Learn how to use açmak in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
Translate from Turkish to English
Onu açmak için bir allen anahtara ihtiyacın olacak.
Translate from Turkish to English
Ama ben duş musluğunu açmak için çalıştığımda, bu siyah kabarcıklı sıvı dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English
Ben bir tasarruf hesabı açmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Zarfı açmak için yırttı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi ona gönderilen bir zarfı açmak için buğulama yapmaya çalışırken yakaladı.
Translate from Turkish to English
O zarfı açmak için kesti.
Translate from Turkish to English
Bir hesap açmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Senin başına sorun açmak istemem.
Translate from Turkish to English
Kutuyu açmak için bir anahtara ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English
Sana dert açmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Radyoyu açmak için butona bastım.
Translate from Turkish to English
Boşanma davası açmak için iyi bir nedeni vardı.
Translate from Turkish to English
Tom sırasından çıktı ve bir pencere açmak için gitti.
Translate from Turkish to English
Bir süpermarkete yer açmak için eski evler yıkıldı.
Translate from Turkish to English
Kilidi açmak için kaydırın.
Translate from Turkish to English
Tom topuzu çevirdi ve açmak için kapıyı itti.
Translate from Turkish to English
Galiba o sandığı açmak için levyeye ihtiyacın olacak.
Translate from Turkish to English
Kutuyu açmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Pencereyi açmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben pencereyi açmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Uygulamayı açmak için uygulamanın simgesine çift tıklamalısın.
Translate from Turkish to English
Tom'un çekmeceyi açmak için yeterli gücü yoktu.
Translate from Turkish to English
Mektubu açmak zorunda değildim. Ne söylediğini tamamen biliyordum.
Translate from Turkish to English
Onu gerçekten açmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Onu açmak için birkaç saate ihtiyacım oldu.
Translate from Turkish to English
Pencereyi açmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Işıkları açmak mı yoksa kapatmak mı istiyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom kutuyu açmak istemiyor fakat onun içinde ne olduğunu biliyor.
Translate from Turkish to English
Tom kapıyı açmak için yavaşça itti.
Translate from Turkish to English
Tom açmak için çekmeceyi çekti.
Translate from Turkish to English
Tom kendi lokantasını açmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Bir hesap açmak için buraya tıklayın.
Translate from Turkish to English
Tom, kapının vurulduğunu duydu ve açmak üzere kapıya doğru yürüdü.
Translate from Turkish to English
Tom açmak istiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom zarfı açmak için yırttı.
Translate from Turkish to English
Onlara dava açmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Ona dava açmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Şişenin tıpasını açmak için bir tirbuşonunuz var mı?
Translate from Turkish to English
Bir banka hesabı açmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kapıyı açmak için arabadan indi.
Translate from Turkish to English
Tom kapıyı açmak için kaydırdı.
Translate from Turkish to English
Cumbayı açmak için sadece butona basmalısınız.
Translate from Turkish to English
Yerinde olsam bir daha bu konuyu açmak gibi bir hata yapmazdım.
Translate from Turkish to English
Tom kapıyı açmak için gitti fakat o zaten açıktı.
Tom bir pencere açmak için kalktı.
Kapıyı açmak için bir kart anahtara ihtiyacın var.
O ağaçtaki tomurcuklar açmak üzere.
Ben dava açmak istemiyorum.
Ben pencereyi açmak zorunda mıyım?
Gümrük muayenesi için bagajını açmak zorundasın.
Bu şişeyi açmak için bir şey bulmam gerekiyor.
Bavulumu açmak zorunda kaldım.
Ben bir hesap açmak istiyorum.
Bir çek hesabı açmak istiyorum.
Paniğe yol açmak istemiyoruz.
Paniğe yol açmak istemiyorum.
Haberleri açmak istemiyorum.
Tom beyaz bir sayfa açmak istiyor.
Herhangi bir soruna yol açmak istemiyoruz.
Arabayı açmak istemiyor.
Biraz yer açmak için kenara çekilebilir misiniz lütfen?
Dolabın zaten tıka basa dolu. Başka bir yerde aldığın yeni giysiler için yer açmak zorunda kalacaksın.
Bir kasayı açmak için bir anahtara ihtiyacım var.
Onu açmak birkaç saatimi aldı.
Kiraz ağaçları çiçek açmak üzere
Onu açmak için boşuna uğraştım.
Kapıyı açmak zordu.
Mağazamı açmak zorundayım.
Tom kapıyı açmak için Mary'nin ona verdiği anahtarı kullandı.
O, kapıyı iterek açmak için bütün gücüyle uğraştı.
Pencereyi açmak istiyorum: Biraz temiz havaya ihtiyacım var.
Kapıyı açmak için kırmak zorundaydık.
Açmak için o kapıyı itmek zorundasın.
Bunu açmak için hiç cesaretim yoktu.
Işığı açmak ister misin?
Onu açmak için bir alete ihtiyacımız var.
Tom yeni bir sayfa açmak istedi.
Tom kapıyı açmak için tekmeledi.
Bu adam onun eğitimden yoksun olduğunu görmen için sadece ağzını açmak zorunda.
Bu kasayı açmak için bir şeye ihtiyacım var.
Çocuklar Noel'deki hediyelerini açmak için sabah erken uyanır.
Radyoyu açmak için düğmeye bastım.
Kendi restoranımı açmak istiyorum.
Ben senin sırlarının kilidini açmak istiyorum.
Onu açmak için o kapıyı çekmek zorundasın.
Kapı ağır. Açmak için çok fazla kuvvet kullanmanız gerekir.
Bagajımı açmak zorundayım.
Bu kapıyı plaja açmak için erişim numarası nedir?
Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokun.
Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokunun.
Bu çiçekler çiçek açmak üzereler.
Ben de seninle yelken açmak için sabırsızlıkla bekliyorum.
Tom kapıyı açmak için acele etti.
Dava açmak istemiyor musun?
Işığı açmak istemiyor musun?
Tom ve Mary küçük bir fırın açmak için aile ve arkadaşlardan para ödünç alıyorlardı.
Kendi restoranını açmak ister misin?
Ben kapıyı açmak için gittim.
Dava açmak mı istiyorsun?