Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "aile"

Learn how to use aile in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ne harika bir aile.
Translate from Turkish to English

Ne harika bir aile!
Translate from Turkish to English

Evde iki aile yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Aile, akşam yemeğini birlikte yedi.
Translate from Turkish to English

Tüm aile çiftlikte çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Yaklaşık 1830 yılında, aile anayurdu Almanya'dan Şikago'ya taşındı.
Translate from Turkish to English

Maaş altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Translate from Turkish to English

Onlarınki eski bir aile.
Translate from Turkish to English

Aile bütçesini karıma emanet ettim.
Translate from Turkish to English

Bütün aile buğdayı hasat için yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English

Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.
Translate from Turkish to English

Çok sayıda aile sınırda yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.
Translate from Turkish to English

Bir aile tartışmamız olduğunda, kocam her zaman benim yerime annesiyle taraftır.
Translate from Turkish to English

Bu park asil bir aile için bir avlanma yeriydi.
Translate from Turkish to English

Tom, eski bir aile fotoğrafı sayısallaştırdı ve onu annesine e-postayla gönderdi.
Translate from Turkish to English

Ödeme altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Translate from Turkish to English

Televizyon aile hayatını mahvediyor.
Translate from Turkish to English

Biz Tahiti'ye bir aile tatili yaptık.
Translate from Turkish to English

Tom hariç bütün aile sessizce TV izliyordu.
Translate from Turkish to English

Tom büyük bir aile istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
Translate from Turkish to English

Askerler eve geldiler ve aile kurdular.
Translate from Turkish to English

Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.
Translate from Turkish to English

Tom aile toplantılarını fazla sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Yangın çıktığında aile yaklaşık iki saattir uyuyordu.
Translate from Turkish to English

Yangında dört aile öldürüldü.
Translate from Turkish to English

Bütün aile akşam yemeklerinde buluşur.
Translate from Turkish to English

Burada yirmi aile yaşar.
Translate from Turkish to English

Watanabe benim aile adımdır.
Translate from Turkish to English

O, aile ile akrabadır.
Translate from Turkish to English

Bizim aile bütçesi borçludur.
Translate from Turkish to English

Aile her zaman önce gelmelidir.
Translate from Turkish to English

Aile bir ev satın almak istiyor.
Translate from Turkish to English

Aile adın nasıl yazılır?
Translate from Turkish to English

Ailem öyle büyük bir aile değildir.
Translate from Turkish to English

Bütün aile yatakta hastadır.
Translate from Turkish to English

Benim ailem öyle büyük bir aile değildir.
Translate from Turkish to English

İki aile aynı evde yaşamaktadır.
Translate from Turkish to English

Derhal aile doktorunla görüşmeye gitmelisin.
Translate from Turkish to English

Aile fotoğraflarımızı oğluma taratır taratmaz, onlardan bazılarını web sitemize yükleyeceğim.
Translate from Turkish to English

Aile tartışmamız olduğunda,eşim genellikle benim değil ailesinin tarafında yer alır.
Translate from Turkish to English

Aile arasında olmak hoş.
Translate from Turkish to English

Amerikalı bir aile ile birlikte kaldım.
Translate from Turkish to English

Favori aile şarkın nedir?
Translate from Turkish to English

Aile adınızı nasıl hecelersiniz?
Translate from Turkish to English

Aile içi şiddetin kaynağı sizce eğitimsizlik mi?
Translate from Turkish to English

Favori aile üyen kimdir?
Translate from Turkish to English

Aile geleneklerini yaşatmalıyız.

Babam aile doktorunu çağırttı.

Küçük aile çiftlikleri yok oluyorlardı.

O uyandığında, aile oradaydı.

Aile geleneklerimizi sürdürmeliyiz.

Aile birlikte bir film izliyor.

Aile adınızın yazılımı nasıl?

Aile, savaştan sonra zor günler geçirdi.

Bu köyde elli aile var.

Altı aile bu dairede yaşıyor.

Bir aile istiyorum.

Küçük yaştan itibaren aile şirketini devralmak için yetiştirildi.

Tom bir aile babası.

Şimdi bunun hakkında düşündüğüm zaman, bizim aile çok sefil bir hayat yaşadı.

Akşam oldu. Aile akşam yemeğini yiyor.

O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.

Geçindireceği üç aile üyesi var.

Bu ülkede aile başına düşen çocuk sayısı 2'den 1,5'a düştü.

Bu gerdanlık bir aile yadigarı.

Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.

Çocuğun eğitiminde aile ve çevre birlikte çalışıyordu ve çalışıyor, değil mi?

Bizim aile dans etmeyi sever, değil mi?

Tom aile gibi.

Eşim isterse aile reisi hep o olsun olmaz mı?

Aile bizim için önemli diyen siz değil miydiniz?

Onlar aile.

Biz aile değiliz.

Biz aile gibiyiz.

Bu köyde elli aile yaşıyor.

O köyde sadece bir aile kalır.

Tom aile değil.

Tüm mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aile kendi yolunda mutsuzdur.

Ailenin baba tarafında en sevdiğin aile üyesi kim?

Çekirdek aile genç bir önyargıdır; aslında, aileler sadece göreli zenginliğin son 50 ya da 60 yılı içinde birkaç yakın üyenin etrafında inşa edilmiştir.

Siz aile gibisiniz.

Mutlu bir aile gibi gözüküyorlar.

Aile olmamızı istiyorum.

Aile olmamızı isterim.

Tom hariç, bütün aile yüzmeye gitti.

Siz arkadaşlar aile gibisiniz.

Bu bir aile geleneği.

Bu yetiştiriliş tarzı bir aile geleneğidir.

Tom bir spor araba istedi ve aile arabalarına bakmakla bile hiç ilgilenmedi.

Onlar mükemmel aile.

Tom bir aile dostu.

Sen bu aile için bir yüz karasısın!

Tom aile şirketini miras olarak aldı.

Tom aile şirketini devraldı.

Bu bir aile sırrı.

Bir aile büyük bir evde yaşıyor.

Bilinçsiz insan acı hissetmez, ama aile ve dostları için bu uzun ve acılı bir deneyim olabilir.

Birçok aile TV izlerken akşam yemeği yerler.

O, onun sahip olduğu, aile hissine en yakın şey.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English