Learn how to use şirin in a Turkish sentence. Over 96 hand-picked examples.
Betty şirin bir kız, değil mi?
Translate from Turkish to English
O bebek aslında hiç de şirin değil.
Translate from Turkish to English
O gerçekten şirin ve bu yüzden onunla çalışmayı seviyorum
Translate from Turkish to English
Ne şirin bir bebek. Cee.
Translate from Turkish to English
Mary şirin. Jane de.
Translate from Turkish to English
O kız güzelden çok şirin.
Translate from Turkish to English
Şirin olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Bu güzel ve şirin.
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşim bana şirin bir bebek verdi.
Translate from Turkish to English
O çok şirin.
Translate from Turkish to English
Ne şirin bir bebek!
Translate from Turkish to English
O gerçekten şirin.
Translate from Turkish to English
Kedi şirin.
Translate from Turkish to English
Ne kadar da şirin görünüyordu pencereden mendilini sallarken!
Translate from Turkish to English
Mary'nin şirin olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Tom çok şirin.
Translate from Turkish to English
Mary oldukça şirin.
Translate from Turkish to English
Bu çok şirin.
Translate from Turkish to English
Şirin değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom şirin mi?
Translate from Turkish to English
Tom bana Mary'nin şirin olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from Turkish to English
Tom şirin.
Translate from Turkish to English
Ne şirin bir kedi!
Translate from Turkish to English
Mary'nin gerçekten şirin olduğunu duydum.
Translate from Turkish to English
Fırında çalışan kız şirin.
Translate from Turkish to English
O şirin sayılır.
Translate from Turkish to English
Şirin görünmek için burada değilim.
Translate from Turkish to English
Bu penguen gerçekten şirin.
Translate from Turkish to English
Bunun gerçekten şirin olduğunu düşündüm.
Translate from Turkish to English
Senin şirin olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin şirin olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye şirin olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
İnsanlar Maria'ya şirin olduğunu söylediler fakat ayna sen şirinden çok daha fazlasısın, sen güzelsin! dedi.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten çok şirin.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten şirin bir adamdı.
Translate from Turkish to English
Yardımım olmadan yapamayacağını bildiğin için bana şirin gözükmeye çalışma!
Translate from Turkish to English
Ne şirin bir çocuk!
Translate from Turkish to English
Tom'un yaptığının şirin olduğunu düşünüyordum.
Translate from Turkish to English
O, üniforması içinde şirin görünüyor.
Translate from Turkish to English
O, şimdiye kadar gördüğüm en şirin şey.
Translate from Turkish to English
Daha şirin olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
O şirin olabilir ama ben ondan hoşlanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Ne şirin!
Translate from Turkish to English
Onlar şirin.
Translate from Turkish to English
Şu kız çok şirin görünüyor.
Translate from Turkish to English
Mary bugün gerçekten şirin görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin ne kadar şirin olduğuna inanamadı.
Translate from Turkish to English
Gelincik en şirin hayvandır.
Translate from Turkish to English
Bu şimdiye kadar gördüğüm en şirin bebek.
Translate from Turkish to English
O, kasabadaki en şirin oğlan.
Translate from Turkish to English
Senin saçın şirin. Ben onu o şekilde seviyorum.
Translate from Turkish to English
Neden sincaplar bu kadar şirin?
Translate from Turkish to English
Çok şirin!
Translate from Turkish to English
Tom sınıfımızdaki en şirin çocuk.
Translate from Turkish to English
Tavşanlar sincaplardan daha şirin mi?
Translate from Turkish to English
Jingxiang çok şirin.
Tom Mary'nin şirin olduğunu düşündü.
Şirin ol ve kapa çeneni!
Neden çocuklar bu kadar şirin, merak ediyorum?
Senin kedin şirin.
Tom ve Mary birlikte şirin görünüyorlar.
Tom çok şirin bir çocuktu.
Mary Cadılar Bayramı kostümüyle sevimli ve şirin görünüyordu.
Tom çok daha şirin.
Ne şirin köpek yavruları!
O kedi çok şirin.
Küçük bir ada üzerindeki bir göletin ortasında şirin bir ördek evidir.
O, şirin ve modaya uygun görünmek istiyor.
Postacı şirin.
Bu kedi yavrusu çok şirin.
O kedi yavrusu çok şirin.
Bu adam gerçekten şirin.
Tom ve Mary şirin bir çift.
Onun şirin olduğunu düşünmüyor musun?
Mary, kasabadaki en şirin kız.
Ne şirin bir adın var.
Mary bugün çok şirin görünüyor.
Merhaba. Oradaki arkadaşım utangaçtır ve şirin olduğumu düşünüp düşünmediğinizi bilmek istiyor.
Şirin bir aksanı var.
Bütün bebek hayvanlar şirin değil.
O çok şirin bir yüz.
Şu şirin yüze bak.
Olmak istediğinizde oldukça şirin olabilirsiniz.
Tom'un köpeği şirin.
Tom Mary'nin şirin olduğunu düşünmedi.
Tom, Mary'nin şirin olduğunu düşünmüyor.
Sizin çocuklarınız şirin.
Tom'un çocukları şirin.
Gerçekten Tom'un şirin olduğunu düşünüyor musun?
Tom Mary'nin şirin olduğunu söyledi.
Tom, Mary'nin şirin olduğunu düşündüğünü söyledi.
Mary buradaki en şirin kız.
Satın aldığım kahve şirin bir plastik bardakta geldi.
Bu karabat gerçekten şirin.
Şirin bir kız Tom'un gözüne takıldı.
Kışın o barid ve çetin atmosferinin üzerimizden hiç kalkmayacakmış hissinin, sonsuz kudretin şirin rahmetiyle ne kolay çözüldüğünü, ölmüş, kurumuş ağaçların ne kadar hızlı ve sühuletle yeşillenip çiçeklendiğini, defaten milyonlarca hayvanın etrafta nasıl cevelan eder hale geldiğiyle giderildiğini baharın gelmesiyle gösterir.