Learn how to use açgözlü in a Turkish sentence. Over 51 hand-picked examples.
Shylock açgözlü, üstüne üstlük çok da pintidir.
Translate from Turkish to English
Tom, bu kadar açgözlü olmamalıdır.
Translate from Turkish to English
Tom kesinlikle açgözlü.
Translate from Turkish to English
Doyumsuz bir şekilde açgözlü.
Translate from Turkish to English
O kadar açgözlü olmayın.
Translate from Turkish to English
Açgözlü insanlar her zaman daha fazla şey ister.
Translate from Turkish to English
O bir açgözlü.
Translate from Turkish to English
O, açgözlü ve acımasız.
Translate from Turkish to English
Açgözlü olma.
Translate from Turkish to English
Açgözlü olmayın.
Translate from Turkish to English
Beni açgözlü görmeniz kırıcı.
Translate from Turkish to English
Tom asla açgözlü değildi.
Translate from Turkish to English
Tom çok açgözlü.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça açgözlü.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten açgözlü.
Translate from Turkish to English
Neden insanlar bu kadar açgözlü?
Translate from Turkish to English
Şimdi açgözlü olmayalım.
Translate from Turkish to English
Tom son derece açgözlü.
Translate from Turkish to English
Tom oldukça açgözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom çok açgözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü değil.
Translate from Turkish to English
Açgözlü davranmayalım.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü.
Translate from Turkish to English
O, aptal ve açgözlü.
Translate from Turkish to English
Tom'un açgözlü olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Açgözlü değilim.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü bir adamdı.
Translate from Turkish to English
O açgözlü ellerinle parama dokunma.
Translate from Turkish to English
O açgözlü ve aptal.
Translate from Turkish to English
Bu zengin adam açgözlü.
Translate from Turkish to English
Açgözlü küçük çocuk tüm yemeği yedi.
Translate from Turkish to English
Bir cimri tedbirli olduğu için değil fakat açgözlü olduğu için para biriktirir.
Translate from Turkish to English
Tom bir açgözlü.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü bir aptal.
Translate from Turkish to English
Açgözlü değildir.
Translate from Turkish to English
Bu açgözlü piçlerin bizimkileri almalarına izin veremeyiz.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü değildi.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü bir adamdır.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü bir adam değil.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü bir adam değildi.
Translate from Turkish to English
Tom'un hâlâ açgözlü olup olmadığını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin göründüğü kadar açgözlü görünmez.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin göründüğü kadar açgözlü görünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary kadar açgözlü görünmüyordu.
Translate from Turkish to English
Tom açgözlü değildir ama Mary açgözlüdür.
Translate from Turkish to English
Tom gerçekten açgözlü, değil mi?
Translate from Turkish to English
İstanbul'daki yönetim merkezlerinden verilmiş olan bu yönerge gereğince, Erzurum Şubesi, doğu illerinde Türklerin haklarını korumakla birlikte Ermenilerin göçü sırasında yapılan kötü işlerle halkın hiçbir ilgisi bulunmadığını ve Ermeni mallarının, buralara Ruslar girinceye dek korunduğunu; buna karşılık Müslümanlara çok kıyasıya davranıldığını ve dahası, buyruk dışı olarak göçten alıkonulan kimi Ermenilerin, koruyucularına yaptıkları kötülükleri, kanıtlanmış belgelerle uygarlık dünyasına sunmaya ve bildirmeye ve doğu illerine dikilen açgözlü bakışları söndürmek için çalışmaya karar veriyor.
Tom neden bu kadar açgözlü?
Açgözlü insan dağ kemirse de, deniz suyunu içse de doymaz.
O açgözlü değildir.