Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "şüphesiz"

Learn how to use şüphesiz in a Turkish sentence. Over 83 hand-picked examples.

Şüphesiz o, sınavda başarılı olacak.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.
Translate from Turkish to English

Bir kurnaz avcı, Christopher Columbus bir zamanlar kırmızı bir başlık giydi ve ormana gitti. Şüphesiz, o büyük kötü kurdu cezbetti, onu yakaladı, ve bağıran kurdu gemisine geri götürdü.
Translate from Turkish to English

Hiç şüphesiz sınavı geçebileceksin.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz haberi duydun.
Translate from Turkish to English

Tom şüphesiz büyük konuşur.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz sevimli, ama güzel değil.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz o, daha sonra gelecek.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz onun yokluğunun farkındasın.
Translate from Turkish to English

Wilson kazanmak için şüphesiz en iyi şansa sahipti.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz, o, yürüyüş yapmayı sever.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz, o, biyoteknoloji hakkında çok şey biliyor.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz havalar düzelecektir.
Translate from Turkish to English

Beşimiz arasında, o şüphesiz en çok dili konuşan kişidir.
Translate from Turkish to English

Evet, evet, şüphesiz.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz aklın karışmış, Tom.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz köydeki en yaşlı adamdır.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz şirketimizi duymuşsunuzdur.
Translate from Turkish to English

O, şüphesiz bizimle çalışan en güzel dansçılardan biri.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz, orada bir problem var.
Translate from Turkish to English

Hiç şüphesiz bu çok iyi bir haber.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz Tom'dan beklenen bunlardı.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz Tom'la irtibata geçebiliriz.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz boğulan çocuğu kurtarmalıyım.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz o iyi bir adam ama güvenilir değil.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz Tom bunun farkında.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz güzel.
Translate from Turkish to English

O, şüphesiz bu yaz İngiltereyi ziyaret edecek.
Translate from Turkish to English

Bu şüphesiz.
Translate from Turkish to English

Dün, şüphesiz, otuz yıllık hayatımın en kötü günüydü.
Translate from Turkish to English

Bu, şüphesiz ki, benim için utandırıcı bir durum.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz Cengiz Han tüm zamanların en büyük fatihidir.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz onlara yardım etmek istiyoruz.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz senden çok daha iyi.
Translate from Turkish to English

Tom, şüphesiz, çok yorgundu.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz Tom'da potansiyel var.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz onu görebilirsin.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz bizi arıyor olacaklardır.
Translate from Turkish to English

Hiç şüphesiz, büyüleyici bir andı bu.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz onu ben yapacağım.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz başarılı olacak.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz Japonya'daki en başarılı iş adamlarından biridir.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz, bunu düzeltebileceğimiz bir yol var.
Translate from Turkish to English

O iyi bir insan, şüphesiz, fakat çok akıllı değil.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz zengin ama onun çok akıllı olduğunu sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

O şüphesiz zengin ama ona güvenmiyorum.
Translate from Turkish to English

Bu şüphesiz doğru.
Translate from Turkish to English

Şüphesiz, o bir şoktu.

Şüphesiz gidersen sorun değil.

O şüphesiz başarılı olacaktır.

O hiç şüphesiz sınıfında en çalışkandır.

Hiç kitap olmasaydı, hayat hiç şüphesiz çok sıkıcı olurdu.

Şüphesiz, o dürüst bir adam.

Milli Kütüphane şüphesiz ilgi noktalarından biridir.

Şüphesiz tenis maçını kazanacağımı düşünüyorum.

Şüphesiz o, sınavı geçecek.

Şüphesiz bilgisayar, kıymetli bir alettir.

O, şüphesiz şimdiye kadar gelmiş geçmiş en büyük şairlerden biriydi.

Şüphesiz iyi bir fikir ama uygulamaya koymak zor.

Şüphesiz o zaten gitti.

Bizim toplum olarak çok sorunumuz var. Bu şüphesiz onlardan biri değil.

O yakışıklı değil, şüphesiz, fakat o iyi huyludur.

O güzel değil, şüphesiz, ama o çok akıllı.

Bu şüphesiz Emet!

Tom şüphesiz bir sürü şikayet eder.

Annem şüphesiz en önemlidir.

En sevdiğim içecek şüphesiz maden suyudur.

Sizin kromozomunuz şüphesiz ne tür bir insan olduğunuzu gösterebilir!

Burası şüphesiz dünyadaki en iyi ülke.

Hiç şüphesiz o senin oğlun.

İngiliz dili şüphesiz en kolay ve aynı zamanda uluslararası iletişimin en etkili aracıdır.

Hiç şüphesiz, Tom, Mary'nin kolyesini çalan kişi.

Sorunun ne olduğunu anlamanız şüphesiz uzun sürdü, değil mi?

Tom bunu yapmada hiç şüphesiz daha iyi olacak.

Eğitime yatırım şüphesiz ki bir ülkeyi yoksulluktan kurtarmanın tek etkili yoludur.

Bunun etkileri ise şüphesiz oldukça çarpıcı oldu.

Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.

"Laikçi" kelimesini tersten okuyunca "içki al" oluyor. Şüphesiz bunda feraset sahipleri için ibretler vardır.

Bu alışılmadık bir şey, şüphesiz.

Hiç şüphesiz.

Şüphesiz ki evren sonsuzdur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English