Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "şimdiden"

Learn how to use şimdiden in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Şimdiden sonra ne yapması gerektiğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Eğer bakışlar öldürebilse, ben zaten şimdiden ölmüş olurum.
Translate from Turkish to English

Kısa eteklerin modası şimdiden bitti.
Translate from Turkish to English

Oğlum şimdiden yüze kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

Fakat Pepperberg papağan ile çalışmanın daha şimdiden hayvanlara bakmanın şeklini değiştirdiğini söylüyor.
Translate from Turkish to English

O iki yaşında, ama şimdiden 100'e kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

Ben onu şimdiden yaptım.
Translate from Turkish to English

Şimdiden teşekkür ederim.
Translate from Turkish to English

Ona yapabileceğin herhangi bir yardım için şimdiden size teşekkür etmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tüm Yeni Yılın kartlarını şimdiden yazdın mı?
Translate from Turkish to English

Şimdiden teşekkür ederiz.
Translate from Turkish to English

O çocuk sadece dört yaşında fakat şimdiden yüze kadar sayabiliyor.
Translate from Turkish to English

Şimdiden çocukların mı var?
Translate from Turkish to English

Saat şimdiden on birdir.
Translate from Turkish to English

Tom'u bulamıyorum. Daha şimdiden gitti mi?
Translate from Turkish to English

Daha şimdiden acıktım.
Translate from Turkish to English

Tayland'da ülkenin bazı kısımları pirinç yetiştirmek için şimdiden aşırı kuru hale geldi.
Translate from Turkish to English

Onun davranışları için şimdiden özür dilerim.
Translate from Turkish to English

Şimdiden ev ödevini bitirdin mi?
Translate from Turkish to English

İşbirliğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.
Translate from Turkish to English

Şimdiden büyükannemin yüzünü unutuyorum.
Translate from Turkish to English

Misafirlerim sadece dünden beri buradalar fakat şimdiden her şeyi silip süpürdüler.
Translate from Turkish to English

Her şey için şimdiden teşekkürler.
Translate from Turkish to English

Sanırım ihtiyacını almak için şimdiden yeterli paran var.
Translate from Turkish to English

Tom'un gittiğinden beri daha şimdiden bir yıl olduğuna inanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Şimdiden Tom'u özlüyorum.
Translate from Turkish to English

Şimdiden uyudu mu?
Translate from Turkish to English

Bunu şimdiden üç kez yaptım.
Translate from Turkish to English

Tom'u şimdiden özlüyorum.
Translate from Turkish to English

Saat şimdiden on. Annem kızgın olmalı.
Translate from Turkish to English

Daha şimdiden çok uzun bekledim.
Translate from Turkish to English

Keşke şimdiden yarın olsa.
Translate from Turkish to English

Daha sonra alacağım CD'yi daha şimdiden ayırdım.
Translate from Turkish to English

Tom 2.30'dan beri içki içiyor ve daha şimdiden biraz sarhoş.
Translate from Turkish to English

Yardımınız için şimdiden teşekkür ediyorum.
Translate from Turkish to English

Daha şimdiden onların yaklaşık üç yüz tanesini sattılar.
Translate from Turkish to English

Daha şimdiden onun için çok geç olabilir.
Translate from Turkish to English

Yalnızca 26 yaşında olmasına rağmen şimdiden zengindir.
Translate from Turkish to English

Sözünden dönen olacaksa şimdiden söylesin, canını yakarım.
Translate from Turkish to English

Şimdiden yapılması gereken iki iş var.
Translate from Turkish to English

O yalnızca 26 yaşında ve şimdiden birkaç şirket yönetti.
Translate from Turkish to English

O şimdiye kadar yalnızca 10 sayfa okudu. Bense şimdiden 60 sayfa okudum.
Translate from Turkish to English

Şimdiden iki kitap yayınladı.
Translate from Turkish to English

Şimdiden noel hediyelerini satın aldın mı?
Translate from Turkish to English

Bu resim şimdiden satıldı.

