Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "açığa"

Learn how to use açığa in a Turkish sentence. Over 75 hand-picked examples.

Açığa çıkartılmayacak hiçbir sır yoktur.
Translate from Turkish to English

O hislerini açığa vurmaya eğilimlidir.
Translate from Turkish to English

Rüşvet açığa çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin söylediğini açığa çıkardı.
Translate from Turkish to English

Medya her şeyi orantısız olarak açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

Bu sorunu açığa çıkaralım.
Translate from Turkish to English

O, onun sırrını açığa çıkarmadı.
Translate from Turkish to English

O, sırrını açığa çıkardı.
Translate from Turkish to English

Sırrı açığa vurmazdı.
Translate from Turkish to English

Sırrını açığa çıkarmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Siz açığa alındınız.
Translate from Turkish to English

İğrenç bir yara izini açığa çıkarmak için kolunu sıvadı.
Translate from Turkish to English

Bazı konuşmalar, hata ve yanlış anlamaları açığa çıkarıyor.
Translate from Turkish to English

Zaman hep gerçeği açığa çıkarır.
Translate from Turkish to English

Bu bilgiyi hâlâ açığa çıkaramam.
Translate from Turkish to English

Sır açığa çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom'un foyası açığa çıkarılacak.
Translate from Turkish to English

Konuşma, beynin değerini açığa vurur.
Translate from Turkish to English

Biz bu gizemi açığa çıkardık.
Translate from Turkish to English

Gerçekleri en çok açığa çıkaran, en çabuk ölür.
Translate from Turkish to English

Gerçek açığa çıkarıldı.
Translate from Turkish to English

Zamanla her şey açığa kavuşacak.
Translate from Turkish to English

Sonunda gizli yaşamı açığa çıktı.
Translate from Turkish to English

Mary, onun ücretini yükseltmeseydi onun işverenin tüm sırlarını açığa vuracağını söyledi.
Translate from Turkish to English

O, sırrımı açığa çıkardı.
Translate from Turkish to English

Oh hayır, bizim sırrımızı açığa vurdun!
Translate from Turkish to English

Gözleri, korkusunu açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

Tom sırrı açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

Tom onun sırrını açığa çıkardı.
Translate from Turkish to English

Yanma, ısıyı açığa çıkarır.
Translate from Turkish to English

Seni sırlarımı açığa vurmaktan vazgeçiremem. Ancak, yapmaman için yalvarıyorum.
Translate from Turkish to English

Neyin doğru ve neyin yanlış olduğunu açığa kavuşturacağız.
Translate from Turkish to English

O, sevgisini açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

Gözlerindeki korku dilindeki yalanı açığa vuruyor.
Translate from Turkish to English

Tom zorunda olduğunun daha fazlasını açığa vurmak istemedi.
Translate from Turkish to English

Kabin basıncının değişmesi gerekiyorsa, koltuğunuzun üzerindeki paneller oksijen maskelerini açığa çıkaracaktır.
Translate from Turkish to English

Tom bizi açığa çıkaracaktı.
Translate from Turkish to English

Tüm sırlarımı açığa vurmayın.
Translate from Turkish to English

Benim sırlarımı açığa vurmamalısın.
Translate from Turkish to English

Tom'un sırlarını açığa vurmamalısın.
Translate from Turkish to English

Sen duygularını açığa çıkardın.
Translate from Turkish to English

Artık sır açığa çıktı.
Translate from Turkish to English

Onun şaşkınlığı onun yalanını açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

Onun sırlarını açığa vurmayacağım.
Translate from Turkish to English

Tüm sırlarını açığa vurma.
Translate from Turkish to English

Yüz, kalpte ne olduğunu açığa vurur.
Translate from Turkish to English

O kederini açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

İtalyanca konuşmada pek iyi değilim, ama bunun açığa çıkmasını istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun yüzü gerçek hislerini açığa vurdu.
Translate from Turkish to English

Sami'nin sırrı açığa çıktı.

Gerçek açığa çıkar.

Her şey sonunda açığa çıkar.

Zayıf yönlerimiz açığa çıkarıldı.

Sır resmi olarak açığa çıktı.

Leyla, günlüğünde hayal kırıklıklarını açığa vurdu.

Tom'un yüzü pasif görüntüsünü kaybetti ve korku ve nefretini açığa vurdu.

Genellikle duygularımı açığa vurmam.

Genellikle hislerimi açığa vurmam.

Sanırım Tom açığa alındı.

Tom duygularını açığa vurmadı.

Sami bu konuyu açığa çıkardı.

Sami şok edici bir gerçeği açığa çıkardı.

Sami'nin sırrı açığa çıkmak üzereydi.

Bir şeyi açığa kavuşturalım Tom.

Tom'un açığa alınacağını sanmıyorum.

Sami, Leyla'nın aslında Ferit olduğunu açığa çıkardı.

Her şey açığa çıkacaktır.

Bu inançla bağdaşmaz oy ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline! Hemen dinsiz, vatansız, hain, istenmez olur.

Yabancı bir devletin koruyuculuğunu ve kollayıcılığını istemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve beceriksizliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir.

Ama, baştan sona bütün evreleri kapsayan sezgilerimizi ilk anda bütünüyle açığa vurmadık ve söylemedik.

Bu Tom'un potansiyelini açığa çıkarması için harika bir fırsat.

Seçimin resmî olmayan sonuçları açığa çıktı.

Hedefler potansiyeli açığa çıkarır.

Yıllardır içinde sakladığı sırrı mahkemede açığa vurdu.

İşe üç gün geç geldi diye açığa alındı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English