Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "aceleyle"

Learn how to use aceleyle in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Buradan aceleyle ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Aceleyle havaalanına gitti.
Translate from Turkish to English

Ayıracak zamanları olmadığından dolayı aceleyle kasabaya geri döndüler.
Translate from Turkish to English

Beş itfaiye aracı yangın mahalline aceleyle gitti.
Translate from Turkish to English

Öyle aceleyle gitmene gerek yok.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle onun başucuna geldi.
Translate from Turkish to English

O aceleyle odasını temizledi.
Translate from Turkish to English

Sadece trene yetişmek için istasyona aceleyle gittik.
Translate from Turkish to English

İstasyona aceleyle gittik, ama treni kaçırdık.
Translate from Turkish to English

O, büyük bir aceleyle yol boyunca uzun adımlarla yürüdü.
Translate from Turkish to English

Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.
Translate from Turkish to English

Kahvaltı bitirdikten sonra aceleyle okula gittim.
Translate from Turkish to English

Şimdi aceleyle okula gidelim.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'yi yanağından aceleyle öptüğünü gördüm.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle odaya daldı.
Translate from Turkish to English

O kadar az zamanım vardı ki öğle yemeğini aceleyle yemek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye aceleyle bir not yazdı.
Translate from Turkish to English

Acil bir telgraf onu Tokyo'ya aceleyle geri getirdi.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle odaya girdi.
Translate from Turkish to English

Aceleyle kaçtım.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

O aceleyle gitti.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle gitti.
Translate from Turkish to English

O aceleyle istasyona gitti.
Translate from Turkish to English

Onlar aceleyle tren istasyonuna gittiler.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle çimlerin arasından geçti.
Translate from Turkish to English

Aceleyle elbiselerimi giydim.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle arabasına bindi.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle yemeğe alışkındır.
Translate from Turkish to English

O, treni kaçırmamak için aceleyle istasyona gitti.
Translate from Turkish to English

O, aceleyle valizini hazırladı.
Translate from Turkish to English

Niçin aceleyle dışarı çıktı?
Translate from Turkish to English

Böyle aceleyle gelmene gerek yoktu.
Translate from Turkish to English

Aceleyle merdivenlerden indi.
Translate from Turkish to English

Aceleyle trafik kazasının olduğu yere gittiler.
Translate from Turkish to English

Tüm yolcular aceleyle uçaktan ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda insanın top parkına doğru aceleyle gittiğini gördüm.
Translate from Turkish to English

İşlerini aceleyle yaparsan hatalar yaparsın.
Translate from Turkish to English

Aceleyle yazıldığından dolayı, bu mektubun içinde çok hatası var.
Translate from Turkish to English

Kompozisyonu aceleyle yazdım, bu yüzden hatalarla dolu olmalı.
Translate from Turkish to English

Bu ders kitabının, aceleyle basıldığı için, bir sürü hatası var.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle yanımdan geçti.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle odadan ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle evden ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle ofisinden ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Aceleyle dışarı çıktılar.
Translate from Turkish to English

Aceleyle gittiler.
Translate from Turkish to English

Aceleyle çıktılar.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom aceleyle odadan çıktı.

Aceleyle bürodan çıktı.

Tom aceleyle eve girdi.

Aceleyle giyindim.

Tom aceleyle şehri terk etmiş gibi görünüyor.

Aceleyle nereye uzaklaşıyorsun?

Böyle aceleyle nereye gidiyorsun?

Tom aceleyle valizini hazırladı.

Uzun adam aceleyle terk etti.

Tom aceleyle uzaklaştı.

Tom aceleyle çıktı.

Böyle büyük bir aceleyle nereye gidiyorsun?

Böyle aceleyle nereye gidiyorlar?

Tom aceleyle kapıdan çıktı.

Tom aceleyle odadan dışarı fırladı.

O aceleyle kaçıyordu.

Öğrenciler okula aceleyle gidiyorlar.

Tom aceleyle odayı terk etti.

Tom aceleyle içeri girdi.

Tom aceleyle daireye girdi.

Böyle aceleyle nereye gidiyorsun, kız?

Böyle aceleyle nereye gidiyorsun? Bizim bol zamanımız var, bu nedenle güvenli bir şekilde sür.

Bu mektup büyük bir aceleyle yazıldı ve birçok hata içerir.

Tom aceleyle sınıftan çıktı.

Bira aceleyle terk ettim.

Tom aceleyle koridorda ilerledi.

Tom ofisinden aceleyle çıktı.

Tom aceleyle giyindi ve kapıdan dışarı koştu.

Ona kibarca teşekkür etti ve aceleyle uzaklaştı.

Son otobüsü kaçırmamam için otobüs durağına doğru aceleyle gittim.

O eve aceleyle gitti ama boş bulduğunda hayal kırıklığına uğradı.

Aceleyle eve gitmek istedi.

Mary aceleyle mutfağa girdi.

Herkes ne olup bittiğini görmek için aceleyle geminin diğer tarafına gitti.

Tom aceleyle daireye geri döndü.

Tom aceleyle Mary'nin evine gitti.

Tom ve Mary birlikte merdivenlerden aceleyle yukarı çıktı.

O neden aceleyle dışarı gitti?

Biz aceleyle merdivenlerden aşağı koştuk.

Bir kamyon yol boyunca aceleyle gidiyordu.

Aceleyle, kapıyı açık bıraktı.

Tom aceleyle evinden dışarı koştu.

Kızı aceleyle sarı evin arkasında saklandı.

Tom aceleyle çıkıp gitti.

Her neyse, Ozawa aceleyle yağmurluğunu çıkardı ve hızlı bir şekilde çıplak kızın omuzlarına koydu.

Kompozisyon aceleyle yazılmış, bu nedenle o muhtemelen hatalarla doludur.

O, kapıdan aceleyle çıktı ve anahtarı yanlışlıkla evde unuttu.

Onlar aceleyle odadan çıktı.

Aceleyle yemek yeme.

Aceleyle ayrıldım.

Fadıl aceleyle evlendi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English