Learn how to use ağaç in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bize ve başka herkese bu günü hatırlatmak için, bizimle birlikte herkese bir ağaç dikmesini rica ediyorum.
Translate from Turkish to English
Yaklaşık bir düzine ağaç kısa sürede dikilmişti.
Translate from Turkish to English
Büyük bir ağaç fırtınada devrildi.
Translate from Turkish to English
Ağaç büyümeyi durdurdu.
Translate from Turkish to English
Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.
Translate from Turkish to English
Ağaç devrildi.
Translate from Turkish to English
Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.
Translate from Turkish to English
Bu şimdiye kadar gördüğüm en uzun ağaç.
Translate from Turkish to English
Parkta en az iki yüz ağaç bulunmaktadır.
Translate from Turkish to English
Parkta birçok ağaç var mı?
Translate from Turkish to English
O, Paul'ün onu ağaç ettiğini fark etti.
Translate from Turkish to English
Ağaç düştü.
Translate from Turkish to English
Birçok ağaç yıkıldı.
Translate from Turkish to English
Ağaç rüzgardan devrildi.
Translate from Turkish to English
Ağaç çok uzadı.
Translate from Turkish to English
Bu çok uzun bir ağaç.
Translate from Turkish to English
Üç ağaç rüzgarda eğildi.
Translate from Turkish to English
Ağaç yolu kapattı.
Translate from Turkish to English
Bu ne kadar uzun bir ağaç!
Translate from Turkish to English
Çok sayıda ağaç kesildi.
Translate from Turkish to English
Ağaç kendiliğinden devrildi.
Translate from Turkish to English
Büyük bir ağaç fırtınada düştü.
Translate from Turkish to English
Kırsalda birçok ağaç vardır.
Translate from Turkish to English
Düşmüş bir ağaç patikayı kapadı.
Translate from Turkish to English
Benim önerim caddeler boyunca daha fazla ağaç ekilmesidir.
Translate from Turkish to English
Görünürde bir ağaç yoktu.
Translate from Turkish to English
Ağaç düşmek üzereydi.
Translate from Turkish to English
Düşen bir ağaç tarafından hareketsiz kaldı.
Translate from Turkish to English
Ağaç yaklaşık çatı kadar yüksektir.
Translate from Turkish to English
Bu ağaç yaklaşık şu ağaç kadar uzundur.
Translate from Turkish to English
Birçok ağaç fırtına tarafından yıkıldı.
Translate from Turkish to English
Havuzun etrafında bir sürü ağaç var.
Translate from Turkish to English
Parkta bir sürü uzun ağaç var.
Translate from Turkish to English
Evimin önünde uzun bir ağaç var.
Translate from Turkish to English
Tapınağın yanında uzun bir ağaç vardı.
Translate from Turkish to English
O bir ağaç.
Translate from Turkish to English
Bu ağaç kaç yaşında?
Translate from Turkish to English
Bu ağaç diğerlerinden daha büyük.
Translate from Turkish to English
Bir ağaç gölgesinde hamağa ve göl veya deniz manzarasına ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English
Ağaç altında dinlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu ağaç uzun.
Translate from Turkish to English
Bu ağaç uzundur.
Translate from Turkish to English
Tanrı'nın alemi nasıl bir yer? Neyle kıyaslayacağım onu? Bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tohumu tanecikleri gibi. Büyüyüp kocaman bir ağaç oldu, ve sonra göğün kuşları dallarına misafir oldu.
Translate from Turkish to English
Onun caddesinde çiçek ya da ağaç yoktu.
Translate from Turkish to English
Ağaç hasta.
Translate from Turkish to English
Kutsal ağaç kutsal ağaçlığın ortasında durur.
Translate from Turkish to English
Fırtınada büyük bir ağaç devrildi.
Translate from Turkish to English
Küçük tohum büyük bir ağaç oldu.
Translate from Turkish to English
Tom başını bir ağaç dalına çarptı.
Translate from Turkish to English
Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.
Translate from Turkish to English
Ağaç kesiminden dolayı orman yok oldu.
Zevk için ağaç kesmiş.
Yeryüzünde yüzün üzerinde ağaç çeşidi vardır.
Ben hep bir ağaç ev istedim.
Bu ağaç 1500 yaşından fazla.
Bu ağaç, o arabadan daha yaşlı.
Devrilmiş bir ağaç yolu kapattı.
Birçok ağaç kışın çıplaktır.
Birçok ağaç kışın yapraksızdır.
Düşen ağaç yolu tıkadı.
Büyük ağaç yeşil değildir.
Bir ağaç devirdiler.
Mary bir ev ve bir ağaç çizdi.
Arka bahçemde bir ağaç var.
Ağaç nerede?
Hiç ağaç devirdin mi?
Hiç ağaç diktin mi?
Hiç ağaç budadın mı?
Evimin önünde uzun bir ağaç vardı.
Sen hiç balta ile ağaç kestin mi?
Bu güzel bir ağaç.
Kütüphanenin önünde büyüyen bir sürü ağaç var.
Bu ağaç büyükbabam tarafından dikildi.
Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.
Kaç tane ağaç var?
Bu bir ağaç.
Bahçede onlarca ağaç var.
Benim bahçemde onlarca ağaç var.
"Burada bir sürü ağaç yetiştireceğim." diye söylendi.
İyi bir ağaç, kötü meyveler veremez.
O kişi, kedimin ağaç üzerinde yaşadığını düşünüyor.
Birçok ağaç kesildi.
Bahçede üç tane ağaç var.
Bunun ne tür ağaç olduğunu biliyor musun?
Tom ağaç evde.
Bu ağaç tatsız meyveler taşıyor.
Ağaç büyüyebilir.
Ağaç tayfunda devrildi.
Avlumuzda üç tane ağaç var.
Ağaç yıl boyunca yeşil kalıyor.
Bu ağaç ölü görünüyor.
Her birimiz bir ağaç ekmeliyiz.
Benim ağaç hasta görünüyor. Onun nesi var?
Parkın ortasında büyük bir ağaç var.
Tom'un mülkünde hiç ağaç yok.
Bu ağaç yaklaşık olarak üç yüz yıllıktır.
Tom ve babası bir ağaç ev yapıyorlar.
Kek ağaç şeklinde.
Geri geri gitme. Arkada bir ağaç var.
Eğri büğrü ağaç bile gölge verir.