Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "üstü"

Learn how to use üstü in a Turkish sentence. Over 85 hand-picked examples.

Üstü kalsın.
Translate from Turkish to English

Üstü kalsın, lütfen.
Translate from Turkish to English

Pilot üstü kapalı olarak onun bir UFO olabileceğini söyledi.
Translate from Turkish to English

İşte paranızın üstü.
Translate from Turkish to English

O sırt üstü uzandı.
Translate from Turkish to English

O, sırt üstü yüzebilir.
Translate from Turkish to English

Göletin üstü buz tutmuş.
Translate from Turkish to English

Diz üstü bilgisayarımı masanın kenarına o kadar yakın koymamalıydım.
Translate from Turkish to English

O sırt üstü yatıyordu.
Translate from Turkish to English

Akan Gölü'nün üstü buz tuttu.
Translate from Turkish to English

Komşunun çocuğu bir ağaçtan tepe üstü düştü.
Translate from Turkish to English

Üstü kalsın!
Translate from Turkish to English

Sırt üstü yat.
Translate from Turkish to English

Mary üstü açılabilir kırmızı spor arabasıyla uzaklaşırken Tom izledi.
Translate from Turkish to English

Tom diz üstü bilgisayarına bir bardak süt döktü.
Translate from Turkish to English

O yeni kırmızı üstü açılabilir bir araba sürüyordu.
Translate from Turkish to English

1980'lerde başbakan Turgut Özal rakipleri için "Kıç üstü oturdular" demiş, ve argo söz kullandığı için eleştirilmişti.
Translate from Turkish to English

Tom sırt üstü uzanıyor, tavana bakıyor.
Translate from Turkish to English

Beni suç üstü yakaladın!
Translate from Turkish to English

Onu suç üstü yakaladım!
Translate from Turkish to English

Suç üstü yakalanmaktan korkmuyor musun?
Translate from Turkish to English

Tom'un üstü çıplak.
Translate from Turkish to English

Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü.
Translate from Turkish to English

Tom yüz üstü yere kapaklandı.
Translate from Turkish to English

Çatıdan kafa üstü düştü.
Translate from Turkish to English

Diz üstü bilgisayarında sadece ne yazdın?
Translate from Turkish to English

Böbrek üstü bezleri adrenalin salgılar.
Translate from Turkish to English

Polis, hırsızı suç üstü yakaladı.
Translate from Turkish to English

Denis sırt üstü toprakta uzanıyordu.
Translate from Turkish to English

Mary aldığı üstü açılan yeni arabasıyla herkese hava atıyor.
Translate from Turkish to English

Yüz üstü uzanarak uyudum.
Translate from Turkish to English

Yüz üstü yatarak uyudum.
Translate from Turkish to English

Endişelenme, bu akşam üstü cevabı alacaksın.
Translate from Turkish to English

Üstü açılabilen bir araba sürüyorum.
Translate from Turkish to English

Hava o kadar soğuktu ki gölün üstü buz tuttu.
Translate from Turkish to English

Üstü kapalı bir tehdit mi bu?
Translate from Turkish to English

Benim diz üstü bilgisayarım çalındı.
Translate from Turkish to English

Biletler yetişkinler için 30 dolar ve 4 yaş üstü çocuklar için 15 dolar.
Translate from Turkish to English

Tom sırt üstü uzanıyor.
Translate from Turkish to English

Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben üstü açık bir arabayla ABD çapında dolaşmak isterim.
Translate from Turkish to English

Altı yaş ve üstü çocukların okula gitmeleri gerekir.
Translate from Turkish to English

Çocukken kafa üstü düşmüştün.
Translate from Turkish to English

18 yaş üstü insanlar araba sürebilir.
Translate from Turkish to English

Sırt üstü uzanıyordum.
Translate from Turkish to English

Bütün kollarımın üstü sivrisinekler tarafından ısırıldı.
Translate from Turkish to English

Tepenin üstü düzdür.
Translate from Turkish to English

Video oyunları ile birlikte çocuklar artık masa üstü oyunları oynamıyorlar.
Translate from Turkish to English

Üstü kapalı elemanlar açıklanabilir.
Translate from Turkish to English

Sadece sosyalleşmek için masa üstü oyunları oynarım.

Tom ve ben birlikte lisans üstü eğitim kurumundaydık.

Babam yatma zamanı geldiğini üstü kapalı söyledi.

Kurbağalama yüzebilirim ama sırt üstü yüzemem.

Tom tökezledi ve karda yüz üstü kapaklandı.

Şapkanın üstü kirli idi.

Mary diz üstü botlarını giydi.

Çantamı trendeki baş üstü rafında bıraktım.

Sırt üstü yatıp bulutların geçişini izlemekten hoşlanıyorum.

Giriş 18 yaş üstü olanlara sınırlandırılmıştır.

"Üstü kalsın." "Teşekkürler."

Tom lisans üstü eğitim birimine gitmek istemedi.

Tom pilav üstü kuruya bayılır.

Çek oradan bir pilav üstü kuru!

Onun üstü açık bir arabası var.

Tom üstü kapalı tehditte bulundu.

Ali altı üstü bir memur parçası.

Ali altı üstü bir şoför parçası.

Ali'yle ayak üstü konuştuk biraz.

Otomat para üstü vermiyor.

Üstü başı kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.

Tom kendine kırmızı renkli üstü açılır bir araba satın aldı.

Kafa üstü düştü.

Bu bir şeyin üstü örtülü söylenmiş hâli mi?

Tom'un üstü başı jilet gibiydi.

Yapılacak iş dediğin atla deve değil, altı üstü güç ile yer değişiminin çarpımına eşit.

Merak etme, işi yoluna koyarız. Zaten iş dediğin şey altı üstü kuvvet çarpı yol.

Altı kaval, üstü şeşhane.

En az ise elli beş yaş üstü işçiler etkileniyor.

On sekiz vekil ise elli dokuz ve üstü yaşlarda.

Diğer tüm parti üyeleri kırk ve üstü yaşlarda.

Sırt üstü yattığınızda nefes almakta zorlanıyor musunuz?

Tom altı üstü bir çocuk.

Gabriel, kampüs çevresinde üstü açık bir araba kullanıyordu.

Kadını yatakta sırt üstü yatarken buldular.

Altı alay üstü kalay.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English