Learn how to use ağırlık in a Turkish sentence. Over 37 hand-picked examples.
Domatesler bir ağırlık birimi olan pound ile satılır.
Translate from Turkish to English
Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu incitti.
Translate from Turkish to English
Tom ağırlık çalışması yapar.
Translate from Turkish to English
Tom, yerel bir spor salonunda ağırlık antrenmanı yaptı.
Translate from Turkish to English
Bir pound bir ağırlık birimidir.
Translate from Turkish to English
Ağırlık kaldırmada bir Olimpiyat şampiyonuydu.
Translate from Turkish to English
Hobim ağırlık kaldırmak.
Translate from Turkish to English
Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.
Translate from Turkish to English
Ağırlık bastı.
Translate from Turkish to English
Tom ağırlık kaldırıyor.
Translate from Turkish to English
Sınavlarınız olduğu zaman, ağırlık kaldırmak gerçekten stresi azaltır, ve bu zihniniz ve bedeniniz için de iyidir.
Translate from Turkish to English
Ağırlık basıyor. Dün gece daha erken yatmalıydım.
Translate from Turkish to English
Mevcut toplantıların sıklaştırılması ve iletişime daha fazla ağırlık verilmesi gündeme getirildi.
Translate from Turkish to English
Tom'u ağırlık basıyor olmalı.
Translate from Turkish to English
Net ağırlık üç kilogram.
Translate from Turkish to English
Bu kutuya çok fala ağırlık yüklersen patlar.
Translate from Turkish to English
Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.
Translate from Turkish to English
Ağırlık azalıyor.
Translate from Turkish to English
Ağırlık her zaman yerin merkezine doğru yönelmiş bir güçtür.
Translate from Turkish to English
Ben bu şarkıyı dinlediğimde tuhaf bir şekilde ağırlık basar.
Translate from Turkish to English
Gerçek erkekler aerobik yapmak için değil, ağırlık çalışmak için spor salonuna giderler.
Translate from Turkish to English
Bu, omuzlarımdan kaldırılan bir ağırlık gibi.
Translate from Turkish to English
Tom ağırlık kaldırır.
Translate from Turkish to English
Şimdi sanki üzerimden bir ağırlık kalktı gibi hissediyorum.
Translate from Turkish to English
Teknik direktör Ali antrenmanda taktiksel çalışmalara ağırlık verdi.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor kamp döneminde fiziksel çalışmalara ağırlık verdi.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor antrenmanda taktiksel çalışmalara ağırlık veridi.
Translate from Turkish to English
Tom ağırlık kaldırmaya başladı.
Translate from Turkish to English
Yüksek ağırlık kaldırabilir.
Translate from Turkish to English
Bir tartı ağırlık ölçer.
Translate from Turkish to English
İçimde durmadan kabaran, dinmek bilmeksizin sızlayan bir şey; ruhumda cinayet işlemişim gibi bir ağırlık var.
Translate from Turkish to English
Genelde ağırlık bağımsız filmlere veriliyor.
Translate from Turkish to English
Çevre dostu politikalara ağırlık verilmeli.
Translate from Turkish to English
Askerdeyken üçüncü ayak çok ağırlık yapıyor muydu?
Translate from Turkish to English
Ali Age of Empires oynarken genellikle paladin üretimine ağırlık verir.
Translate from Turkish to English
Devlet bazen de ölü taklidi yapar. Zannedersin ki devlet yok, çöktü. Şımardıkça şımarırsın. Sonra üzerine birden bir ağırlık çöker. Sonrası yok.
Translate from Turkish to English
"Ali bazen de ölü taklidi yapar. Zannedersin ki artık yok, gitti. Şımardıkça şımarırsın. Sonra üzerine birden bir ağırlık çöker." "Peki ya sonra?" "Sonrası yok yeğen, sonrası yok!"
Translate from Turkish to English