Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "üzerinden"

Learn how to use üzerinden in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Çocuk, çitin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Lech Wałęsa 1980'de tersane çitinin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Karısıyla İnternet üzerinden tanıştı.
Translate from Turkish to English

Bir uçak dağ üzerinden uçtu.
Translate from Turkish to English

Ağaçların üzerinden kuleyi görebiliriz.
Translate from Turkish to English

İngilizcede 100 üzerinden 90 puan aldı.
Translate from Turkish to English

Lindbergh, Atlantik üzerinden uçan ilk insandı.
Translate from Turkish to English

O plaja gitti, ve denizin üzerinden ufka doğru baktı.
Translate from Turkish to English

Köpek çitin üzerinden bahçeye atladı.
Translate from Turkish to English

İnternet üzerinden insanlara asılmak sokakta asılmaktan daha kolaydır.
Translate from Turkish to English

Uzağa gitsen bile, telefon üzerinden birbirimizle temas kurmaya devam edelim.
Translate from Turkish to English

Uçak bulutların üzerinden uçtu.
Translate from Turkish to English

Tom hendeğin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Ken duvarın üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Uçak Kate'in evinin üzerinden uçtu.
Translate from Turkish to English

O, İngilizcede 100 üzerinden 90 aldı.
Translate from Turkish to English

O, çitin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Omuzumun üzerinden göz gezdirdim.
Translate from Turkish to English

Köpek bir sandalyenin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

O, Paris üzerinden Londra'ya gitti.
Translate from Turkish to English

Uçak Fuji Dağının üzerinden uçtu.
Translate from Turkish to English

Onlar köprünün üzerinden geçtiler.
Translate from Turkish to English

O, çitin üzerinden bir top attı.
Translate from Turkish to English

Onun atı çitin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Çitin üzerinden atlayan beyaz bir köpek gördüm.
Translate from Turkish to English

Masanın üzerinden uzandı ve elimi sıktı.
Translate from Turkish to English

Cookie Kate'nin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

O, su birikintisi üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

At çitin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Sığ hendek üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Omzunun üzerinden arkasına baktı.
Translate from Turkish to English

Tom çamur birikintisinin üzerinden atladı.
Translate from Turkish to English

Gözlüğünün üzerinden ona baktı.
Translate from Turkish to English

Atını çitin üzerinden atlattı.
Translate from Turkish to English

Hendeğin üzerinden atlamaya korkuyorum.
Translate from Turkish to English

Amerika'ya gitmesinin üzerinden on yıl geçti.
Translate from Turkish to English

Çitin üzerinden göremeyecek kadar çok kısaydı.
Translate from Turkish to English

Honolulu üzerinden Tokyo'ya dönmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ay dağların üzerinden çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Bir mayının üzerinden sürdü ve onun cipi patladı.
Translate from Turkish to English

Çocuğun çitin üzerinden atladığını ve kaçtığını gördü.
Translate from Turkish to English

5 Mart Cuma günü kararlaştırılan 10 Milyar Avroluk kurtarma planı uyarınca Güney Kıbrıs bankalarında 100,000 avronun üzerinde parası bulunan mudilerin artık tasarrufları üzerinden yüzde 9.9 vergi ödemesi gerekecek.
Translate from Turkish to English

Gökdelen çevredeki diğer binaların üzerinden yükseldi.
Translate from Turkish to English

Jet binanın üzerinden uçtuğunda pencere camları zangırdadı.
Translate from Turkish to English

Tom çitin üzerinden tırmanmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom masanın üzerinden eğildi ve Mary'yi öptü.

Hong Kong üzerinden eve döndü.

Dün camın üzerinden sürmüştüm, ama sadece dış lastiğim hasar gördü.

Üzerinden tam bir sene geçti.

Ellerini çek kızımın üzerinden!

O Amerika üzerinden Avrupa'ya gitti.

Çitin üzerinden tırmandım.

Çocuklar çitin üzerinden tırmandı.

O hendeğin üzerinden atlayamam.

Çek ellerini onun üzerinden.

Çek pis ellerini onun üzerinden.

Tom birinin kendisini izleyip izlemediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.

Tom su birikitisinin üzerinden atladı.

Siyah bulutlar kent üzerinden geçiyordu.

Tom çit üzerinden atladı.

Tom sığ hendeğin üzerinden atladı.

Dönüşünün üzerinden haftalar geçti.

Tom omzunun üzerinden sinirli şekilde baktı.

Telesekreterde bir mesaj: "Lütfen beni sonra ara. 18.00'e kadar cep telefonumdan, ondan sonra ise sabit hat üzerinden bana ulaşabilirsin.

Filmlerde, hayaletler duvarların üzerinden yürüyebilir.

Tom çitin üzerinden atladı.

Tom çitin üzerinden baktı.

Tom omzunun üzerinden baktı.

Tom filme 10 üzerinden 7 puan verdi.

Dere üzerinden atlamaya cesaret edemedi.

Birçok göçmen Balkanlar üzerinden Yunanistan'dan Batı Avrupa'ya seyahat ediyor.

Birçok göçmen, Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Batı Avrupa'ya yolculuk ediyor.

Kız gözlerini onun üzerinden alamadı.

Bunun üzerinden atla.

Tom Mary'nin hala onu takip edip etmediğini görmek için omzunun üzerinden baktı.

Şikago üzerinden Boston'dan San Fransisko'ya seyahat etti.

Son görüşmemizin üzerinden çok zaman geçti, değil mi?

Ellerini Tom'un üzerinden çek.

Göçmenler Avustralya'ya deniz üzerinden geliyorlar.

Bir helikopter başımızın üzerinden uçtu.

O San Francisco üzerinden geldi.

O, duvarın üzerinden bakmak için fazla kısaydı.

Tavuklar duvar üzerinden uçamazlar.

Koşucu yerin içindeki deliğin üzerinden zıpladı.

Web'deki her şey Google üzerinden bulunamaz.

İnternet üzerinden bağış kabul ediyoruz.

O, ceketini omzunun üzerinden attı.

Yusufçuk incelikle suyun üzerinden geçti.

Ben PayPal üzerinden size ödeme gönderdim.

Mary uzun at kuyruğunu omzunun üzerinden attı.

Köpek çitin üzerinden atladı.

O, Amerika Birleşik Devletleri üzerinden Avrupa'ya gitti.

Saçları omzunun üzerinden düştü.

Ben çitin üzerinden tırmanmak zorunda kaldım.

Omzumun üzerinden bakmanı istemiyorum.

İnternet üzerinden ödeyebilir miyim?

Tom genellikle giysileri internet üzerinden satın alır.

O derenin üzerinden atlamaya cesaret edemedi.

Program dün radyo üzerinden yayınlandı.

Onun ölümünün üzerinden on yıl geçti.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English