Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "şekerleme"

Learn how to use şekerleme in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Nasıl şekerleme yapılacağını bilir.
Translate from Turkish to English

Eğer eğerler ve fakatlar şekerleme ve çerez olsalar, hepimiz neşeli bir Noel yaparız.
Translate from Turkish to English

O çocuk şekerleme için annesiyle alay etti.
Translate from Turkish to English

Kırsaldaki yürüyüşünden sonra yorgun hissettiği için şekerleme yaptı.
Translate from Turkish to English

Kavanozda biraz şekerleme var.
Translate from Turkish to English

Bitirdiği an, o, bir şekerleme için uzandı.
Translate from Turkish to English

Tom çok sık öğle yemeğinden sonra bir saat şekerleme alır.
Translate from Turkish to English

O, her zaman okulda şekerleme yapıyor.
Translate from Turkish to English

Tom bir şekerleme yapıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom, akşam yemeğinden önce bir şekerleme yapmak istedi.
Translate from Turkish to English

O şekerleme yaptı.
Translate from Turkish to English

Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Sürekli şekerleme yapıyordu.
Translate from Turkish to English

Tom otuz dakika şekerleme yaptı.
Translate from Turkish to English

Öğle yemeğinden sonra genelde şekerleme yaparlar.
Translate from Turkish to English

Bir saat şekerleme yaptım.
Translate from Turkish to English

Şekerleme yapmadığı günlerde aksi olur.
Translate from Turkish to English

Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.
Translate from Turkish to English

Favori şekerleme türün nedir?
Translate from Turkish to English

Annem her öğleden sonra bir şekerleme yapar.
Translate from Turkish to English

Tom genellikle öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yapar.
Translate from Turkish to English

O kasede değişik türde şekerleme var.
Translate from Turkish to English

Çok şekerleme yediğim için şişmanlıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom öğleden sonra erken saatlerde şekerleme yapmayı sever.
Translate from Turkish to English

Şekerleme yapıyorum.
Translate from Turkish to English

kendilerine şekerleme paketlerini dağıtırken çocuklar mutlulardı.
Translate from Turkish to English

Yemekler arasında genellikle bol miktarda şekerleme, dondurma, patlamış mısır ve meyve yiyebiliyor.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom şekerleme yapıyor.
Translate from Turkish to English

Şekerleme yap.
Translate from Turkish to English

Yakında vazgeçebilirim ve onun yerine sadece şekerleme yapabilirim.
Translate from Turkish to English

Tom'un az boş zamanı olduğu için şekerleme yaptı.
Translate from Turkish to English

Genellikle hangi saatlerde şekerleme yaparsın?
Translate from Turkish to English

Tom genellikle öğleden sonranın başlarında üç saatlik bir şekerleme yapar.
Translate from Turkish to English

Öğle yemeğinden hemen sonra şekerleme yapmayı severim.
Translate from Turkish to English

Öğle yemeğinden sonra uzun bir şekerleme aldım.
Translate from Turkish to English

Tom öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yapar.
Translate from Turkish to English

Sen hiç kütüphanede şekerleme yaptın mı?
Translate from Turkish to English

Belki sadece yakında vazgeçeceğim ve onun yerine şekerleme yapacağım.
Translate from Turkish to English

Diğeri şekerleme yaparken bizden biri nöbet tutsun.
Translate from Turkish to English

Senin şekerleme yapmanı öneriyorum.
Translate from Turkish to English

Şekerleme yapacağım.
Translate from Turkish to English

Şekerleme yapmaya karar vermiştim.
Translate from Turkish to English

Şekerleme yapmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Gidip şekerleme yapacağım.
Translate from Turkish to English

Eğer yorgunsan bir şekerleme yap.

Kırsal bölgedeki yürüyüşte yorgun hissettiği için, o şekerleme yaptı.

Biz şekerleme istiyoruz.

Biraz şekerleme ister misin?

Tom bir şekerleme yapmak istiyordu.

Tom'un şekerleme yemesine izin verilmediğini düşündüm.

Neden şekerleme yapmıyorsun?

Ona biraz şekerleme verdim.

Tom şekerleme yapıyor.

Ben ofiste şekerleme yapamıyorum.

Onlara biraz şekerleme verdim.

Odamda şekerleme yapıyorum.

En son ne zaman şekerleme yaptın?

Ben şekerleme yapıyorum.

Burada şekerleme yaparsan üşütürsün.

Belki bugün biraz şekerleme yapacağım.

Biz neredeyse hazırlıkları bitirdik. Bir şekerleme yapmaya ne dersin?

Yorgun olduğum için şekerleme yaptım.

Sadece ona biraz şekerleme al.

Şişman kız çok şekerli bir sürü şekerleme yiyor.

Nerede olursa bir şekerleme yapabilirim.

Neredeyse her gün şekerleme yaparım.

Anne, bana şekerleme satın almam için para verebilir misin.

Ben çok şekerleme almam.

Şekerleme yapayım.

Onun bir şekerleme yapıyor olması gerekiyor.

Biraz daha şekerleme alabilir miyim?

Mary'nin patronu onun doğum günü için ona bir kutu şekerleme verdi.

Dişçi şekerleme yemeni istemiyor.

Ben çocukları görmeye gittiğimde ceplerimi şekerleme ile doldururum.

Biraz şekerleme ve bunun gibi, ben bir papatya gibi tazeyim.

Bu kavanozda kaç tane şekerleme olduğunu hiç kimse tahmin edemez.

Şekerleme ya da başka bir şey yapalım mı?

Ben şekerleme ve kurabiyeler satın alıyorum.

Oğlum biraz şekerleme yemek istiyor.

Tom nasıl şekerleme yapacağını bilir.

Öğle yemeğinden sonra şekerleme yapacağım.

Tom Mary'ye çiçekler ve şekerleme getirdi.

Tom şekerleme yapması gerektiğini söyledi.

Tom şekerleme yapmak istediğini söyledi.

Ben genellikle öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yaparım.

Öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yaparım.

O şekerleme mi?

Çocuğa iki şekerleme izni verildi.

Geçen gece yeterince uyumadıysan bir şekerleme yapmalısın.

Çantamda bulunan şekerleme sıcakta eridi.

Dahası, Çin halkı şekerleme yapmayı sever.

Ben şekerleme yapmadım.

Bir şekerleme yapmam gerekiyordu.

Bir şekerleme yapmak istedim.

Kanapende şekerleme yapabilir miyim?

Tom iki ağaç arasına bir hamak kurdu ve şekerleme yaptı.

Tom bu öğleden sonra şekerleme yaptı.

Şekerleme dükkanı kapalı.

Tom kanepede şekerleme yapıyor.

20 dakikalık bir şekerleme yaptım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English