Learn how to use ışığa in a Turkish sentence. Over 21 hand-picked examples.
Bütün bitkilerin suya ve ışığa ihtiyacı vardır.
Translate from Turkish to English
O, ışığa sadece bir tanık gibi geldi.
Translate from Turkish to English
Biraz ışığa ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Daha çok ışığa ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Her saniye, Güneş malzemesinin 4 milyon tonunu nükleer füzyon sürecinde ısıya ve ışığa dönüştürür.
Translate from Turkish to English
Burada biraz ışığa ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Bütün bitkiler suya ve ışığa ihtiyaç duyarlar.
Translate from Turkish to English
Benim gözlerim ışığa çok hassas.
Translate from Turkish to English
O, yaşlı kadına kasabadaki tüm gürültüye ve ışığa neyin sebep olduğunu sordu.
Translate from Turkish to English
Kara delik içinde ışığa ne olur?
Translate from Turkish to English
Bu bitkinin çok ışığa ihtiyacı yok.
Translate from Turkish to English
Kedilerin gözleri ışığa karşı çok duyarlıdır.
Translate from Turkish to English
Kedilerin gözleri ışığa çok duyarlıdır.
Translate from Turkish to English
Tom ışığa karşı güzel kırmızı rengi izlemek için şarap kadehini kaldırdı.
Translate from Turkish to English
Mary ışığa karşı duyarlı olduğundan güneş gözlüğü takıyor.
Translate from Turkish to English
Lütfen sizi daha iyi görebilmem için ışığa gelin.
Translate from Turkish to English
Karanlıktan çıkarak ışığa çıktı.
Translate from Turkish to English
Halifeliğin durumuna gelince, bunun bilim ve tekniğin ışığa boğduğu gerçek uygarlık dünyasında gülünç sayılmaktan başka bir durumu kalmış mıydı?
Translate from Turkish to English
Böcekler ışığa gelir.
Translate from Turkish to English
Gözlerim ışığa çok duyarlıdır.
Translate from Turkish to English
Uzakta gördüğü ışığa doğru ilerliyordu.
Translate from Turkish to English