Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "ıslak"

Learn how to use ıslak in a Turkish sentence. Over 99 hand-picked examples.

Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
Translate from Turkish to English

Benim pantolon ıslak.
Translate from Turkish to English

Bu tür ayakkabı ıslak zeminde kayma eğilimindedir.
Translate from Turkish to English

Tom, masanın üstünü ıslak bir bez ile temizledi.
Translate from Turkish to English

Tom eve sırılsıklam ıslak vardı.
Translate from Turkish to English

Zemin ıslak görünüyor.
Translate from Turkish to English

Kediler ıslak olmaktan hoşlanmazlar.
Translate from Turkish to English

Dikkatli ol, yer ıslak.
Translate from Turkish to English

Zemin hâlâ ıslak.
Translate from Turkish to English

Ateşin yanında ıslak elbiselerini kuruttu.
Translate from Turkish to English

Elbiseniz ıslak boyaya dokunuyor.
Translate from Turkish to English

Tom ıslak mayosunun suyunu sıktı.
Translate from Turkish to English

O ıslak.
Translate from Turkish to English

Kedi ıslak.
Translate from Turkish to English

Saçı ıslak.
Translate from Turkish to English

Köpekler ıslak.
Translate from Turkish to English

Cadde ıslak.
Translate from Turkish to English

İç çamaşırım ıslak.
Translate from Turkish to English

Onun hepsi ıslak.
Translate from Turkish to English

Çünkü o, kirli ve ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom ıslak.
Translate from Turkish to English

Saçım hâlâ ıslak.
Translate from Turkish to English

Cadde ıslak ve kaygandır.
Translate from Turkish to English

Yol ıslak ve kaygan.
Translate from Turkish to English

Benim külodum ıslak.
Translate from Turkish to English

O ıslak havluyu çantaya koyma.
Translate from Turkish to English

Mürekkep hala ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom'un saçı ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom'un saçı yağmurdan ötürü ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom neden ıslak?
Translate from Turkish to English

Gece yağmur yağmış olmalı, sokak ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom banyodan henüz çıktı ve saçları hâlâ ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom'un hâlâ ıslak saçı var.
Translate from Turkish to English

Saçın ıslak bile değil.
Translate from Turkish to English

Onun ıslak kıyafetleri vucuduna yapıştı.
Translate from Turkish to English

Lütfen ıslak şemsiyeyi bu çantaya koy.
Translate from Turkish to English

Battaniye hâlâ ıslak.
Translate from Turkish to English

Buhar ısı uygulanmasıyla bir gaz formuna dönüştürülebilir sudur. Bu da, ya doymuş, kızdırılmış, kuru ya da ıslak olabilir.
Translate from Turkish to English

Tom kermes için biraz ıslak kek yaptı.
Translate from Turkish to English

İç çamaşırı hala ıslak.
Translate from Turkish to English

Saçın hâlâ ıslak mı?
Translate from Turkish to English

Dört çekerli arabalar kaygan ve ıslak düzeylerde direnebilir.
Translate from Turkish to English

O, ıslak çoraplarını çıkardı.
Translate from Turkish to English

Tom ıslak çoraplarını çıkardı.
Translate from Turkish to English

Saçım ıslak.
Translate from Turkish to English

Havlu ıslak.
Translate from Turkish to English

Tom çamaşır ipine üç çift ıslak kot astı.
Translate from Turkish to English

O, ıslak tişört yarışmasını kazandı.
Translate from Turkish to English

AC güç kablosunun fişine ıslak ellerle dokunmayın.
Translate from Turkish to English

Eğer suya düşersen tüm ıslak giysileri çıkarmalısın.
Translate from Turkish to English

Bir cennet kuşu yakalayamıyorsan bir ıslak tavuk alsan daha iyi olur.
Translate from Turkish to English

Neden herkes ıslak?
Translate from Turkish to English

Senin kedin ıslak.
Translate from Turkish to English

Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.
Translate from Turkish to English

Çok ıslak.
Translate from Turkish to English

Annem ıslak saçla dışarı çıktığım için nezleye yakalandığımi söyledi.

Tom ve Mary ıslak çimentoda el izleri yaptı.

Tom ıslak giysilerini kuru bir şeyle değiştirmek istiyor.

Tom, Mary'nin alnına ıslak bir havlu koydu.

Kapının üzerinde ıslak boya var.

Tom ıslak elbiselerini kurutucu içine itti.

Bornoz hala ıslak.

Bu mumu yakamıyorum. O ıslak.

Kız, göz yaşlarıyla hâlâ ıslak yüzünü kaldırdı.

Bu çok ıslak.

Bu ıslak havluyu torbaya koymayın.

Tuvalet kağıdı yerine ıslak mendil kullanıyorum.

Benim hâlâ ıslak saçım var.

Dikkat: ıslak zemin.

Çimen hâlâ biçmek için çok ıslak.

Tom masayı ıslak bir bezle sildi.

Tom ateşi ıslak bir battaniye ile örterek söndürdü.

Elbiselerim ıslak.

Elbiseleriniz ıslak.

Tom ıslak değil.

Şu ıslak kıyafetleri değiştir.

Tom tamamen ıslak.

Zemin ıslak ve kaygan. Dikkatli ol!

Yer ıslak ve kaygan.

Yerler ıslak ve kaygan.

Çoraplarım ıslak.

Spor ayakkabılarım ıslak.

Yer çok ıslak.

Zemin çok ıslak.

Hiç ıslak rüya gördün mü?

Yağmur yağıyor. Yollar ıslak.

Yerler ıslak, gece yağmur yağmış.

Yerler ıslak, dikkat et de kayma.

Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.

Kalsın o don ıslak.

Karnımı ıslak hamburgercide doyuruyorum.

Odunlar ıslak.

Neden her şeyin ıslak olduğunu bilmiyorum.

Dışarısı oldukça ıslak.

Zemin hala ıslak.

Su ıslak mıdır?

Su gerçekten ıslak mıdır?

"Su gerçekten ıslak mıdır?" "Evet, su ıslaktır."

Ayakkabılarım ve çoraplarım ıslak.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English