Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "acil"

Learn how to use acil in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Burası bir acil.
Translate from Turkish to English

Acele ediniz, bu acil.
Translate from Turkish to English

Acil internet girişi olan bir çevre yaratmazsak, bizim şirketimizde geride kalacak.
Translate from Turkish to English

Bu acil bir durumdur.
Translate from Turkish to English

Acil durumda hangi numarayı aramalıyım?
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, bu düğmeye basın.
Translate from Turkish to English

Acil durumda, 119'u arayın.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, 110'u çevirin.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, temsilcim ile temas kurun.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, polisi arayın.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda, hemen temsilcimle temas kurun.
Translate from Turkish to English

Acil durumda derhal bu düğmeye basınız.
Translate from Turkish to English

Acil bir durumda birikimlerine baş vurabilirsin.
Translate from Turkish to English

Bir yangın durumunda, bu acil merdivenini kullanın.
Translate from Turkish to English

Tom karısını araması için acil bir mesaj aldı.
Translate from Turkish to English

Tom yolda acil durum duruşu yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom bir acil durum çağrısı aldı ve işi terk etmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom acil bir iş için Boston'a gitti.
Translate from Turkish to English

Tom herhangi bir acil durum için hazır.
Translate from Turkish to English

Tom bunun acil olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom'un ilgilenilmesi gereken acil bir durumu var.
Translate from Turkish to English

Acil bir telgraf onu Tokyo'ya aceleyle geri getirdi.
Translate from Turkish to English

Acil çıkış yolları, kamu güvenliği için tıkanıklıklardan uzak tutulmalıdır.
Translate from Turkish to English

İhracat pazarlarında rekabet gücünün güçlendirilmesi acil bir ihtiyaçtır.
Translate from Turkish to English

Paula acil bir işe çağrıldı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi gece geç saatte rahatsız etmek istemedi, ama acil bir durumdu.
Translate from Turkish to English

O, bana acil bir telgraf gönderdi.
Translate from Turkish to English

Acil çıkışı nerede?
Translate from Turkish to English

O acil durum butonuna bastı.
Translate from Turkish to English

Seninle acil bir işim var.
Translate from Turkish to English

Paraya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Suya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Sığınma için acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Bağışlara acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Yeni fikirlere acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Revizyona acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Daha fazla paraya acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Gönüllülere acil ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Barış görüşmelerine acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Yeni bir politikaya acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Yeni bir sisteme acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Kan vericiye acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Temiz enerjiye acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Daha fazla doktora acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

Sosyal değişikliğe acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Kan bağışı için acil bir ihtiyaç var.
Translate from Turkish to English

Tıbbi malzemeler için acil bir ihtiyaç vardır.
Translate from Turkish to English

İyi bir yasal tavsiyeye acil bir ihtiyaç vardır.

Ekonomik konuta acil bir ihtiyaç vardır.

Deneyimli pilotlara acil bir ihtiyaç vardır.

Nitelikli öğretmenlere acil bir ihtiyaç vardır.

Daha iyi bir iletişime acil ihtiyaç var.

Acil bir işten dolayı randevumu iptal ettim.

Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.

Onların sistemlerini güncellemelerine acil bir ihtiyaç var.

İnsanların çevreyi temizlemelerine acil bir ihtiyaç vardır.

Yerel hükümetin evsizlere yardım etmesine acil bir ihtiyaç var.

Daha fazla insanın zamanını ve parasını bağışlamasına acil bir ihtiyaç vardır.

Bu sorunla ilgili yeni bir yaklaşıma acil bir ihtiyaç vardır.

İklim değişikliğinin yaşamlarımızı nasıl etkileyeceğini anlamaya acil bir ihtiyaç var.

Acil çıkış kapısı nerede?

Laboratuvara girmek, acil durum butonuna basın.

Acil çağrı "Mayday" Fransızca cümle "venez m'aider"'den gelir.

Acil durum odasına görününüz.

Acil bir iş için çıkmalıyım.

Bana söyleyecek biraz acil haberi vardı.

Senin için acil bir mesaj var.

Yolda bir acil durum vardı.

Acil bir durumda, hızlı davranır mısınız?

Katılacak acil bir konum var.

Acil iş onun gelmesini engelledi.

Acil bir durum için hazırlıklı olmalısın.

Acil durumlar için hazır olmalısın.

Acil bir iş için Osaka'ya gitti.

Çözecek bazı acil sorunlarımız var.

Acil iş onun gitmesini engelledi.

Mary'yi acil servise götürüyorlar.

Yönetici acil bir personel toplantısı yaptı.

Tom'un acil bir telefon görüşmesi yapması gerekiyor.

Acil bir durumda, beni bu numaradan ara.

Herhangi acil durumda ona her zaman güvenebilirsin.

Acil durumlar için bir sürü yiyecek ayırdık.

Sabırsızlıkla acil cevabını almayı bekliyoruz.

İnsanlar Küba'nın acil işgali için çağrıda bulundu.

O acil bir durum.

Acil durum nedir?

Tom'dan acil bir mesajım var.

Tom için acil bir mesajım var.

Tom onun acil olduğunu söyledi.

Bir acil durumum var.

O acil görünüyor.

Bu son derece acil.

Oldukça acil.

Her acil durumda her zaman Holmes'e güvenebilirsin.

Bu acil.

Acil servise gitmem gerekti.

Acil durum!

Acil bir durumdu.

Acil iş onun gelişini engelledi.

İlgilenecek acil işim var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English