Learn how to use acıyı in a Turkish sentence. Over 21 hand-picked examples.
Tom, Mary'nin onu terk ettiği zaman duyduğu acıyı hâlâ hatırlayabiliyor.
Translate from Turkish to English
Bu ilaç acıyı rahatlatacaktır.
Translate from Turkish to English
Ben sana zarar vermem, merak etme. Ama Allah senin çekmen gereken acıyı sana verecek.
Translate from Turkish to English
Tom acıyı görmezden gelmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English
Bu acıyı rahatlatan nedir?
Translate from Turkish to English
Yetim kalan çocuklar karşımızda ağlarken, o acıyı bir parça da olsa hissederiz.
Translate from Turkish to English
Bu haplar acıyı hafifletecek.
Translate from Turkish to English
Onlara bir şey olduğu zaman hangi acıyı hissedeceğini bir çocuk sahibi oluncaya kadar bilmezsin.
Translate from Turkish to English
Bir buz paketi acıyı uyuşturacaktır.
Translate from Turkish to English
Acıyı dayanılmazdı.
Translate from Turkish to English
Sami acıyı durdurmak için alkol ve uyuşturucuya yöneldi.
Translate from Turkish to English
Böyle bir acıyı hiç görmedim.
Translate from Turkish to English
Tom acıyı görmezden gelmeyi giderek daha zor buldu.
Translate from Turkish to English
Sende üç şeyi fark eden insana güven: gülümsemenin ardında sakladığın acıyı, öfkenin ardındaki sevgiyi, suskunluğunun ardındaki sebebi.
Translate from Turkish to English
Neden balıkların acıyı hissetmeyeceğini düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English
Tom acıyı hafifletmek için birkaç hap aldı.
Translate from Turkish to English
Hayat zıtlıklar üzerine kuruludur. Acıyı yaşamayan keyfi de yaşayamaz.
Translate from Turkish to English
Acıyı bal eyledik.
Translate from Turkish to English
Yas tutucular aileye eşlik ediyor, onların gizli tutmaya çalıştıkları acıyı dışa vuruyorlardı.
Translate from Turkish to English
Aynı acıyı yaşamak, aynı açıdan bakmanın en güçlü biçimidir.
Translate from Turkish to English
Acıyı tolere ediyoruz.
Translate from Turkish to English