Learn how to use şık in a Turkish sentence. Over 45 hand-picked examples.
O çok şık görünüyor.
Translate from Turkish to English
O şık.
Translate from Turkish to English
Gerçeğe uygun konuşma şık değil, ve şık konuşma gerçeğe uygun değildir. İyi sözler ikna edici değil, ve ikna edici sözler iyi değildir.Bilgili olanlar çok değil, ve çok olanlar bilgili değildir.
Translate from Turkish to English
Şık giyinmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English
O, şık bir şekilde giyinmişti.
Translate from Turkish to English
O şık giyinmiş.
Translate from Turkish to English
Şık olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Burası çok şık değil.
Translate from Turkish to English
Juan'ın gömleği benimki kadar şık.
Translate from Turkish to English
O şık giyinmişti.
Translate from Turkish to English
Daha şık bir şeyler giymek istemediğine emin misin?
Translate from Turkish to English
Eviniz çok şık.
Translate from Turkish to English
Tom çok şık bir adam.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman şık kıyafetler giyer.
Translate from Turkish to English
Tom bugün biraz şık giyinmiş gibi görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Sen şık görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça şık görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Ne kadar şık!
Translate from Turkish to English
Mary'nin şık elbiseler giydiğini düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Şık saatler gittikçe daha popüler oluyor.
Translate from Turkish to English
O, güzel, şık ve iyi eğitimlidir.
Translate from Turkish to English
Bu kulaklıklar hem şık hem de konforlu.
Translate from Turkish to English
Tom daha şık görünmek istediği için sahte gözlük taktığını kabul etti.
Translate from Turkish to English
Onun o kostümün içinde şık göründüğünü kabul etmek zorundasın.
Translate from Turkish to English
O her ucundan özenle kıvrılmış bir bıyığı olan şık bir adamdı.
Translate from Turkish to English
Çok şık görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Tom, Boston'un en şık adamı seçildi.
Translate from Turkish to English
Biz şık şey yapmaya çalışıyoruz.
Translate from Turkish to English
Manuela'nın kıyafetleri çok şık.
Translate from Turkish to English
Umarım aşırı şık giyinmemişimdir.
Translate from Turkish to English
Manuela'nın elbiseleri çok şık.
Translate from Turkish to English
Mary çok şık bir kadındır.
Translate from Turkish to English
O her zaman şık kıyafet giyer.
Translate from Turkish to English
Çok yaşlı bir çift 75.evlilik yıldönümünü kutlamak için şık bir akşam yemeğine çıkıyor.
Translate from Turkish to English
Sen çok şık bir adamsın.
Translate from Turkish to English
Ali attığı şık çalımla rakibinden sıyrıldı.
Translate from Turkish to English
Ali şık bir topuk pası attı.
Translate from Turkish to English
El yazınız oldukça şık.
Translate from Turkish to English
Tom kadar şık değilsin.
Translate from Turkish to English
Oturma odası çok şık döşenmişti.
Translate from Turkish to English
Aslında hayat çok şık bir orospu gibi ama muamelesi iyi değil.
Translate from Turkish to English
Cam kettle hem daha şık hem daha sağlıklı.
Translate from Turkish to English
Saúl evi sade ama çok şık bir biçimde dekore ettirmiş.
Translate from Turkish to English
Saúl evi minimalist stilde ama çok şık dekore ettirmiş.
Translate from Turkish to English
İstanbul'da şık bir kafede oturuyoruz.
Translate from Turkish to English