Learn how to use ılıman in a Turkish sentence. Over 21 hand-picked examples.
Pirinç ılıman ülkelerde yetişir.
Translate from Turkish to English
Japonya, ılıman bir iklime sahiptir.
Translate from Turkish to English
O ülke ılıman bir iklime sahiptir.
Translate from Turkish to English
Bu ülke ılıman bir iklime sahiptir.
Translate from Turkish to English
Biz ılıman bir kış geçiriyoruz.
Translate from Turkish to English
Ada ılıman bir iklime sahiptir.
Translate from Turkish to English
Uzun kara kış sonunda bitti ve yerini yumuşak ılıman bahara bıraktı.
Translate from Turkish to English
Son zamanlarda çok sayıda ılıman günler yaşıyoruz.
Translate from Turkish to English
Buradaki hava Moskova'dakinden daha ılıman.
Translate from Turkish to English
Buradaki iklim Tokyo'dakinden daha ılıman.
Translate from Turkish to English
Bahar soğuk kıştan sonra ılıman hava getirir.
Translate from Turkish to English
Japonya ılıman bir iklime sahiptir.
Translate from Turkish to English
İklim çok ılıman.
Translate from Turkish to English
Genel olarak Japonya'nın ılıman bir iklimi vardır.
Translate from Turkish to English
Japonya'da ılıman bir iklim vardır.
Translate from Turkish to English
O ülkenin ılıman bir iklimi vardır.
Translate from Turkish to English
Olağandışı bir şekilde ılıman bir kıştı.
Translate from Turkish to English
Buradaki hava çok ılıman.
Translate from Turkish to English
Daha ılıman bir iklime sahip bir şehre taşındım.
Translate from Turkish to English
Bütün kıyı bölgelerinin ılıman iklimleri yoktur.
Translate from Turkish to English
Norveç'in ılıman bir kış geçirdiğini söylemek abartı olur.
Translate from Turkish to English