Learn how to use şeftali in a Turkish sentence. Over 41 hand-picked examples.
Geçen yıl büyük bir şeftali hasatı vardı.
Translate from Turkish to English
Tom yarım şeftali yedi ve artanını bana uzattı.
Translate from Turkish to English
İstediğin kadar çok şeftali al.
Translate from Turkish to English
İstediğin kadar şeftali al.
Translate from Turkish to English
Şeftali ağacı çiçek açtığı zaman çok güzeldir.
Translate from Turkish to English
Tom biraz şeftali pastası yedi.
Translate from Turkish to English
Bahçeme bir şeftali ağacı diktim.
Translate from Turkish to English
Bu bir şeftali ağacı. Çok güzeldir.
Translate from Turkish to English
Tom bahçesine üç elma ağacı ve bir şeftali ağacı dikti.
Translate from Turkish to English
Kaç tane şeftali var?
Translate from Turkish to English
Ben şeftali sevmem.
Translate from Turkish to English
Küçük şeftali ağacı Almanya'dandır.
Translate from Turkish to English
Küçük şeftali ağacını hiç Almanca selamladın mı?
Translate from Turkish to English
Ben ilk kez bir şeftali çekirdeği yutuyorum.
Translate from Turkish to English
Kızım kiraz, karpuz ve şeftali gibi yaz meyvelerini sever.
Translate from Turkish to English
Kızım kiraz, karpuz ve şeftali gibi yaz meyvelerini seviyor.
Translate from Turkish to English
Şu anda, bizim yaban mersini, böğürtlen, kiraz, çilek, şeftali ve nektarinimiz var.
Translate from Turkish to English
İster inan ister inanma şeftali ve badem ilişkilidir.
Translate from Turkish to English
Bu şeftali bir sanat eseridir.
Translate from Turkish to English
Bu şeftali bir güzelliktir.
Translate from Turkish to English
Üzüm ve şeftali gibi meyvelerden hoşlanırım.
Translate from Turkish to English
Bu ağaç her yıl iyi şeftali verir.
Translate from Turkish to English
"Pfirsichbäumchen" Almancada "küçük şeftali ağacı" demektir.
Translate from Turkish to English
"Pfirsichbäumchen" Almancada "küçük şeftali ağacı" anlamına gelir.
Translate from Turkish to English
Şeftali yerine çikolata satın almak için markete gittim.
Translate from Turkish to English
Bir çocukken dedemin bahçesinde şeftali toplamayı severdim.
Translate from Turkish to English
Şeftali ağaçları tam çiçeklenme döneminde.
Translate from Turkish to English
Bir şeftali yiyeceğim.
Translate from Turkish to English
Şeftali yiyeceğim.
Translate from Turkish to English
Elma mı yoksa şeftali mi istersin?
Translate from Turkish to English
Tom, evinin önünde küçük bir şeftali ağacı dikti.
Translate from Turkish to English
Bana bir kilo şeftali ver.
Translate from Turkish to English
Tom'un arka bahçesinde küçük bir şeftali ağacı var.
Translate from Turkish to English
Tom'un arka bahçesinde şeftali ağacı var.
Translate from Turkish to English
Şeftali ağaçları genellikle ilkbaharda çiçek açar.
Translate from Turkish to English
Ali şeftali suyu içti.
Translate from Turkish to English
Süzme peynirle konserve şeftali şahane bir ikili olur.
Translate from Turkish to English
Şeftali rengi çok hoş, değil mi?
Translate from Turkish to English
Şeftali yedim.
Translate from Turkish to English
Şeftali istiyor musun?
Translate from Turkish to English
Şeftali istiyorum.
Translate from Turkish to English