Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "adalet"

Learn how to use adalet in a Turkish sentence. Over 84 hand-picked examples.

Adalet pahalıdır.
Translate from Turkish to English

Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.
Translate from Turkish to English

Adalet sonunda galip gelecek.
Translate from Turkish to English

Bu ülkede adalet biraz çifte standartlıdır: fakirlerin adaleti ve zenginlerin adaleti.
Translate from Turkish to English

Tom onu bir adalet duygusundan yoksun olarak yaptı.
Translate from Turkish to English

Adalet mahkeme salonunda bulunur.
Translate from Turkish to English

Adalet istiyoruz.
Translate from Turkish to English

Herhangi bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adalet için bir tehdittir.
Translate from Turkish to English

Adalet hüküm sürecek.
Translate from Turkish to English

Trend elbiseler için değil adalet için kavga ederiz.
Translate from Turkish to English

Adalet isteyenler adil olmalı.
Translate from Turkish to English

Adalet, zengine veya fakire göre değişen bir şey olmamalı.
Translate from Turkish to English

Adalet varmış demek ki.
Translate from Turkish to English

Adalet istiyorum.
Translate from Turkish to English

Bütün ilgilendiğim adalet.
Translate from Turkish to English

Sen adalet ile küçük düşürmeyi birbirine karıştırıyorsun.
Translate from Turkish to English

Din, bütün bölgede özgürlük ve adalet arayışıdır.
Translate from Turkish to English

Bu ülkede adalet isteyen hiç kimse, yanlış yere bir kişinin dahi mağdur edilmesini istemez.
Translate from Turkish to English

Tom adalet istiyor.
Translate from Turkish to English

Birleşik Devletler adalet sisteminde bir jüride on iki kişi vardır.
Translate from Turkish to English

O adalet istiyor.
Translate from Turkish to English

Adalet yerini bulacak.
Translate from Turkish to English

Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from Turkish to English

Adalet karşısına çıkarılmanı istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onların adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onun adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom adalet istemiyor. O intikam istiyor.
Translate from Turkish to English

Adalet istiyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English

Hukuk ve adalet aynı değildir.
Translate from Turkish to English

Adalet mülkün değil, gücü yetenin temeli.
Translate from Turkish to English

O adalet.
Translate from Turkish to English

O, adalet istiyor.
Translate from Turkish to English

Mary adalet istiyor.
Translate from Turkish to English

Onlar adalet istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom'un adalet önüne çıkarılmasını istiyorum.
Translate from Turkish to English

Sosyal adalet savaşçılarından bıkıyorum.
Translate from Turkish to English

Virgilius mahkemeye gitti ve onu soymuş olan erkeklere karşı imparatordan adalet istedi.
Translate from Turkish to English

Tom adalet istemiyor. İntikam istiyor.
Translate from Turkish to English

Ülke sosyal adalet talep ediyor.
Translate from Turkish to English

Dan adalet istiyor.
Translate from Turkish to English

Bu sadece adalet!
Translate from Turkish to English

Adalet kördür.
Translate from Turkish to English

Adalet için mücadele ediyorum.
Translate from Turkish to English

Adalet yapılmalı.
Translate from Turkish to English

Birkaçı çok fazlasına birçoğu çok azına sahip olduğunda adalet yoktur.

Adalet intikam talep ediyor.

Onun adalet için bastırılamaz bir arzusu var.

Martin Luther King hayatını adalet arayarak geçirdi.

Bir gün "adalet" kelimesinin tüm inceliklerini öğrenmeniz gerekecek.

Tom adalet değil, intikam istiyordu.

Adalet yavaş ama nihaidir.

Adalet ve iyilik erdemlerdir.

Adalet olmadan barış olmayacak.

Adalet duygun yok mu?

Adalet istemek için buradayız.

Ayrımcılığa karşı yasaları, işe alma, konut edinme, eğitim ve ceza adalet sistemini de desteklemeliyiz. Anayasa ve en üst düzey ideallerimiz gerektirdiği budur.

Çocuklar herhangi bir adalet olmadan öldü.

Buraya adalet istemek için geldim.

Buraya adalet istemeye geldim.

Buraya adalet aramak için geldim.

Adalet kendini gösterecek.

Adalet nerede?

Sami adalet sistemiyle ilgilenmiyordu ve sokak tarzı intikam istiyordu.

Adalet mülkün temelidir.

Evinde oturan adamın borcu arttı. Ama devletten döviz garantili ihale alanların hepsinin kârları artı. Bu mudur adalet?

Adalet daima yerini bulmaz.

İki taraf da fakirse adalet sağlanır. Bir taraf zenginse adalet ondan yana olur. İki taraf da zenginse hakim istifa eder.

Bununla, adalet yerini bulmuş oldu.

Adalet, bu şekilde yerini bulurdu.

Aynı kural adalet sistemi için de uygulanıyor.

Savcılık adalet bakanlığına rapor veriyor.

Tom adalet istemiyordu, intikam istiyordu.

Devletin adalet mekanizması sağlıklı işlemezse toplum kendi adaletini yaratır.

Acılı anne adalet arıyor.

Adalet yerini buldu.

İhanet kangrenleşmişse adalet namludadır.

Adalet oksijen gibidir. Varlığı pek fark edilmez, ama yokluğu öldürür.

Sadece paranın hüküm sürdüğü yerde ne adalet ne de özgürlük mümkün olur.

Adalet hakim olacak.

Adalet, bilgenin sadakasından başka bir şey değildir.

Avrupa Birliği Adalet Divanı'na gittim.

Geciken adalet adalet değildir.

Geç gelen adalet adalet değildir.

Yasayı koruması gereken mahkemeler sistematik olarak yasayı ihlal ediyorsa, uluslararası adalet bir ulusu sorumlu tutmak için gerçekte ne kadar güce sahiptir?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English