Learn how to use adama in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kitabı, onu isteyen adama ver.
Translate from Turkish to English
Arabanın bir adama çarptığını gördüm.
Translate from Turkish to English
Bayan Baker, genç adamın yakında gitmek zorunda kalacağını biliyordu,böylece yatmadan önce gece arabasını uygun bir yere parkedebilmek için, genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English
Bayan Baker çok yakında genç adamın ayrılmak zorunda kalacağını biliyordu, yatmaya gitmeden önce arabasını gece için uygun bir yere parkedebilmek için genç adama arabasını biraz hareket ettirmesi için rica etmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English
Ben böyle bir adama güvenemem.
Translate from Turkish to English
Yaşlı adama bir araba çarptı ve derhal hastaneye götürüldü.
Translate from Turkish to English
Adama karnından vurdum.
Translate from Turkish to English
Ben adama baktım.
Translate from Turkish to English
Ben, utangaç genç adama güzel kıza aşkını ilan etmesini tavsiye ettim.
Translate from Turkish to English
Adama ömür boyu hapis cezası verildi.
Translate from Turkish to English
Tom uzun adama kuşkuyla baktı.
Translate from Turkish to English
Tom pasaportunu kapıdaki adama gösterdi.
Translate from Turkish to English
Tom az önce içeriye gelen adama baktı.
Translate from Turkish to English
Tom eski elbiselerinin çoğunu son zamanlarda rastladığı evsiz adama verdi.
Translate from Turkish to English
Tom ön masadaki adama takım elbisesini nerede ütületebileceğini sordu.
Translate from Turkish to English
Emi özürlü bir adama yerini verdi.
Translate from Turkish to English
Şu adama dikkat et.
Translate from Turkish to English
Böyle bir adama güvenilmez.
Translate from Turkish to English
O zengin bir adama benziyordu.
Translate from Turkish to English
Bir adama benim için ev yaptırdım.
Translate from Turkish to English
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.
Translate from Turkish to English
O adama itaat etmeyin.
Translate from Turkish to English
O adama güvenmemelisin.
Translate from Turkish to English
O, yaşlı adama bakmalı.
Translate from Turkish to English
Sonra yaşlı adama aynı dilde merhaba dedi.
Translate from Turkish to English
Genç adama utanarak baktı.
Translate from Turkish to English
Köpek yabancı adama hırladı.
Translate from Turkish to English
Caddeyi geçen adama bak.
Translate from Turkish to English
Kız adama sırtını döndü.
Translate from Turkish to English
Yaşlı bir adama yolu sorduğumu hatırlıyorum
Translate from Turkish to English
Asker silahını adama doğrulttu.
Translate from Turkish to English
Polis silahını adama doğrulttu.
Translate from Turkish to English
Zavallı adama yardımcı olmak için zahmete girdi.
Translate from Turkish to English
Ve o, iki adama evinde uyumasına izin verdi.
Translate from Turkish to English
Eşi ölmüş bir adama dul denir.
Translate from Turkish to English
Eski arabasını Kobe'deki bir adama satmak istiyor.
Translate from Turkish to English
Yaşlı adama torunu tarafından eşlik edildi.
Translate from Turkish to English
Genç adama benim için bagajımı taşıttım.
Translate from Turkish to English
Şu adama tahammül edemiyorum.
Translate from Turkish to English
Gençlerden oluşan bir grup yaşlı adama saldırdı.
Translate from Turkish to English
Terzi, kıyafeti yanlış adama verdi ve kıyafet o adama dar geldi.
Translate from Turkish to English
Bence bir süper adama ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English
Böyle bir adama yardım etmeye kalkışmam.
Translate from Turkish to English
Sanırım güzel kız utangaç genç adama veda edecek.
Yaşlı adama her zaman torunu eşlik eder.
O spor salonundan gey bir adama âşık oldu.
O adama gerçeği söyle!
Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.
İyi bir adama benziyorsun.
Gerçekten çetin bir adama ihtiyacımız var.
Bir adama yaklaşmanın en iyi yolu nedir?
Dürüst bir adama kazık atmamalıydın.
Mary bir adama çıkma teklif etmediğini söyledi.
O kaba adama nasıl tahammül edebiliyorsun?
Her adama güvenmemelisin.
Diğer adama ne oldu?
Aynı adama aşık oldular.
Hele bak şu adama!
Kendinden genç bir adama âşık oldu.
Mary her zaman uzun boylu, esmer ve yakışıklı bir adama kavuşmanın hayalini kurdu.
Bu adama Tom denildiğinden emin misiniz?
Yerini yaşlı adama teklif etmesi, onun nazik bir davranışıydı.
Tom'un yaşlı bir adama benzediğini düşünmüyor musun?
Tom yaşlı bir adama benziyordu.
Tom yaşlı bir adama benziyor.
Peki ya sen? Bu adama güveniyor musun?
Peki ya siz? Bu adama güveniyor musunuz?
Şu adama bak.
Koşmaya gitmek istemeyen bir adama benziyor muyum?
Kendini adama.
O, koltuğunu yaşlı adama verdi.
Ben o adama güvenmiyorum.
Bu alet adama aittir. Lütfen onu ona götür.
Tom cebinden demir para çıkardı ve onu adama verdi.
Neden adama para veriyorsun?
Tom yanındaki adama döndü ve ona saatin kaç olduğunu sordu.
İçki kullanabilen bir adama benziyorsun.
Fakir bir adama balık vermeyin; ona nasıl balık tutacağını öğretin.
O, adama baktı.
Bu bir adama söylemek için berbat bir şey.
Evsiz bir adama yirmi dolar verdim.
Büyü bozuldu ve domuz, bir adama dönüştü.
Tom evsiz adama biraz yiyecek verdi.
Tom'u vuran adama ne oldu?
Tom caddeyi geçen yaşlı adama yardım etti.
Evlenmek isteyen bir adama benziyor muyum?
Tom resimdeki adama benzemiyor.
Koltuğunu yaşlı adama ver.
Bu adama katlanamıyorum.
Tom tam tanıdığım bir adama benziyor.
Tom koltuğunu yaşlı bir adama verdi.
Bunu yeni adama yaptır.
Tom'un yaşlı bir adama benzediğini düşünüyor musun?
Onun o genç adama baktığını gördün mü?
Dan arabasını çalmaya çalışan adama ateş etti.
Onlar adama kalmasını söyledi.
O adama güvenemezsin.
Yanlış adama soruyorsun.
Kel bir adama tarak almayı önerme.
Kör bir adama yardım etmek bir nezaket eylemidir.