Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "açıkça"

Learn how to use açıkça in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Açıkça konuşmak gerekirse, o güvenilmez biri.
Translate from Turkish to English

O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.
Translate from Turkish to English

Şirkette açıkça konuşmalısın.
Translate from Turkish to English

Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.
Translate from Turkish to English

O açıkça hastadır.
Translate from Turkish to English

Senatonun antlaşmayı reddedeceği açıkça görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Bu içecek açıkça çayla aynı tada sahip.
Translate from Turkish to English

Bu içecek açıkça çay ile aynı tadı içeriyor.
Translate from Turkish to English

Bu sözcüğü açıkça tanımlayabilir misiniz?
Translate from Turkish to English

Mantık açıkça senin güçlü noktandır.
Translate from Turkish to English

Jane açıkça konuşur.
Translate from Turkish to English

O, konuyu açıkça belirtmiştir.
Translate from Turkish to English

Pasif içiciliğin çok zararlı olduğu Johnson'ın araştırmasında açıkça gösterilmektedir.
Translate from Turkish to English

Bana bağırma. Seni açıkça ve iyi bir şekilde duyuyorum.
Translate from Turkish to English

Tom ne istediğini açıkça belirtmedi.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin ne söylediğini açıkça dinlemiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom ne söylediğimi açıkça yanlış anladı.
Translate from Turkish to English

Tom grubumuza katılmayı açıkça istemedi.
Translate from Turkish to English

Onun konuşma şeklinden açıkça belli olduğu için, o bir öğretmendir.
Translate from Turkish to English

Chris'in açıkça parayı getirmeye niyeti olmadığı için Brian çıldırdı.
Translate from Turkish to English

Açıkça konuşamadı.
Translate from Turkish to English

Tom'un açıkça aklında bir sürü şey vardı.
Translate from Turkish to English

Açıkça konuşun.
Translate from Turkish to English

Açıkça söyleyin.
Translate from Turkish to English

Kendini açıkça ifade etti.
Translate from Turkish to English

Fikrini açıkça ifade et.
Translate from Turkish to English

O, açıkça kırkın üzerinde.
Translate from Turkish to English

O, resmi açıkça gördü.
Translate from Turkish to English

O açıkça onu demek istemiyor.
Translate from Turkish to English

O, kendini açıkça ifade etti.
Translate from Turkish to English

O, içeri girmemi açıkça reddetti.
Translate from Turkish to English

Açıkça, söylenti doğru değildir.
Translate from Turkish to English

Onun hasta olduğu açıkça görünüyor.
Translate from Turkish to English

Sanırım ne düşündüğümü açıkça söylememin zamanıdır.
Translate from Turkish to English

O, onunla evlenmek istediğini açıkça belirtti.
Translate from Turkish to English

O, üniversiteye gitmek istediğini açıkça ortaya koydu.
Translate from Turkish to English

O, açıkça konuşur.
Translate from Turkish to English

O, açıkça utanmıştı.
Translate from Turkish to English

Açıkça görmek için çok karanlık.
Translate from Turkish to English

Tom kendini açıkça ifade etti.
Translate from Turkish to English

Onu yüksek sesle açıkça söyleyin.
Translate from Turkish to English

Teklifimizi açıkça geri çevirdi.
Translate from Turkish to English

Birisi açıkça yalan söylüyor.
Translate from Turkish to English

Onun yardım teklifini açıkça reddetti.
Translate from Turkish to English

Açıkça söylemek gerekirse, seninle aynı fikirde değilim.
Translate from Turkish to English

Sonuçlardan açıkça memnundu.
Translate from Turkish to English

Jessie bu şeyleri açıkça konuşmaz.
Translate from Turkish to English

O açıkça yalan söyledi.

Okul kulüpleri yaklaşan okul yılı için yapmayı planladıkları kamu hizmeti projelerini açıkça ana hatlarıyla belirtmelidir.

Onun yüzemeyeceği açıkça görülüyor.

Açıkça söyle!

Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.

Açıkça, isteyerek yaptın.

Açıkça, Tom gitmek istemedi.

Açıkça, umurumda değil.

Açıkça sormak her zaman daha doğru bir yoldur.

Sen böyle davrandıkça sana güvenim azalıyor ve düşüncelerimi açıkça ifade etmiyorum.

Çalıştığım insanlardan beklentim açık sözlü olmaları ve kendi düşüncelerini açıkça söylemeleri.

Tom açıkça üzgün.

Tom açıkça şaşırmış.

Tom açıkça yalan söylüyor.

Tom açıkça kayıp.

Tom açıkça kaybediyor.

Tom açıkça hayal kırıklığına uğradı.

Yaşlılar bana benim yanlışlarımı açıkça söylesin lütfen.

Şirkette açıkça konuşurum fakat beni dışlamayın olur mu?

Sizinle açıkça her şeyi konuşmamaktan bıktım.

Lütfen açıkça konuş.

Açıkça çağrılmadan pek bir yere gitme arzusuna sahip olmam.

Sen açıkça hatalıydın.

Sessiz kalmak ve bir aptal olarak düşünülmek bütün şüpheyi açıkça konuşmak ve gidermekten daha iyidir.

Sen açıkça meşgulsün.

Bana ihtiyacım varken açıkça yardım etmen lazımdı.

Eğer yardımcı olmamı istiyorsanız açıkça söylemeniz yeterli.

O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.

Tom açıkça biraz hayal kırıklığına uğradı.

Tom'un açıkça yardımımıza ihtiyacı var.

Tom açıkça biraz mahremiyet istiyor.

Tom açıkça seni öpmek istiyor.

Tom açıkça gitmek istiyor.

Telefonu açıkça çalmasına rağmen, Tom onu masada bıraktı ve ona cevap vermedi.

Tom açıkça bir şeyden rahatsız.

Tom açıkça burada olmaktan mutsuz.

Tom açıkça mutsuz.

Açıkça Tom'un söyleyeceği bir şeyi vardı ama hiçbir şey söylemedi.

Açıkça aklında başka şeyler var.

Tom'un Mary'nin davranışına açıkça kızgın.

Tom açıkça bariz yalan söylüyor.

Tom açıkça hayal kırıklığına uğramış.

Tom açıkça Star Trek'in bir hayranı.

Tom açıkça yorgundu.

Tom açıkça mutluydu.

Tom açıkça sarhoştu.

Açıkça görülüyor ki anlamıyorsun.

Önerimi açıkça reddetti.

Madem her şeyi konuşacağız açıkça konuşalım, değil mi?

O açıkça mahvoldu.

Evet düşüncelerinizi açıkça söylemenizi istiyorum.

Açıkça fikrimi sorma zahmetine girmiyorsan, sonuçlardan beni sorumlu tutamazsın.

Diplomatik ve askeri stratejimiz açıkça çelişki içindeydi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English