Learn how to use şimdiki in a Turkish sentence. Over 58 hand-picked examples.
Şimdiki patronumu memnun etmek zordur.
Translate from Turkish to English
Şimdiki durumdan bir çıkış yolu arıyoruz.
Translate from Turkish to English
Zamana bağlı bir toplumda zaman lineer olarak görülür-yani geçmişten şimdiki zamana ve geleceğe doğru uzanan düz bir çizgi olarak.
Translate from Turkish to English
O onun şimdiki eşi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin şimdiki erkek arkadaşıdır.
Translate from Turkish to English
Soyadı "Joobs" olsaydı, Steve Jobs'un şimdiki kadar başarılı olacağını mı düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Şimdiki işimi bırakacağım.
Translate from Turkish to English
Onun şimdiki yardımcısı Bayan Nokami'dir.
Translate from Turkish to English
Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın.
Translate from Turkish to English
Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.
Translate from Turkish to English
O on yıldır şimdiki görevinde kaldı.
Translate from Turkish to English
O, şimdiki moda hakkında çok şey bilir.
Translate from Turkish to English
Eğer dünya şimdiki şeklinde olmasaydı herhangi birine güvenebilirdim.
Translate from Turkish to English
Şimdiki kız arkadaşımı spor salonunda tanıdım.
Translate from Turkish to English
O, şimdiki maaşından memnun değil.
Translate from Turkish to English
Şimdiki planınız da işe yaramayacak.
Translate from Turkish to English
Şimdiki gençler ağzını çabuk bozuyor.
Translate from Turkish to English
Şimdiki yaşlılar ne kadar haklı.
Translate from Turkish to English
Annem, şimdiki ev hanımlarının kullandığı ev gereçlerinin hiçbirine sahip değildi.
Translate from Turkish to English
Şimdiki karpuzlarda eskilerin tadı yok.
Translate from Turkish to English
Şimdiki zaman gibi zaman yok.
Translate from Turkish to English
Şimdiki ekonomik kriz için cumhuriyetçi parti suçlanacak mı?
Translate from Turkish to English
Robert şimdiki görevinden memnun.
Translate from Turkish to English
Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık.
Translate from Turkish to English
Saakaşvili iktidara geldiğinde Gürcistan'ın şimdiki milli marşı, 2004 yılında kabul edildi.
Translate from Turkish to English
Orada oturan kadın onun şimdiki karısı.
Translate from Turkish to English
Şimdiki öncelik bu.
Translate from Turkish to English
Şimdiki evimiz çok küçük, bu yüzden taşınmaya karar verdi.
Translate from Turkish to English
Dilma Rousseff, Brezilya'nın şimdiki devlet başkanıdır.
Translate from Turkish to English
Şimdiki şifre "eosdigital".
Translate from Turkish to English
Bana şimdiki adresini söyler misin?
Translate from Turkish to English
Jane Cobb, onun şimdiki sekreteri, ofiste ona katlanabilen tek kişi.
Translate from Turkish to English
Cennet ya da cehennem yoktur. Biz sadece şimdiki zamanda yaşayabiliriz.
Translate from Turkish to English
Şimdiki devlet başkanının pek çok düşmanı var.
Translate from Turkish to English
Bazı insanlar için, şimdiki zaman gelecekten daha önemlidir.
Translate from Turkish to English
Biz sadece şimdiki zamanı yaşıyoruz.
Translate from Turkish to English
Şimdiki zaman, tek gerçeklik ve tek kesinliktir.
Translate from Turkish to English
Bu cümle şimdiki zamandadır.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin şimdiki kocası.
Translate from Turkish to English
Bu müzik benim şimdiki ruh halime uyar.
Translate from Turkish to English
Böyle durumlarda "şimdiki zaman" kullanılır.
Gelecek, şimdiki zamanın sonucudur.
Şimdiki başbakan törende bulunmadı.
İngilizce, dünyanın şimdiki lingua frankasıdır.
Şimdiki mazeretimiz nedir?
Şimdiki veriler sonuçsuz.
Şimdiki eğilimler devam ederse, dil muhtemelen yakın gelecekte ölecektir.
Şimdiki mikroskoplar, maddenin moleküler yapısını ince detaylarla gözlemlememize olanak sağlar.
Tom o zamanlar şimdiki gibi zengin değildi.
Bana eski günler lazım bir de şimdiki aklım.
Şimdiki kilom lisedeykenki kilomla aynı.
Evrim varsa şimdiki maymunlar niye insan olmuyor?
Bu rakam şimdiki değeri elli bir avro.
Şimdiki oran yüzde elli iki.
Şimdiki çocuklar harika.
Eskiden haber kanalları şimdiki kadar çok yokken açık oturum programları prime timedan ancak fırsat bulup gece yarısına doğru başlar ve sabaha kadar sürerdi.
Obama ABD'nin şimdiki başkanıdır.
Okul yıllarında şimdiki kadar nazik değildi.