Learn how to use üstünlük in a Turkish sentence. Over 13 hand-picked examples.
Tenis tarihinde taraflardan birinin diğerine en ezici üstünlük kurduğu Grand Slam finali, Batı Almanyalı Steffi Graf'ın Sovyet Nataşa Zvereva'yı iki seti de 6-0 kazanarak çok rahat yendiği 1988 Fransa Açık Finali'ydi. Maçın tamamı yalnızca 34 dakika sürmüştü.
Translate from Turkish to English
Onlar birbirlerine karşı üstünlük sağlamak için çok uğraştılar.
Translate from Turkish to English
Rakiplerinize üstünlük sağlayabilir misiniz?
Translate from Turkish to English
Onun bir üstünlük kompleksi vardır.
Translate from Turkish to English
Dan beyaz bir üstünlük yanlısı olduğunu ortaya koydu.
Translate from Turkish to English
Aşağılık kompleksi ve üstünlük kompleksi genellikle benzer davranışa yol açar.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir üstünlük kompleksi var.
Translate from Turkish to English
İkili averajda üstünlük Anadoluspor'da.
Translate from Turkish to English
Rakiplerimize karşı muhakkak üstünlük sağlayacağız.
Translate from Turkish to English
Hakikat şu ki, grup üstünlük taslayan üyelerle dolu ve bunu yetiştikleri ortamdan edindikleri için üstlerinden atamıyorlar.
Translate from Turkish to English
Bir alıntı, bir tartışmadan daha iyidir. Bunu rakibinizi ikna etmeden bir anlaşmazlıkta üstünlük elde etmek için kullanabilirsiniz.
Translate from Turkish to English
Neden bu kadar üstünlük taslıyorsun?
Translate from Turkish to English
Neden bu böyle üstünlük taslıyorsun?
Translate from Turkish to English