Learn how to use aşkın in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Dünyada Baskça konuşan 800,000'i aşkın kişi vardır.
Translate from Turkish to English
Dünyada 800,000'i aşkın Baskça konuşan kişi vardır.
Translate from Turkish to English
Dünyada yedi bini aşkın dil vardır.
Translate from Turkish to English
Aşkın kör olduğunu söylüyorlar.
Translate from Turkish to English
Dünyada 2.500'ü aşkın yılan türü bulunmaktadır.
Translate from Turkish to English
O otuzu aşkın olamaz; o hâlâ yirmili yaşlarda olmalı.
Translate from Turkish to English
O kendini aşkın ellerine bırakıyor.
Translate from Turkish to English
Aşkın ince olduğu yerde hatalar kalındır.
Translate from Turkish to English
Ben yirmi yılı aşkın bir süredir arkadaşımı görmemiştim.
Translate from Turkish to English
Bob, Mary ile bir yılı aşkın bir süredir nişanlıdır.
Translate from Turkish to English
Tom otuzu aşkın olamaz O yaklaşık on sekiz gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
İlk aşkın ne zamandı?
Translate from Turkish to English
Aşkın gözü kördür.
Translate from Turkish to English
Aşkın verdiği acı herhangi bir zevkten daha tatlıdır.
Translate from Turkish to English
Aşkın ölçüsü ölçüsüz sevmektir.
Translate from Turkish to English
Aşkın gelmesini beklemekteyim.
Translate from Turkish to English
Aşkın var olduğuna inanıyorum.
Translate from Turkish to English
İşim başımdan aşkın.
Translate from Turkish to English
Fransızca aşkın dilidir.
Translate from Turkish to English
Aşkın ilk nefesi aklın son nefesidir.
Translate from Turkish to English
Aşkın ne olduğunu anlamayacak kadar genç değiliz.
Translate from Turkish to English
Herkese aşkın dilinde konuş. Sesini yükseltme. Küfretme. Tatsızlık çıkarma. Gözyaşlarına sebep olma. Diğerlerini yatıştır ve iyilik göster.
Translate from Turkish to English
Aşkın ne olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Ben senin aşkın değilim.
Translate from Turkish to English
Aşkın rengi yoktur.
Translate from Turkish to English
Gerçek aşkın ne yeri ne zamanı vardır.
Translate from Turkish to English
Aşkın ne olduğunu bilmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Aşkın tadı acıdır.
Translate from Turkish to English
Aşkın sonsuza kadar sürmesi gerekiyor mu?
Translate from Turkish to English
Tom otuz yaşını aşkın.
Translate from Turkish to English
Şehvetin adını aşk koydular; eğer şehvet aşk olsaydı, eşekler aşkın şahı olurdu.
Translate from Turkish to English
Gerçek sevgi ve aşkın değeri paha biçilemez.
Translate from Turkish to English
Sen aşkın ne olduğunu biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Jane şişman ve kaba ve çok sigara içiyor. Fakat, Ken onun güzel ve çekici olduğunu düşünüyor. Aşkın gözü kördür demelerinin nedeni bu.
Translate from Turkish to English
Kedi, fare deliğinin önünde on dakikayı aşkın bekledi.
Translate from Turkish to English
Biz otuz yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyoruz.
Translate from Turkish to English
300'ü aşkın insan tutuklandı.
Translate from Turkish to English
Tom 30 yılı aşkın süredir Boston'da şartlı tahliye memurluğu yapıyor.
Translate from Turkish to English
Bütün istediğim senin aşkın.
Translate from Turkish to English
Aşkın gücüne inanıyor musun?
Translate from Turkish to English
Gerçek aşkın ne olduğu hakkında hiçbir fikrin yok.
Translate from Turkish to English
Senin aşkın ne kadar derin?
Translate from Turkish to English
Senin aşkın ne kadar içten?
Translate from Turkish to English
Mary aşkın gücüne inanır.
Translate from Turkish to English
İtalyanca, aşkın dilidir.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary 30 yılı aşkın süredir evliler.
Translate from Turkish to English
Aşkın üzüntüsünü bilmeyenler ondan bahsetmeyebilir.
Aşkın hüznünü bilmeyen insanlar aşkın deneyiminden bahsedemezler.
On yılı aşkın bir süredir onu ilk kez gördüm.
Benim zaten işim başımdan aşkın.
Aşkın tadının acı olduğu söylenir.
Artık aşkın ne olduğunu biliyorum.
Kral, insanlarının ona gösterdikleri aşkın sonsuza kadar süreceğini umut ediyor ve inanıyor.
Senin aşkın olmadan hayatım çok kederli olurdu.
Ben aşkın değilim.
Aşkın ne olduğunu bilmiyorum.
Aşkın ne olduğunu bana göstermeni istiyorum.
Şimdi işimiz başımızdan aşkın.
Şu sıralar işim başımdan aşkın.
Tom ve Mary otuz yılı aşkın bir süredir evliler.
Otuz kilogramı aşkın kutuları kaldıramam.
Göklerde ve yerde aşkın veremeyeceği hiçbir şey yok.
İlk aşkın kimdi?
Aşkın trajedisi ilgisizliktir.
Tom ona duyduğu ölümsüz aşkın bir simgesi olarak Mary'ye bir sonsuzluk yüzüğü satın aldı.
Yüzü aşkın insan buraya geldi.
En iyi arkadaşın, büyük aşkın gibidir. Sadece daha iyi!
Bir aşkın ölümü başka bir şey doğurur.
Biz aşkın nasıl olduğunu söylemek için çok genç değiliz.
Aşkın olmadığına inanıyorum.
Aşkın zevki geçicidir; pişmanlığı sonsuzdur.
Sanırım gerçek aşkın ne olduğunu tam olarak anlamaya başlıyorum.
Aşkın kör olduğunu anlayabiliyorum.
40 yılı aşkın bir süredir barıştan keyif aldık.
Bana senin aşkın gerek.
Maria, 35 yılı aşkın bir süredir arazide istihdam edildiği için, sütçülük hakkında her şeyi bilir.
O bir yıldan aşkın bir süre önce oldu.
Bir tablodaki bir gül genellikle aşkın sembolüdür.
Kendim gençtim ve aşkın etkisini hissettim.
Tom aşkın ne olduğunu bilmiyor.
Tom ve Mary otuz yılı aşkın bir süredir beraberler.
Aşkın beni canlı tutan tek şey.
Aşkın gözü kördür derler.
Esperanto aşkın dilidir.
Tom'un bugün işi başından aşkın gibi duruyor.
Belki ilk aşkın, ilk öpücüğün veya ilk randevun olmayabilirim fakat her şeyde son olmak isterim.
Ali'nin derdi başından aşkın.
İtalyanca aşkın dilidir.
Aşkın gözü mü daha kördür, yoksa paranınki mi?
Aşkın hatırı, yıktırır yatırı.
Aşkın olmadığı bir dünyada yaşamak istemezdim.
Evlilik aşkın bitmesinden değil, arkadaşlığın olmamasından biter.
Tom üç yılı aşkın süredir klarnet çalmakta.
Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bir asrı aşkın kanlı tarihimizle yüzleşmemiz gerekiyor.
Aşkın öğrettiği yerde sopanın hükmettiğinden daha çok şey öğrenilir.
"Aşkın gözü kördür" deyimi nereden geliyor?
Ermeni Soykırımı'nın gerçekleşmesinin üzerinden yüz yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Türkiye, bunu hâlen tanımamaktadır.
Aşkın tarifi yoktur, sadece iyi malzemeler vardır.
Aşkın olayım.
Aşkın varlığına inanıyorum.