Şimdiden özür diliyoruz.

Yardımınız için size şimdiden teşekkür ederim.

Yardımın için sana şimdiden teşekkür ederim.

Bunu şimdiden bilmelisin.

Ne sipariş edeceğine şimdiden karar verdin mi?

Biz şimdiden 7 milyarız.

Şimdiden kendimi daha iyi hissediyorum.

Yorgunsan şimdiden yatağa git.

Tom hariç herkes şimdiden burada.

Bu yeni ayakkabılar şimdiden onarım istiyor.

Şimdiden sarhoş musun?

Oğlum şimdiden yüzece sayabiliyor.

Sen şimdiden bir haftalık bir nişanlanma partisine davetlisin.

Şimdiden özür dilerim.

Şimdiden daha iyi hissediyorum.

Tom daha şimdiden konuşmaya başlıyor.

Onlar şimdiden alarma geçirildi.

Yardımınız için şimdiden teşekkürler.

Kediler yaban hayatı için üst düzeyde tehdittir. Daha şimdiden otuz üç tane türün küresel çapta yok olmasından sorumludurlar ve her yıl milyarlarca yabani kuş ve memeliyi öldürmektedirler.

Belediye başkanın gelecek yıl için daha şimdiden birkaç düşüncesi var!

Bir Belçika mezarlığındaki korkunç helikopter kazası, kurtarıcılar şimdiden 500'den fazla ceset çıkardılar.

Senin şimdiden bir planın var mı?

Gelecek hafta Boston'a taşınıyorum." "Senin şimdiden özledim.

Fransızcayı çok iyi konuşmadığımı şimdiden bilmelisiniz.

Sana şimdiden teşekkür ederim.

Reddetme ve şimdiden dışarı çıkalım.

Şimdiden 109 tane devlet Kosova'nın bağımsızlığını tanıdı.

Seni seviyorum, Dan. Sadece iki haftadır buradasın ve şimdiden popülersin.

Genç yaşında, şimdiden çok başarılıdır.

Daha bu sabah ayrıldın ama şimdiden seni özlüyorum.

Bu bilgisayarı bir yıl önce satın aldım ve o şimdiden bir dinozor.

Kardeşim benden daha büyük; şimdiden iki çocuğu var.

O şimdiden okuyup yazmaya başlıyor.

Bazıları şimdiden biraz sarhoştu.

Şimdiden ayrılıyor muyuz?

Bugün şimdiden eve gitmek istiyorum.

Mary birincisini bitirmeden önce Tom şimdiden üçüncü birasını içiyordu.

Şimdiden birkaç tane beyaz saç telim var.

Bu gece şimdiden üç tane halk şarkısı söyledim.

Şimdiden üç fincan kahve içtim.

Masayı şimdiden kurdum.

Şimdiden üç tane kitap yazdım.

Tom sadece 27 yaşında ama şimdiden insanlardan ve bu dünyadan hayal kırıklığına uğradı.

Şimdiden hem matematikte hem de edebiyatta yeteneklidir.

Şimdiden çok teşekkürler.

Sami şimdiden yeni bir arkadaş edindi.

Nasıl oldu da sen şimdiden uyanıksın Tom? Genellikle şu anda hâlâ uyursun, bu yüzden bana söylendi. Seni görmek için daha erken kalktım. "

Tom şimdiden tüm Avrupa başkentlerine gitti.

Şimdiden yedin mi?

Sami'nin planı şimdiden ölüydü

Onu yapmak için şimdiden söz verdim.

Midem şimdiden gurulduyor.

Jackson'ın ezberlememi söylediği üç şiiri şimdiden ezberledim.

Mary ve Tom sadece altı aydır burada yaşıyorlar ama şimdiden iyi adapte olmuşlar.

Mary ve Tom yalnızca altı aydır burada oturuyorlar ama şimdiden iyi uyum sağladılar.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English