Learn how to use açmaz in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.
Translate from Turkish to English
Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.
Translate from Turkish to English
Tom televizyonu açar açmaz sigorta attı.
Translate from Turkish to English
O, neredeyse hiç kitap açmaz.
Translate from Turkish to English
O kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.
Translate from Turkish to English
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.
Translate from Turkish to English
Çok suskun biridir ve kendisiyle konuşulmadıkça ağzını açmaz.
Translate from Turkish to English
Kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı koştu.
Translate from Turkish to English
Tom o pencereyi asla açmaz.
Translate from Turkish to English
Tom çantayı açar açmaz onun ununki olmadığını bildi.
Translate from Turkish to English
O, kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.
Translate from Turkish to English
Tüm polis soruşturmaları mutlaka bir suçlu tutuklanmasına yol açmaz.
Translate from Turkish to English
O, kapıyı açar açmaz, beyaz bir köpek evden kaçtı.
Translate from Turkish to English
O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.
Translate from Turkish to English
Tom asla ağzını bir şeyi şikayet etmeden açmaz.
Translate from Turkish to English
Bir şey hakkında şikayet etmeden ağzını asla açmaz.
Translate from Turkish to English
Benim gittiğim yerler seni pek açmaz.
Translate from Turkish to English
Televizyonu açar açmaz sigorta attı.
Translate from Turkish to English