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Ürün kullanma kılavuzuna göre kullanılmalı.
Translate from Turkish to English

Bu ürün hem bir zemin cilası hem de bir tatlı kaplama malzemesidir.
Translate from Turkish to English

O, çiftliğinde bitkisel ürün ve inek yetiştiriyor.
Translate from Turkish to English

Bu ürün nerede kullanılacak?
Translate from Turkish to English

Eğilim her zaman daha az işçi kullanarak daha fazla ürün üretmektir.
Translate from Turkish to English

O ürün hakkında biraz daha bilgiye ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

O ürün hâlâ mevcut mu?
Translate from Turkish to English

Bu ürün için geniş bir pazar var.
Translate from Turkish to English

Son zamanlarda bu ürün için talep arzdan daha hızlı artmıştır.
Translate from Turkish to English

Ürün eser miktarda fındık ve gluten içerebilir.
Translate from Turkish to English

Biz geniş bir ürün yelpazesi satarız.
Translate from Turkish to English

Daha fazla ürün satmanız gerekir.
Translate from Turkish to English

Bir grup Amerikalı mimar, ürün tasarımcısı, mühendis ve bilim adamı, evrensel tasarımın yedi ilkesini geliştirmiştir.
Translate from Turkish to English

Bu ürün özel kullanım için tasarlanmıştır.
Translate from Turkish to English

Bu ürün hakkında bazı değişiklikler yapabilir miyim?
Translate from Turkish to English

Bu ürün için yeterli talep yok.
Translate from Turkish to English

Bu ürün, üretilmek için pahalıdır.
Translate from Turkish to English

Bu dükkan her türde ürün satar.

Bazen, daha ucuz bir ürün satın almak uzun vadede size daha fazlaya mal olacaktır.

Bu ürün beş yıllık garanti ile geliyor.

Biz bu ürün için tek yetkili satıcıyız.

Bu ürün kelepir.

Bu topraklar az ürün verir.

Bu ürün Çin'de yapıldı.

Bu ürün Çin'de imal edilmiştir.

Bu ürün Çin'de üretilmiştir.

Ürün tekrar işlenmemelidir.

Bu ürün satışlarının düşük olması nedeniyle durduruldu.

Türkiye'de birçok ürün Polonya'dan ithal edilir.

Bu ürün çevre dostudur.

Bu ürün karbon içermez.

İnsanlar kendi çevrelerinden bir ürün mü?

Bu ürün şu anda stok dışı.

Ürün onu taze tutmak için vakumla kapatılır.

O bir korsan ürün.

Bu ürün her yerde bulunur.

Zaten bu koda sahip bir ürün var.

Bir ürünü ücretsiz kullanıyorsanız ürün sizsinizdir.

Bir ürün size ücretsiz sunuluyorsa ürün sizsinizdir.

Hiçbir ürün tek bir ülkeye ait değildir.

İşlediğin toprak bundan böyle sana ürün vermeyecek. Yeryüzünde aylak aylak dolaşacaksın.

İçinde sağlığa zararlı maddeler olduğu tespit edilen ürün raflardan toplandı.

Bu ürün çürümüş.

Bu ürün çürük.

Bu toprak iyi ürün verir.

Yeni mağazada yetmiş binin üzerinde ürün bulunuyor.

Bir diğer eşsiz yerel ürün de koyun peyniri.

Bu ürün, tanıtımlarında iddia edilen etkileri yaratıyor mu, yoksa bir aldatmacadan mı ibaret?

O ürün artık piyasada yok.

Fiyatının hakkını veren bir ürün değil bence.

Kâr odaklı bir şirket ürün için sizden para almıyorsa satılan ürün sizsinizdir.

Hatalı ürün gönderildiği için iade işlemi başlattım.

Ürün indirime girince bir miktar alıp stokladım.

O ürün gümrüğe tabi değil.

Ürün henüz prototip aşamasında.

Ürün 1 litrelik şişelerde satılıyor.

Teklif ettiğiniz fiyatlardan satabileceğimiz bir ürün yok beyefendi. Siz maalesef yanlış yere gelmişsiniz. Burası hurdacı değil, antikacı dükkânı.

William günlük sorunlar için yenilikçi çözümler yaratan yetenekli bir ürün tasarımcısıdır.

Bir yerden ürün alırken teşhir ürünü olup olmadığını mutlaka kontrol edin.

Bu ürün Japonya'da satılmıyor.

Satın almadığım bir ürün için neden para ödeyeyim?

Aldığım ürün defolu çıktı.

Bir iki kalem ürün değil, dünkü gönderinin tamamında kusur var.

Bu ürün satılıktır.

Bu ürün satılık.

Yeni bir ürün çıkarabilseydin, bu ne olurdu?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English