Learn how to use ağlamak in a Turkish sentence. Over 65 hand-picked examples.
Canı ağlamak istiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.
Translate from Turkish to English
Canım ağlamak istiyor.
Translate from Turkish to English
Canım ağlamak istedi.
Translate from Turkish to English
İçimden ağlamak geldi.
Translate from Turkish to English
O, ağlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English
Ağlamak istiyorsanız ağlayın.
Translate from Turkish to English
Ağlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Çocuk gibi ağlamak için bir neden yok.
Translate from Turkish to English
Ağlamak yerine harekete geçmelisin!
Translate from Turkish to English
Ağlamak mutluluktan mıdır?
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak istedi.
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak ağlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin ruhen yıkıldığını ve ağlamak üzere olduğunu görebiliyordu.
Translate from Turkish to English
İçinden ağlamak geliyorsa; gönlünce ağla.
Translate from Turkish to English
Ağlama. Ağlamak hiçbir şeyi çözmez.
Translate from Turkish to English
Çok baskı altındayım sadece ağlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ağlamak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
Sadece bir köşede oturmak ve ağlamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
O ağlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English
Ağlamak anne babanı geri getirmeyecek.
Translate from Turkish to English
Haberi duyunca ağlamak istedim.
Translate from Turkish to English
Dökülen süt için ağlamak bir işe yaramaz.
Translate from Turkish to English
Ağlamak zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English
Ağlamak, acı belirtisidir.
Translate from Turkish to English
Ağlamak hiçbir şeyi çözmeyecek.
Translate from Turkish to English
Onun önünde ağlamak istemedim.
Translate from Turkish to English
Tom'un önünde ağlamak istemiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom sanki ağlamak istiyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
O zamandan beri ağlamak yasaklandı.
Translate from Turkish to English
Onun önünde ağlamak istemiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom sanki ağlamak üzereymiş gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Ağlamak üzereyim!
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak üzere.
Translate from Turkish to English
Ağlamak üzeresin.
Translate from Turkish to English
Şu anda tüm yapmak istediğim ağlamak.
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak üzere gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Suyun altında ağlamak mümkün mü?
Translate from Turkish to English
Ağlamak bir keder ifadesidir.
Translate from Turkish to English
Liisa ağlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English
Yalnız bırakıldığımda, bazen canım ağlamak istiyor.
Translate from Turkish to English
Para mutluluk satın alamaz. Ancak, Maseratide ağlamak bir bisiklette ağlamaktan daha rahattır.
Translate from Turkish to English
Çocuklar ağlamak üzereydi.
Translate from Turkish to English
Tom ağlamak istediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Şu andan itibaren ağlamak yasaklanmıştır.
Translate from Turkish to English
Tom'un ağlamak üzere olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
Ağlamak işe yaramaz.
Translate from Turkish to English
Ben ayrılıyorum ama ağlamak zorunda değilsiniz.
Translate from Turkish to English
Üzgün olduğunuzda ağlamak sorun değil.
Translate from Turkish to English
Ben ağlamak istedim.
Translate from Turkish to English
Film izlemek için sinemaya gitmezsiniz. Daha ziyade, iki yüz kişi ile birlikte gülmek ve ağlamak için sinemaya gidersiniz.
Tom ağlamak dışında hiçbir şey yapmaz.
Ağlamak yerine hareket etmeyi tercih ederim.
Ağlamak istiyorum ama ağlayamam.
Tom ağlamak istiyordu ama ağlamadı.
Tom'un ağlamak için herhangi bir sebebi yok.
Bazen olduğu gibidir. Üzerinde pozitif ve sevgi ile düşün ! Ağlamak yerine gülümsersin.
Tom ağlamak üzereymiş gibi görünüyordu.
Ben sadece ağlamak istedim.
Tom ağlamak üzere, değil mi?
Anne tilki, oğlan tilkinin dönüşünü heyecanla beklerken endişeliydi. Çocuk döndüğünde onu sıcak göğsüne çekti ve o kadar mutlu oldu ki ağlamak istedi.
Ağlamak yerine hareket etmelisiniz!
Ağlamak yerine bir şeyler yapmalısınız!